Ak Partili Osman Can: HDP'nin parlamentoya girmesi demokratik açıdan yararlı

Ak Partili Osman Can: HDP'nin parlamentoya girmesi demokratik açıdan yararlı
Ak Partili Osman Can: HDP'nin parlamentoya girmesi demokratik açıdan yararlı
AK Parti İstanbul 1. Bölge adayı Prof. Dr. Osman Can, hükümet kanadından gelen 'HDP'nin barajı aşmaması gerektiği' yönündeki açıklamaların aksine, "HDP'nin parlamentoya girmesinde demokratik açıdan yarar var" derken, başkanlık sistemine toplumsal desteğin ise yüzde 43-45 seviyesinde olduğunu söyledi.

RADİKAL – AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi ve İstanbul 1. Bölge Milletvekili adayı Prof. Dr. Osman Can, Genel Seçim öncesinde, Türkiye 'nin gündemindeki tartışmaları Sputnik (Rusya’nın Sesi) internet portalı için değerlendirdi.

Önde gelen anayasa hukukçularından olan Osman Can, Gülen Cemaati'ne yönelik operasyonların ve yargı alanında atılan adımların ‘tamamen demokratik' olarak nitelendirilemeyeceğini söylerken, bu durumun Türkiye'nin anayasal düzeninin ideolojik olarak kurgulanmasında aranması gerektiğini belirtti.

Ergenekon, Balyoz ve KCK gibi Türkiye'de uzun yıllar tartışılan davaların, büyük mağduriyetler yarattığını ifade eden Can, ‘yargıdaki militan unsurların' temizlenmesiyle, bu mağduriyetlerin giderilebileceğini ve ‘normalleşme'nin sağlanabileceğini belirtti. Can, hükümetin normalleşmeyi sağlayabilmek için Ağır Ceza Mahkemeleri'ni kaldırmak gibi pek çok adım attığını kaydederken, "Laf olarak birilerinin sürekli çıkıp piyasaya bol bol özür dilemelerini mi bekliyoruz yoksa yapılan haksızlıkların giderilmesine yönelik adımların mı atılmasını bekliyoruz. Haksızlıkların giderilmesi için gerekli adımlar atıldı ve bu davalar çöktü" dedi.

'BAŞKANLIK SİSTEMİNE ÇOK NET TALEP YOK'

AK Parti'nin seçim beyannamesinde imzası olan Osman Can, başkanlık sisteminin 8 Haziran'dan sonra daha sağlıklı bir ortamda tartışılacağını savunurken, bütün partilerin, ‘demokratik ve katılımcı bir anayasa' için çalışması gerektiğini ifade etti. "Başkanlık ikinci bir mesele" diyen Can, toplumda başkanlık sistemine yönelik çok net bir talep olmadığını, desteğin yüzde 43 — 45 seviyesinde olduğunu söyledi.

‘Türk tipi başkanlık' tartışmalarına da değinen Can, ABD'deki modeli esas aldıklarını belirterek, "bizim başkanlık modelinde süper başkana izin yok" dedi.

Türkiye'nin demografik ve etnik yapısının çok çeşitli, çok parçalı olduğu gerçeğinden yola çıkarak parlamenter sistemin, farklılıkların temsil edilmesinde sorun yarattığını savunan Can, çoğulcu ve katılımcı bir demokrasi için Başkanlık sistemine geçilmesini bir gereklilik olarak nitelendirdi.

Can'a göre, "İnsanların önemli bir kısmı başkanlık sistemini Cumhurbaşkanı Erdoğan istediği için istiyor;  aslında içeriğinin ne olduğunu bilmiyor. Bazıları da Recep Tayyip Erdoğan bu sistemi istediği için reddediyor ve içeriğiyle ilgilenmiyor."

'TÜRKİYE YÖNETİLEMEZ HALE GELİR'

AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'la ilgili Batı basınında çıkan eleştirilerle ilgili değerlendirmeler de yapan Can, "AK Parti de hatalar yaptı orasını kabul etmemiz gerekiyor" derken, iktidarın ilk yıllardaki reformlarının son dönemlerde yapılmamasına gerekçe olarak, mevcut anayasayı gösterdi. "Anayasayı değiştirmediğiniz zaman sistemin konforundan yararlanmaya başlarsınız" tespitini yapan tanınmış hukukçu, "7 Haziran'dan sonra AK Parti bu konfordan vazgeçebilecek mi?" sorusuna şöyle yanıt verdi:

"AK Parti'nin bu konfordan vazgeçememesi durumunda "Türkiye yönetilemez hale gelir. Türkiye bundan sonraki süreçte yönetilebilir bir ülke olmaktan çıkıyor mevcut anayasal yapı nedeniyle. Bunu 5 yıldır söylüyorum. AK Parti'deyim. AK Parti de bunları söylüyor ve beyannamede bunlar dile getirildi. O yüzden demokratik bir anayasa önceliklidir diyoruz."

HDP'NİN BARAJI AŞMASI

Can, hükümet kanadından gelen ‘HDP'nin barajı aşmaması gerektiği' yönündeki açıklamaların aksine, HDP'nin barajı aşmasında demokratik açıdan yarar gördüğünü söyledi. "AK Parti adayı olarak, mecliste çoğunluğu sağlayabilecek imkan neyse, onun gerçekleşmesini isterim" diyen Can, yüzde 10 seçim barajının demokratik olmadığını belirtirken, Kürtlerin tamamının HDP'li olmadığına dikkat çekti ve şunları söyledi:

"Kürtler adına temsiliyetin sadece HDP'ye ait olduğu yanılgısından kurtulmamız gerekiyor. Ama Kürt siyasal hareketi olduğu doğrudur. Dolayısıyla siyasal bir hareket olduğu için de parlamentoda temsil edilmesinde yarar var. İster HDP barajın içinde olsun, ister dışında olsun. Bir an evvel bu sorunun çözülmesi gerekiyor."

GEZİ'NİN SEBEBİ: ANTİDEMOKRATİK ANAYASA

Gezi Parkı protestolarının 2. yıl dönümüyle ilgili yorumunu da paylaşan Can, ‘Gezi bir darbe girişimiydi' şeklindeki komplo teorilerine itibar etmekten çok, krizi ortaya çıkaran kaynakların incelenmesi gerektiğini vurgularken, mevcut anayasal düzenin yarattığı sorunlara işaret etti. ‘Bir sokaktaki kaldırım taşlarına bile merkez karar verebiliyor' diyen Can, katı merkeziyetçiliğin uygulandığı bir düzende, krizlerin yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu ve toplumdaki ‘yabancılaşma efekti'nin devam ettiğini söyledi. Ontolojik (varoluşsal) bir mücadelenin sürmekte olduğunu da vurgulayan Can, yaşananların antidemokratik 12 Eylül Anayasası'ndan kaynaklandığını savundu.


 

SÖYLEŞİNİN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ