Abdülkadir Selvi: Sarraf'ın heykelini dikin!

Abdülkadir Selvi: Sarraf'ın heykelini dikin!
Abdülkadir Selvi: Sarraf'ın heykelini dikin!
Rıza Sarraf'a, Numan Kurtulmuş ve Nihat Zeybekçi tarafından verilen ödülü Yeni Şafak yazarı Abdülkadir Selvi sert bir yazıyla eleştirdi.

RADİKAL - Yeni Şafak yazarı Abdülkadir Selvi, 7 Haziran sonrası ülkenin geleceği için çok önemli olan koalisyon görüşmeleri öncesinde Rıza Sarraf'a iki bakan tarafından ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önünde ödül verilmesini sert bir dille eleştirdi. Selvi'nin yazısının ilgili bölümü şöyle:

Meclis Başkanlığı seçiminin tamamlanmasıyla birlikte Hükümeti kurma görevini üstlenecek olan Başbakan Davutoğlu'nun yol haritası çok net. Hiçbir ön şartı olmadan üç liderle de görüşüp, onları dinleyecek. Sonra koalisyon çalışmalarını yürütmek üzere bir heyet oluşturacak. Liderlerle görüşmelerinden edindiği izlenime göre, koalisyon hükümetini kurmak için kolları sıvayacak. Moda tabirle hangi liderden elektrik alırsa o partiye daha çok ağırlık verecek. Ama oluşturulacak heyetin aynı anda iki partiyle de temas kurması sürpriz olmasın.
Dikkat ederseniz Başbakan, hükümet kurma teklifi ile gideceği liderler hakkında çok dikkatli bir dil kullanıyor. Seçim meydanında söylenenler orada kaldı. Millet, sandıktan öyle bir tablo çıkardı ki, liderleri tükürdüğü testiden su içmek zorunda bıraktı.
Herkesin devlet sorumluluğu ile hareket etmesi gerekiyor. Tabi bu devlet, MHP lideri Devlet Bahçeli değil. Devlet Bahçeli'nin tarzı, ”Keskin sirke küpüne zarar” misali. Hakaret etmediği lider, azarlamadığı parti kalmadı. Seçimlere gidilirken AK Parti için en büyük eleştiri konusu, ”Kibir”di. Seçimden sonra kibriyle en çok öne çıkan lider ise Devlet Bahçeli oldu.
Liderlerin uzlaşmaz tavırları bizi her geçen gün seçim ihtimaline daha çok yaklaştırıyor. Ben er geç bir koalisyon hükümeti kurulacağı yönündeki inancımı koruyorum.
Türkiye koalisyon hükümeti kuramadı dendiği anda AK Parti-MHP koalisyonunun şartları oluşmuş demektir. AK Parti-MHP koalisyonu bir zorunluluk koalisyonu olacak.
AK Parti- CHP koalisyonu kolay ihtimal olarak gözüküyor.
Ancak bu tavır devam ettiği sürece, istekle değil, kerhen kurulmuş koalisyonlarla yönetileceğiz. Bu demektir ki kurulacak hükümetlerin ömrü o kadar uzun olmayacak. Bir müddet sonra biz devlet sorunu olarak erken seçime sürüklenmiş olacağız. Çünkü vuruşarak kurulacak olan koalisyonun uzun ömürlü olmasını beklemiyorum. Önce koalisyon bir süre sonra ise seçim. Bu iş er geç Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önüne gidecek. Erdoğan da Anayasa'daki yetkisini kullanarak seçimlere götürecek. Eninde sonunda iş oraya gidiyor. Hani bir söz vardır,”Bu iş karakolda biter” diye. Bu gidişle iş, Saray'da bitecek.
O nedenle partiler bir yandan koalisyon için birbirlerine kur yaparken diğer taraftan da seçim hazırlıklarına başladılar bile.
Tabii AK Parti açısından dakika bir gol bir. 7 Haziran seçim kampanyasının Rıza Sarraf üzerinden yürütüldüğü unutulmuşçasına Cumhurbaşkanı'nın katıldığı törende AK Parti'nin iki Bakanı Rıza Zarrab'a ödül verdi. Tek eksiğimiz Rıza Zarrab'ın ödül almamasıydı. Böylece o da tamamlanmış oldu. Rıza Sarraf bir simge oldu. Doğru ya da yanlış, yolsuzluğun simgesi oldu. Toplum onu öyle gördü. AK Parti'nin oylarının düşmesinin bir nedeni Rıza Sarraf'tı. Seçim sonuçları Rıza Sarraf ve 4 bakanın AK Parti'ye verdiği zararı ortaya koydu. Bu konuda AK Parti'nin kendi tabanına Türk milletine çok samimi bir özür borcu var. Oysa tam tersi yapılıyor. Milletle dalga geçilir gibi Rıza Sarraf'a plaket veriliyor. Başbakan'ın bu durumdan ne kadar üzüldüğünü tahmin edebiliyorum. Hani seçimlerde verilen mesaj alınmıştı. Mesaj böyle mi alındı? Oldu olacak Rıza Sarraf'ın heykelini dikin, 4 bakanı da seçim afişi yapın olsun bitsin bu iş.