'2005'te müzakere başlasın'

Başbakan Tayyip Erdoğan, dün, grup toplantısından sonra AB ülkelerinin Ankara'daki büyükelçileriyle bir araya gelerek beklentilerini aktardı ve açık taahhütler verdi.

ANKARA - Başbakan Tayyip Erdoğan, dün, grup toplantısından sonra AB ülkelerinin Ankara'daki büyükelçileriyle bir araya gelerek beklentilerini aktardı ve açık taahhütler verdi. Erdoğan, büyükelçiler aracılığıyla AB başkentlerine şu mesajları gönderdi:
Nasıl bir müzakere?: Müzakerelerin koşulsuz olması, ikinci bir karar veya değerlendirmeye mahal vermemesi bizim için esastır. Biz, müzakerelerin resmen başlatılacağı tarihin 2005'in ilk yarısı içinde tespit edilebileceğini düşünüyoruz. Her halükârda beklentimiz, müzakerelerin fiili başlangıcının 2005 yılının ötesine sarkmamasıdır. Müzakerelere başlama tarihine bağlı olarak tarama sürecinin zamanlaması da Türkiye'ye zaman kaybettirmeyecek bir şekilde planlanmalı.
Zorlu geçecek: Müzakarelerin son derece zorlu geçeceği alanlar olacak. Burada ilerleme kaydetme şevkimizi ancak müzakerelerin nihai hedefi konusunda zihnimizde en ufak bir soru işareti olmazsa koruyabiliriz. Aksine bir durum sadece siyaset ve bürokrasi için değil, kamuoyumuz için de büyük düş kırıklığı yaratır. AB Komisyonu tarafından kullanılan 'açık uçlu' tanımlamasının bahsettiğim kaygıları yeterince dikkate almadığını düşünüyorum. Açık uçluluk müzakerelerin sadece sonucu değil, hedefi bakımından da tehlikeli bir belirsizlik taşımakta.
Korunma tedbirleri daimi olmaz: Türkiye olarak diğer aday ülkeler gibi biz de geçiş dönemi önlemlerine ihtiyaç duyacağız. Bunların hepsini zamanı geldiğinde esnek bir yaklaşımla ele almaya hazırız. Ama öngörülebilecek tüm geçiş dönemi tedbirleri sadece Türkiye ile AB arasındaki entegrasyon bütünüyle sağlanıncaya kadar ihtiyaç duyulan süre için konu edilebilir. Nasıl entegrasyonun sağlanması sürecinin 'daimi' olması düşünülemezse, korunma tedbirleri de 'daimi' olarak elde tutulamaz. Önerilen kısıtlama ekonomik kaygılardan kaynaklanmakta ve kurucu anlaşmalara uygunluğu da büyük ölçüde tartışmalı. Derogasyonların Türkiye için öne sürülmesini kabullenmekte de güçlük çekiyoruz.
Kıbrıs: Kapsamlı çözümden yana irade sergilemiş olan Kıbrıs Türkleri cezalandırılmaya devam edilmekte. Buna rağmen Türkiye bu konuda gösterebileceği siyasi sorumluluk ve esnekliğin azamisini göstermiştir. Hafızalarımızı tazelemekte yarar görüyorum.
Açık taahhüt: Her alanda AB standartlarına erişmekte kararlı olduğumuz konusunda Türkiye adına yine teminat veriyorum. Buna gücümüz var.