Abdullah Gül'ü en üzen olay: AKP'nin yapmadığını CHP yaptı!

Abdullah Gül'ü en üzen olay: AKP'nin yapmadığını CHP yaptı!
Abdullah Gül'ü en üzen olay: AKP'nin yapmadığını CHP yaptı!
Ahmet Sever'in kitabına göre AKP'nin Abdullah Gül'ün ikinci kez Cumhurbaşkanlığı'na aday olmasını engellemek için çıkardığı yasa Gül'ü derinden yaralamış. CHP; yasayı Anayasa Mahkemesi'ne götürerek Gül'ün önüne açmış. MHP lideri Devlet Bahçeli de çatı aday olarak ilk Gül'e teklif götürmüş

RADİKAL  - 11. Cumhurbaşkanı Abdullan Gül’ün başdanışmanı Ahmet Sever’in  ‘Abdullah Gül ile 12 Yıl’ kitabında Recep Tayyip Erdoğan ’ın Cumhurbaşkanı seçildiği süreçte büyük kırgınlık yaşandığını ortaya koydu. Gül’ün tekrar Köşk’e aday olmasının önüne geçilmek için AKP tarafından çıkarılan yasa dönemin ‘Bu beni rencide eder’ diyen eski Cumhurbaşkanı’nı derinden yaralamış. Yasayı Anayasa Mahkemesi’ne götüren CHP Abdullah Gül’ün önünü açtı. Kitapta ayrıca muhalefetin ‘çatı aday’ belirleme sürecine ait ilginç ayrıntılar yer aldı. Buna göre MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ilk olarak Abdullah Gül’e teklif götürdü. Ancak Gül bu teklifi reddetti.

Ahmet Sever’in kitabında Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili bölüm şöyle: “Bana, Cumhurbaşkanı Gül’ü 7 yıl boyunca en fazla nelerin üzdüğü ve kırdığı sorulsa, görev süresinin neredeyse 5 yıl boyunca belirsiz bırakılmasını ve arkasından da bir daha aday olamayacağına dair yasak konulmasını bunların başında sayabilirim.

Gül seçildiğinde görev süresi 7 yıldı. Ama daha sonra yürürlüğe giren Anayasa değişikliği bu süreyi 5 yıla indirdi. Peki şimdi Gül 5 yıl mı, 7 yıl mı cumhurbaşkanlığı yapacaktı? Bu belirsizlik yaklaşık 5 yıl sürdü ve sürekli, “Görev süreniz 5 yıl mı, 7 yıl mı?” sorularına maruz kaldı. Ben, Cumhurbaşkanı’nın hiçbir soru karşısında bu kadar zorlandığını ve bocaladığını anımsamıyorum. Zira, cevabını kendisi de bilmiyordu.

....

Bu sıkıntı Ocak 2012’ye kadar sürdü. TBMM’ye sunulmak üzere Cumhurbaşkanı seçim kanunu taslağı hazırlanmıştı. Taslakta, Gül’ün görev süresi 7 yıl olarak belirleniyordu. Fakat taslağın içinde hiç ama hiç beklenmeyen bir madde daha vardı: “2007 Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girmesinden önce seçilmiş olan cumhurbaşkanları ikinci defa seçilemez.”

Gül’e kendi partisi, bir daha seçilmesinin önünü yasayla kapatmak istiyor ve adeta yasak koyuyordu. Çünkü yasak kapsamına giren diğer eski Cumhurbaşkanları, Kenan Evren, Süleyman Demirel ve Ahmet Necdet Sezer’di. Onların yeniden adaylığı söz konusu olmadığına göre, madde tamamen “kişiye özel”di.

  

Abdullah Gül: Ben olsam 4 bakanı Yüce Divan'a gönderirim

GÜL’DEN ADALET BAKANI’NA GİDEN MESAJ

Bundan haberdar olan Gül, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e mesaj yolladı: “Biz bu konuyu aramızda konuşarak hallederiz. Yasayla engel koymaya gerek yok. Yanlış anlamalara yol açar ve böyle bir yasa beni de rencide eder.”

Ne de olsa aralarında bir kardeşlik hukuku ve dava arkadaşlığı vardı. Ancak, Sadullah Ergin Başbakan Erdoğan ile görüştükten sonra olumsuz bir cevapla geri döndü. Başbakan o maddenin geçmesinde ısrarcıydı. Birileri Başbakan’a “İşi sağlama alalım. Ne olur, ne olmaz” demiş olmalıydı. Tasarı, 19 Ocak’ta TBMM’den o haliyle geçti.

Kendi partisinden ve arkadaşlarından gelen bu tavır, Cumhurbaşkanı’nın çok ağırına gitti. Ne olmuştu da kendisine böyle bir yasak reva görülmüştü? Buna bir anlam veremiyordu. Çok kırılmış ve incinmişti. Bu konu ne zaman açılsa konuşmak istemiyor, ancak yüzündeki acı ifade her şeyi anlatıyordu.
Yasa önüne geldiğinde de kendisine konulan yasağı tereddütsüz ve hiç beklemeden kendi eliyle onayladı. Oysa, veto edebilir veya Anayasa Mahkemesi’ne iptal için başvurabilirdi. Ama o bu yollara tenezzül etmedi. Bunun gerekçesini kendisine sorduğumda çok kısa bir cevap verdi: “Kimseye benim için koltuk meraklısı dedirtmem.”

 

Gezi'de barikat böyle kalkmış

AK PARTİ’NİN YAPMADIĞINI CHP YAPTI

Ancak onun yapmadığını CHP yaptı. 22 Mart 2012’de kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkeme, yaklaşık 3 ay sonra, 16 Haziran’da kanunun Cumhurbaşkanı’nın görev süresinin 7 yıl olduğuna dair bölümünü onaylarken, yasağı iptal etti: “Anayasa’nın 101. maddesi, bir kişinin en fazla iki kere seçilebileceğini hükme bağlıyor. Bu nedenle, 11. Cumhurbaşkanı’nın yeniden aday olma hakkını kanunla engellemek Anayasa’ya aykırıdır.”

Aslında burada bir ironi ortaya çıkmıştı. 2007’de Gül’ün cumhurbaşkanlığı yolunu kesmek için Anayasa Mahkemesi’ne giden CHP, bu kez aynı kapıyı, Gül’ün cumhurbaşkanlığı yolunu açmak için çalmış ve yasak kalkmıştı. Anayasa Mahkemesi’nin kararını değerlendirirken, Cumhurbaşkanı’na bu çelişkiyi hatırlattığımda gülümsedi ve “Bakar mısın, nereden nereye geldik” dedi.

 

Zekeriya Öz'ü görevden Gül aldırmış

ÇATI ADAYDA İLK TEKLİF GÜL’E GİTMİŞ

21 Mayıs’ta MHP lideri Devlet Bahçeli Köşk’e geldi. O sıralarda MHP ve CHP bir çatı aday arayışındaydı. Ve değişik isimler telaffuz ediliyordu. Bahçeli görüşmede, Başbakan Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığına aday olması halinde ülkenin daha da kutuplaşacağını vurguladı ve şunları söyledi: “Cumhurbaşkanının yüzde 60-70 gibi yüksek bir oyla seçilmesi lazım ki herkesin cumhurbaşkanı olabilsin, herkesi kucaklayabilsin.

Yüzde 51-49 oy oranıyla seçilmesi Türkiye’nin hayrına olmaz. Ülke ikiye bölünür. Büyük sıkıntı doğar. Böyle olmaması lazım.”

Ardından Gül’e şu soruyu yöneltti: “Siz ne düşünüyorsunuz? Siz aday olursanız biz sizi destekleriz.”

Cumhurbaşkanı Gül, “Görünen köy kılavuz istemez” diyerek Erdoğan’ın aday olmak istediğini, o durumda da karşısına çıkmayacağını ima etti. Bahçeli bunun üzerine, Gül’e çatı adaylığını teklif etti. Aslında bu mesaj daha önce bazı aracılar tarafından da iletilmişti. Cumhurbaşkanı duygulanmıştı. Teşekkür etti ve “Ben AK Parti’nin kurucusuyum. Başka bir partiden aday olmak siyasi etik açısından da doğru olmaz” dedi.

“KARŞINIZA ÇIKMAZDIM”

CHP ve MHP’nin çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu Abdullah Gül’e bir nezaket ziyaretinde bulunmak üzere 3 Temmuz’da Tarabya Köşkü’ne geldi. Çok eskiye dayanan bir tanışıklıkları vardı. İslam Konferansı Teşkilatı’nın iki dönem Genel Sekreterliği’ni yapmasında en büyük çabayı Abdullah Gül harcamış, İKÖ üyesi ülkelerin liderleriyle ya yüz yüze ya da telefonla tek tek konuşmuştu. Ve bunu en iyi bilen de kendisiydi. İhsanoğlu görüşmede bunun hakkını teslim eden sözler böyleydi:  “Cumhurbaşkanlığına siz neden aday olmadınız? Siz aday olsaydınız ben adaylık teklifini kabul etmez, sizin karşınıza kesinlikle çıkmazdım.”