Ağar'ın raporu için BDP'den öneri: Özür dile yeter

Ağar'ın raporu için BDP'den öneri: Özür dile yeter
Ağar'ın raporu için BDP'den öneri: Özür dile yeter

Susurluk davasından aldığı beş yıllık ceza nedeniyle Yenipazar Cezaevi nde olan Mehmet Ağar ın Radikal e yaptığı Kürt sorunuyla ilgili rapor hazırlıyorum açıklaması büyük yankı uyandırdı. Fotoğraf: NAİL KADİRHAN/AA

Demirtaş, Mehmet Ağar'ın cezaevinde yazdığı Kürt raporunu, "Rapor tek cümle olmalı: Kürtlerden tüm kalbimle özür diliyorum" diye yorumladı.
Haber: RİFAT BAŞARAN - rifat.basaran@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA - Radikal’e, cezaevinde ‘Kürt raporu’ yazdığını açıklayan Susurluk davası hükümlüsü Mehmet Ağar’ın sözleri yankı uyandırırken, BDP cephesinden de tepki geldi., BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Ağar’ın hazırlaması gereken Kürt raporu tek cümle olmalı: Kürt halkından bütün kalbimle özür diliyorum. Gerisi hikâyedir” dedi.Ağar’ın sözleri ve kendi değerlendirmesi ile ilgili Radikal’e konuşan Selahattin Demirtaş şunları söyledi: 

* Mehmet Ağar, faili meçhullerin, köy yakmalarının, adam kaçırmaların, işkencelerin yaşandığı dönemin yetkili ismi ve bütün bunlardan sorumlu olan kişidir. Ve bu kişi, geçmişte işlenen suçlardan dolayı en küçük bir hesap vermiş değil. O nedenle Kürt sorununu, kendisi yardımcı olmak ve gerçekten katkı sunmak istiyorsa, yapacağı en doğru , bütün o dönemin suçlarının ve suçlularının ortaya çıkmasını sağlamak, kayıpların yerini ve mezarlarını söylemek, bütün olup bitenlerden dolayı Türk ve Kürt halkından özür dilemek olmalıdır. 

* Kürt sorunu Mehmet Ağar ve onun gibilerin tespitine muhtaç değildir. Gelinen aşama tespit aşaması, tanım aşamasını çoktan geçmiştir. Nihai çözümde de Devlet ve Kürt tarafının müzakereleri bile yaşanmıştır. Bu nedenle geçmişte Kürt sorununu kanlı bir mecraya çekenler bu gün gelinen aşamanın da en büyük vebal ve sorumluluğu altındadır. Zaten Mehmet Ağar’ın kendinisi iktidarda değil ama zihniyeti iktidarda. Bu nedenle Mehmet Ağar’dan beklenti içinde olmak veya onun gibilerden beklenti içinde olmak Kürt sorununun çözümünü başka bir bahara ertelemek demektir. 

* Bu herhalde katilin cinayet işlediği yere dönmesi psikolojisi gibi bir şey. Kürt sorunun işlenen bütün cinayetler nedeniyle sorumlular emekli olur olmaz ilk iş pişmanlık ve nedamet belirtisi gösteriyorlar. Bu bize inandırıcı gelmiyor. Fakat geçmişle yüzleşme ve helalleşme için Mehmet Ağar gibilerinin itiraflarını, yer göstermelerini, tetikçileri tek tek deşifre etmelerini, kayıpların mezar yerlerini söylemelerine ihtiyaç vardır. Mehmet Ağar yaparsa bunu yapsın. Yoksa 5 yıldızlı cezaevinden gündem yaratmaya çalışması doğru değil. 

Mumcu’dan da itiraz
Bu arada geçmişte emniyet genel müdürlüğü ve bakanlık yapan Ağar’ın Uğur Mumcu suikastıyla ilgili sözlerine de Mumcu ailesinden yanıt var. Ağar, Mumcu bombalı suikast sonucu öldürüldükten sonra ziyaret ettiği eşi Güldal Mumcu’ya, “Bir tuğla çekersem devlet yıkılır” demediğini söylemişti. Ağar, “Aileyi de tanırım böyle bir sözü söylemedim” demişti. Ağar’ın bu sözlerine yanıt veren Mumcu ailesi, Ağar’ın söylemediğini iddia ettiği sözlerle ilgili de şu açıklamayı yaptı: “Uğur Mumcu öldürüldüğünde Ağar Erzurum Valisi idi. Temmuz 1993’te – Sivas olaylarından sonra- Emniyet Genel Müdürlüğü’ne atanan Mehmet Ağar ile -o dönem- Güldal Mumcu görüşmek istemişti. Görüşme konusu ise Uğur Mumcu öldürüldüğünde İslami Cihat sanıklarından bir kısmının gözaltında olmadıkları halde, gözaltındaymış gibi gösteren ‘tutanaklarda tahribat yapıldığı’ iddiası olmuştur. Görüşmede ailenin avukat olan Emin Değer de hazır bulunmuştur. Bu görüşmenin ayrıntıları, Can Dündar’ın Uğur Mumcu cinayeti üzerinde hazırladığı bir belgeselde avukat Emin Değer tarafından detaylarıyla açıklanmıştır. Diyalog şu şekilde gerçekleşmiştir: 

Güldal Mumcu: Bu olayların ortaya çıkmasını engelleyen bir duvar oluşuyor…
Mehmet Ağar: Evet, soruşturmayı engelleyen bir duvar var…
Güldal Mumcu: Bir tuğla çekin o zaman , gerçekler ortaya çıksın..
Mehmet Ağar: Bir tuğla çekersem, duvar yıkılır…
Güldal Mumcu: O zaman çekin, kenara çekilin…
Mehmet Ağar: Onu da yapamam…
Güldal Mumcu: O zaman çekerler, altında kalırsınız…