AB: Mülteci krizinde Türkiye olmadan çözüm mümkün değil

AB: Mülteci krizinde Türkiye olmadan çözüm mümkün değil
AB: Mülteci krizinde Türkiye olmadan çözüm mümkün değil
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkan Yardımcısı olan Frans Timmermans, Avrupa'nın da yaşadığı mülteci krizinin, Türkiye'nin desteği olmadan asla çözülemeyeceğini söyledi.

Türkiye'nin AB üyeliğinin "gözden çıkarılmamasını" isteyen Timmermans, Ankara ile yeni müzakere başlığı açılmasına destek verdi.

Timmermans, mülteci krizi ile başlayan süreçte Avrupa ülkeleri arasındaki güven eksikliğinden dolayı AB'nin dağılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu savundu.

Frans Timmermans, Amsterdam'da verdiği konferansta, Avrupa'nın geleceğine ilişkin kaygılarını anlattı.

AB DAĞILMA TEHLİKESİ YAŞIYOR

Hollandalı politikacıya göre, Avrupa ülkelerinin kendi aralarındaki güven eksikliği nedeniyle AB, "dağılma tehlikesi" yaşıyor.

Hayatında ilk kez Avrupa projesinin dağılmasından korktuğunu belirten Timmermans, sığınmacı krizini "en dip nokta" diye değerlendirdi ve "Hayatımda ilk kez kıyıya vurabileceğimizi düşünüyorum" dedi.

Hollandalı politikacıya göre, Avrupalıların korkuları üzerine politika oluşturan aşırı sağ partilerin de ayrışmada payı büyük. Bu nedenle, AB'nin en hızlı biçimde sığınmacı sorununa çözüm bulması gerekiyor.

TÜRKİYE GÖZDEN ÇIKARILMAMALI

Timmermans'a göre, mülteci sorununa Türkiye'siz bir çözüm ise, asla mümkün değil. AB lideri, Türkiye'nin desteği olmadan bu soruna çözüm bulunamayacağını belirtti. Türkiye'nin "gözden çıkarılmaması" için şu çağrıyı yaptı:

AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Timmermans, Türkiye ile müzakerelerde yeni ana başlıkların açılması konusunda destekçi olacağını vurguladı.

Hollandalı politikacı, örneğin hukuk devleti ile ilgili ana başlığın açılmasından sonra, Ankara'dan reformlara devam etmelerini isteyebileceklerini dile getirdi.

ERDOĞAN’IN ÖNÜNDE EĞİLİYOR, BU İĞRENÇ

 Timmermans'ın Türkiye ile ilgili açıklamaları, aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) lideri Geert Wilders'in sert tepkisine neden oldu.

Sığınmacı akınına karşı politika yürüten ve bu konuda da kamuoyunda geniş destek bulan Wilders, Timmermans'a, Twitter üzerinden karşılık verdi.

AB yetkilisini, "İslamo-faşist Erdoğan'ın önünde eğilmekle" suçlayan Wilders, "Bu iğrenç" ifadesini kullandı.

Wilders liderliğindeki PVV benzeri aşırı sağ partilerin göç karşıtı politikaları Avrupa'daki merkez partileri rahatsız ediyor.

AŞIRI SAĞIN YÜKSELİŞİ TEDİRGİN EDİYOR

Sınırların kapatılması ve Avrupa'ya "Müslüman göçünün durdurulmasını" savunan aşırı sağ, bu söylemleri nedeniyle hızla büyüyor.

Avusturya ve İsviçre'deki seçimlerden aşırı sağ başarıyla çıktı.

Hollanda, Fransa, Almanya başta olmak üzere birçok AB ülkesinde aşırı sağın yükselişi sürüyor.

Bu nedenle Avrupa'nın mülteci sorununa ivedilikle çözüm bulması gerektiği belirtiliyor.  

AB Dönem Başkanı Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn da, Timmermans gibi sığınmacı sorunun "AB'nin sonunu getirebileceği" uyarısında bulundu.

Lüksemburg Dışişleri Bakanı'na göre, Avrupa'da insani değerlerin yerini milliyetçilik alıyor. Ulusal bencillikler, birlik ruhunu yok ediyor.

AB ÇÖZÜM ARIYOR

AB'nin en büyük sorunu, mülteci dağılımındaki dengesizlik. Birliğe bağlı İçişleri ve Adalet Bakanları Pazartesi günü Brüksel'de bu sorunu masaya yatırdılar. 

Sığınma hakkı bulunan 160 bin mültecinin bir an önce AB ülkeleri arasında paylaştırılması gerekiyor. 

Mültecilerin yoğun olarak gittiği İsveç, AB'ye yardım çağrısında bulunuyor. Almanya, Yunanistan ve İtalya'yı "ağırkanlı" davranmakla eleştiriyor.

Berlin hükümeti, bu iki ülkenin mülteci kabul merkezlerini acilen kurmalarını istiyor. Avusturya ise, Yunanistan'ı, AB'nin Türkiye sınırını yeterince koruyamamakla suçluyor.

Fransa, sığımacı statüsü kazanamayacak olanların derhal geri gönderilmesinde ısrar ediyor.

AB Dönem Başkanı Lüksemburg Dışişleri Bakanı Asselborn'un kaygısı ise, bu soruna "AB'nin temel prensiplerinden olan insanlık kültürü yitirilmeden" çözüm bulunması yönünde.