250'de ruh korunacak

250'de ruh korunacak
250'de ruh korunacak

CMK 250. maddedeki rötuşların Ergenekon gibi davaları etkilemeyeceği belirtiliyor.

Özel yetkili mahkemelerin dayanağı CMK 250. maddede rötuş planlanıyor. Ancak bu değişiklikler maddenin ruhunu değiştirmeyecek.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA - Türkiye ’nin uluslararası camiadaki ‘insan hakları’ imajı son bir iki yılda oldukça fazla bozuldu. Özel yetkili mahkemelerin kararları ve uygulamaları nedeniyle ihlal iddiaları artarken, uzun tutukluluk gibi gerekçeler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) de Türkiye’yi sıkça mahkûm etmesine neden oluyor. Hükümet, bu gidişatın önüne geçmek için üzerinde çalıştığı 4. yargı paketinde tartışmalı uygulamalara dayanak yapılan Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (CMK) 250. maddesi gibi düzenlemelere ‘insan hakları’ rötuşu yapacak. Ancak değişikliklerin 250’nin ruhunu değiştirmeyeceği belirtiliyor.
Başbakanlık koordinasyonunda, Adalet Bakanlığı ile insan hakları ile ilgili kuruluşlardan uzmanların katıldığı çalışmalarda, son zamanlarda eleştirilerin odağı olan CMK’nın 250. maddesi kapsamındaki suçlarla ilgili uygulamalardaki sorunların çözülmesi hedefleniyor. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım geçen ay sonunda İtalya’da 250’de değişiklik yapacaklarını söylese de Adalet Bakanlığı yetkilileri değişikliklerin 250’nin ruhunu değiştirmeyeceğini vurguladılar.
Kamuoyunda, 4. yargı reformu paketiyle CMK 250. madde kapsamının ve özel yetkili mahkemelerinin görev alanının kısıtlanacağına dair bir beklenti oluştu. Yapılan toplantılarda suç tanımlarında ve görev alanında bir sadeleştirmeye gidilmesi görüşü ağırlık kazandı. Gözaltına alma, avukatla görüşme gibi konulardaki kısıtlamalara sınırlama gelebilir. Ancak üst düzey bir hükümet yetkilisi, bu değişikliklerle Ergenekon gibi büyük davaların sanıklarının serbest kalacağı beklentisinin doğru olmadığını söyledi. Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in çalışmalarını yakından izlediği reform paketi 30-40 maddelik bir paket olacak. Paketin yaklaşık 15 maddesi AİHM’nin Türkiye aleyhine otomatik mahkûmiyet kararı vermesine neden olan maddelerdeki değişikliklerle ilgili olacak. Öyle ki, Türkiye aleyhine 2400 mahkumiyet kararı olmasından Adalet Bakanı Sadullah Ergin de çok rahatsız. Yapılacak düzenlemelerde ‘iddia makamı’ ile ‘savunma makamı’ arasındaki ‘silahların eşitliği’ ilkesinin güçlenmesi hedefleniyor. Bir başka sorun da yargılamada iddia makamı ile savunma makamı arasındaki dengeyi anlatan ‘çekişmeli yargı’ ilkesinin ihlal edilmesi. Sanığın tutukluluğa itiraz sürecinde savcının görüşünün savunma avukatına sunulmaması nedeniyle AİHM Türkiye’yi her başvuruda mahkûm ediyor. Yapılacak düzenleme sonrasında özel yetkili mahkemeler, savcıların tutukluluk talebinin reddedilmesi için mahkemeye sunduğu görüşü sanık avukatına vermek ve sanığın savcıya yanıtını almak zorunda kalacak. 

301 sürprizi gelebilir
İnsan hakları ihlalleri arasında ‘düşünce özgürlüğü’ alanı da ön sıralarda. Son zamanlarda gündemden düşse de AİHM, TCK’nın ‘Türklüğe hakaret’ suçunu düzenleyen 301. maddesi nedeniyle hala ihlal kararları verebiliyor. Yapılan çalışmalarda 301. madde de masaya yatırıldı ve üç öneri gündeme geldi. İlk öneri 301. maddenin tamamen kaldırılmasıydı ama Türkiye’nin koşullarının henüz buna elverişli olmadığı görüşü ağırlık kazandı. İkinci öneri, suçun cezasının hapis değil para cezası olması yönünde. Üçüncü öneri de soruşturma izni yetkisinin Adalet Bakanı’ndan alınıp insan hakları uzmanlarından oluşan bir heyete ya da komisyona devredilmesi oldu. Bakanlık yetkilileri, ikinci önerinin ağırlık kazandığını bildirdiler.

Ergin: AİHM karnemiz için önemli
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, “4. Yargı Paketi dediğimiz şey, Türkiye’nin Avrupa insan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) şu ana kadar çok da olumlu olmayan karnesini pozitif yönde etkileyen önemli bir adım olacak” dedi. TGRT Haber’in sorularını yanıtlayan Ergin, getirmiş oldukları düzenlemelerin siyasi değerlendirmesini Bakanlar Kurulu’nda yapacakları bilgisini verdi. Ergin, 2012 yılı içerisinde 4. Yargı Paketi’nin parlamentoda yasalaşma sürecini sağlamış olmayı umut ettiklerini de ifade etti. CMK 250. madde değişikliğiyle ilgili soru üzerine ise Ergin şunları söyledi: “Hukuk yaşayan bir süreçtir, bu anlamda hukuki süreç mevzuat altyapısı değişen şartlara göre kendini yenileyebilmelidir. Her yıl bu yeni mevzuatın uygulamadan kaynaklı aksayan yönlerini değerlendirdiğimiz çalıştaylar yapıyoruz.” Uzun tutukluluk sürelerine ilişkin de açıklama yapan Ergin “Sisteme yılda 6 milyon dava giriyor. AİHM uzun yargılamalar için tarih koymamış. 2 yıldan fazlası uzun dememiş. Her dosya kendi içinde değerlendirilmeli. Olayın karmaşıklığı ayrı bir gerekçedir” dedi. {ANKARA/RADİKAL}