'Ağlıyorsanız tuzağa düşmüşsünüz demektir'

'Ağlıyorsanız tuzağa düşmüşsünüz demektir'
'Ağlıyorsanız tuzağa düşmüşsünüz demektir'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Genelkurmay Başkanı Necdet Özel'in şehit cenazesinde ağlamasıyla ilgili olarak "Eğer şehitlerin başında ağlıyorsanız tuzağa düşmüşsünüz demektir" dedi.

CNN Türk televizyonunda yayınlanan “Tarafsız Bölge” programında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Kemal Kılıçdaroğlu , Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’in şehit cenazelerinin başında ağlaması tartışmasına katıldı. Kılıçdaroğlu, “Genelkurmay başkanları da ağlar ama şehitlerin başında ağlamaz. Genelkurmay Başkanı’nın görevi vardır. Eğer şehitlerin başında ağlıyorsanız tuzağa düşmüşsünüz demektir. Bir komutan savaş meydanında ağlamaz. İşin özü budur. Belli kişiler var ki belli sorumlukları vardır. Olay ne kadar vahim olursa olsun o sorumluluğu yerine getirmesi gerekir” dedi.

“8 şehidin cenazesinin önünde ağlayamaz mı? Beton mudur Genelkurmay Başkanı?” sorusuna “Belli kişiler vardır, bu kişilerin belli sorumlulukları vardır. O sorumluluğun gereğini yerine getirmeleri gerekir. Olay ne kadar acı, ne kadar vahim olursa olsun” yanıtını veren Kılıçdaroğlu, başka bir soruya karşılık da Fetullah Gülen'in bu konudaki açıklamalarını dinlemediğini söyledi.

"Ben hiçbir zaman komşularımızla savaş edelim demedim. Bu ülkenin dış politikası blöf üzerine kurulu. Sayın Başbakan sadece bilgi sundu, öneriniz var mı diye sormadı. Orda yeni öğrendiğimiz bir şey hangi sahada hangi dakikada uçağımız neredeydi, bu noktada vuruldu. Sadece bazı telsiz seslerinin olduğu belirtildi. O da bize dinletilmedi. Sayın Davutoğlu Kıbrıs’ta bir İngiliz üssü olduğunu ve onlardan da yardım istendiğini söyledi. Ben Başbakan olsaydım böyle bir tablo olmazdı. Bir ülkeyle böyle diplomatik ilişkiler kurulmaz."

'ERDOĞAN ESAD'IN ELİNİ GÜÇLENDİRDİ'
"Eğer bir Başbakan bunu yapıyorsa dönüp kendisini sorgulaması lazım. Şimdi siz Esad'ın elini öyle güçlendirdiniz ki. Hani belasını arayan adam derler, geldiğimiz yaşadığımız nokta bu. Gazze'de Kızılay'ın tesisi var, yardım götürebiliyoruz. Neden böyle bir provokasyona Türkiye'yi alet ediyorsunuz. Gazze'ye kadar Türk gemilerinin Gazze'ye yardım götüreceğini ve Türk Donanmasının eşlik edeceğini söylediniz. Ben demedim mi eğer bunu yaparsanız alnından öpeceğim diye. Öyle laflar ettiler ki yani Suriye elini kaldırsa savaş ilan edeceğiz dediler."

"Sayın Başbakan sen şunu, şunu yaparım dedin. Bayın Başbakan'ın dün grupta yaptığı konuşma neydi? Bütün dünya izleri ne oldu orada? Bir çaresizlik ifade ediliyor orda bir çaresizlik. NATO ne yapacak orda? NATO'ya üye olmasaydık bile NATO aynı şiye konuşacaktı. Türkiye hiç bir ülkenin içişlerine doğrudan müdahale etmesin. Bundan vazgeçsin. Biz bu tür olayları istemiyoruz. Kendi içlerinde sorun varsa sorunu çözerler. Mavi Marmara olayı bana göre hükümetin temel kırılma noktasıdır. Esad'ın kendi ülkesinde demokrasi ve özgürlüklerden yana bir politika izlemediğini hepimiz biliyoruz. Ama unutmamamız gereken ortadoğu'nun denklemidir. Suriye tak başına Suriye değildir. Bu denklemde Rusya var. Esad gitsin diyorsunuz kim gelecek? Arap baharının yaşadığı hengi ülkeye demokrasi geldi? Bir Fransız gazeteci 1789 Fransız devriminin bile hala oturmadığını söyler."

"Sayın Başbakan Bir bot fotoğrafı gösterdi, bize bir postal fotoğrafı gösterildi. Diğer 3 postalın fotoğrafını görmedik. Bulunan bot sayısının 4'e yükseldiği söylendi. Eğer pilot kabinindeki koltuklar uçaktan fırlayıp ayrılıyorsa onun çakardığı bir ses var. Onu mutlaka radar tesbit eder. Bunu o zaman ne radar ve başka bir tesbit eder. Kokpitte bir maddenin eridiği ve o maddenin de füzeyle erimiş olabileceği söylendi." (CNN Türk)