'Ailem milliyetçi, babam 7 yıl benimle konuşmadı'

'Ailem milliyetçi, babam 7 yıl benimle konuşmadı'
'Ailem milliyetçi, babam 7 yıl benimle konuşmadı'
HDP'nin dikkat çeken kadın siyasetçilerinden Eşbaşkan Figen Yüksekdağ, milliyetçi bir aileden geldiğini, kendisinin de çocukken muhafazakar yetiştirildiğini söyledi. Yüksekdağ, solcu olduktan sonra babasının kendisiyle 7 yıl konuşmadığını belirterek, "Ama şimdi düzeldi. Akrabalarım MHP'li ve bana sahip çıkıyorlar" dedi.


RADİKAL - HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, milliyetçi-muhafazakar bir aileden geldiğini, akrabalarının da sıkı birer MHP 'li olduğunu söyledi. Yüksekdağ, "Solcu olduktan sonra ailem bana tepki gösterdi. Babam 7 yıl benimle konuşmadı" dedi.

Adanalı bir ailenin 10 çocuğunun 9’uncusu olduğunu anlatan Yüksekdağ, Habertürk'ten Kübra Par'a konuştu. Yüksekdağ'ın söyleşisinden dikkat çeken bazı bölümler şöyle:

-Ailenizde Kürtlük var mı?

Hayır, yok. Dini geleneklerine ve inançlarına bağlı, milliyetçi muhafazakâr bir ailem var. Annem, beş vakit namazını kılan, namaz kılmadığı zamanlarını da tespih çekerek geçiren çok dindar bir kadındı. Babam da inançlı biriydi.

Sizi de dindar mı yetiştirdiler?

Evet, her yaz tatilinde Kuran kursuna giderdim.

Hangi partiye oy verirlerdi?

Babamın kemikleşmiş bir siyasi kimliği yoktu. MHP, CHP , AKP ... Bugüne kadar üç partiye de oy verdikleri oldu. Ama geniş ailem ağırlık olarak MHP’lidir. Akrabalarım arasında MHP’den siyaset yapanların sayısı çok fazla.

Ne zaman siyasallaşmaya başladınız?

80’lerin sonunda, lise döneminde. Sosyalist hareketten etkilendim. Daha 17 yaşındaydım.

Hangi grubun içindeydiniz?

“İşçinin Yolu” adlı bir dergi çevresine girdim. İnsanların ağır baskılarla karşı karşıya kaldığı günlerdi. Soldan yana olmak ve birbirine sahip çıkmak çok özel bir kenetlenme duygusu yaratıyordu.

Sol çevrelerle yakınlaşmanız evde nasıl karşılandı?

1 seneye yakın gizledim. 18 yaşındayken bir sokak gösterisinde tutuklanınca her şey açığa çıktı. O zamanlar 1 Mayıs mitingleri yasaktı. Yürüyüşü yapacağımız caddeye çıkar çıkmaz polis bizi derdest etti. 8-9 gün gözaltında kaldım ve işkence gördüm. Evde çok büyük bir panik ve altüst oluş yaşandı. Bir anarşist olarak gözaltına alınmam milliyetçi-muhafazakâr ailemiz içinde büyük deprem yarattı. Cezaevindeyken beni sahiplendiler ama çıktıktan sonra ev hapsine aldılar. Babamla çok ciddi sürtüşmelerimiz oldu.
Milliyetçi muhafazakâr bir ailem var. Akrabalarım arasında MHP’den siyaset yapanların sayısı çok fazla.

Bu durumu nasıl aştınız?

Dışarı çıkmamam için evin etrafında sıkı güvenlik tedbirleri uygulanıyordu. Bir arkadaşım komşulardan birini ayartarak kaçış planı gönderdi. Bir not bıraktım ve evden çıktım.

O notta ne yazıyordu?

Annemi geride bırakmak oldukça üzücüydü. Niye gitmek zorunda hissettiğimi, ne yapmak istediğimi anlattım ve “Sizi hiçbir zaman utandırmayacağım” diye yazdım. O söz benim için bir milat oldu. Geleneksel kız çocuklarına biçilen rolün dışına çıkmıştım. Onları ciddi sıkıntılarla, hücumlarla karşı karşıya bıraktığımı biliyordum. Sözümü tuttum, annemi ve babamı hiçbir zaman utandırmadım. Sırf “Evden kocaya kaçtı” dedirtmemek için 33 yaşında evlenene kadar hayatıma erkek sokmadım!

Ailedeki MHP’lilerle aranız nasıl?

Fırsat buldukça bir araya geliyoruz. Farklı ideolojik çizgilerde olsak bile ailemin sağ kesiminde olanları da akrabalarım olarak sahipleniyorum. Onlar da ‘anarşist Figen’i hep sahiplendiler! (Gülüyor). Partime oy vermeseler de hiçbir zaman saldırıya, hakarete uğramama izin vermediler.

Ailede MHP ağırlığı devam ediyor mu?

Bu seçimde dengeler değişti, artık HDP rüzgârı esiyor.

Ailenizle ne zaman barıştınız?

Ara sıra annemi telefonla arıyordum ama hiç görüşmedik. 5 yıl sonunda ablamın evinde buluştuk.

Ne yaşandı o gün?

Annemi kucaklayıp kokusunu duyduğum an hissettiklerimi anlatamam. Gözyaşları sel oldu. (Gözleri doluyor...)

Evi terk ettiğiniz için size küstü mü?

Çok ağladığını ve üzüldüğünü biliyorum. Fakat bana hiçbir zaman kızmadı, küsmedi, bağırmadı. Ama babam 7 yıl boyunca benimle hiç konuşmadı.

Sonra nasıl yumuşadı?

Annem birleştirici bir rol üstlendi. Görüşeceğimiz gün ben eve gitmeden annem epeyce yumuşatmış. Ona rağmen soğuk ve mesafeliydi. Sadece elini öpmeme izin verdi.

Aranız düzeldi mi şimdi?

Tabii... O görüşmeden kısa süre sonra buzlar eridi.

Baba-kız geçen yıllar için bir hesaplaşma konuşması yaptınız mı?

Ben özür dilemedim ama babam aradan yıllar geçtikten sonra aslında benim yaptığım tercihin doğru olduğunu söyledi. Açıkça özeleştiri olarak değil ama bir kabul olarak söyledi.

Röportajın tamamı Habertürk'te...