Akil İnsanlar Heyeti Başkanı Hakyemez: Karadeniz de sözünü söylemeli

Akil İnsanlar Heyeti Başkanı Hakyemez: Karadeniz de sözünü söylemeli
Akil İnsanlar Heyeti Başkanı Hakyemez: Karadeniz de sözünü söylemeli
Karadeniz Bölgesi Akil İnsanlar Heyeti'nin Başkanı Prof. Dr. Yusuf Şevki Hakyemez hedeflerini anlattı, haklarında yapılan eleştirilere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Haber: BARIŞ AVŞAR / Arşivi

İSTANBUL – Her ne kadar ‘siyasi değil sivil’ bir oluşum olarak sunulsa da Akil İnsanlar Heyeti gündeme geldiğinden bu yana siyasi polemiklerin önemli gündem maddelerinden biri oldu. Heyette yer alacak isimlerin açıklanması ve çalışmalarına başlaması ile birlikte ‘doz’ biraz daha arttı. Türkiye’nin 7 bölgesinde çalışacak heyetler hakkında en sert açıklamaları yapan MHP Lideri Devlet Bahçeli ’nin doğrudan dikkat çektiği yer ise Karadeniz Bölgesi oldu: Acaba akiller BDP’li vekillerin ‘püskürtülen’ Karadeniz gezilerini mi tamamlayacaktı?

Bu heyetin başkanı ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi olan Prof. Dr. Yusuf Şevki Hakyemez ile hem yapacaklarını hem de bu tip açıklamalara ilişkin değerlendirmelerini konuştuk.


- Trabzon’da yaşayan Trabzonlu bir akademisyen olarak Akil İnsanlar Heyeti’nde görev aldığınızın açıklanmasının ardından nasıl tepkiler aldınız?
- Elbette öncelikle kendi yakın çevremden olumlu destek mesajları aldım. Ancak beni de şaşırtacak derecede beklemediğim yerlerden arayanlar, başarı temenni edenler oldu. Çok değişik kesimlerden çok sayıda insanın böyle bir destek vermesi de bu süreçle birlikte yaratılmaya çalışılan kardeşlik ve barış ortamına duyulan ihtiyaca işaret ediyor bence.



- Karadeniz Bölgesi’nde çalışacak Akil İnsanlar Heyeti nasıl bir planlama yaptı? Temel hedefiniz ne olacak?
- Öncelikle 10 Nisan günü kendi aramızda bir toplantı gerçekleştirdik. Burada il gezilerini Batı Karadeniz’den başlatma kararı aldık. İlk olarak 15 Nisan’da Düzce ve Bolu’da olacağız. 16 Nisan’da da Zonguldak ve Karabük illerindeki toplantılar aynı gün içerisinde gerçekleştirilecek. Sonra da doğuya doğru ilerleyeceğiz. Bazı illere tekrar tekrar gidebiliriz tabii. Kendi aramızda illeri paylaşmak gibi bir işbölümü yapmadık. Her şehirdeki bütün toplantılara bütün üyeler katılacaklar büyük bir mani olmadıkça. Sonuçta da umarım Türkiye’nin geleceği için iyi bir iş yapmış olacağız. Heyetimizin temel hedefi sürece ilişkin olarak her ilde halkın görüşlerini dinlemek, öneri ve endişelerini konuşmak, kendi düşüncelerimizi paylaşmak olacak. Nihayetinde de yaklaşık 1.5 aylık bir çalışma sonunda ortaya çıkacak sonuçları hükümete aktaracağız.


- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, geçen Salı günü partisinin grup toplantısında akil insanlar ile ilgili sert açıklamalar yaptı. Özellikle de Karadeniz Bölgesi için, “Akillere BDP’lilerin Sinop ve Samsun’da püskürtülen gezileri mi tamamlatılacak?” şeklinde bir çıkışı oldu. Muhalefetteki farklı partilerden de yine tepki içeren açıklamalar var. Bunları nasıl değerlendirirsiniz?
- Bir siyasetçiye bu konuda cevap vermem. Ancak hem kişisel olarak ben hem de heyetteki diğer bütün arkadaşlarım yakalanan bu fırsatı değerli buluyoruz. Yoksa ne biz birey olarak siyasi ikbal peşindeyiz ne de bu çabalar devletin bir acziyet içerisinde olmasından dolayı başlatılmıştır. Ancak meselenin geldiği boyut da ortada… 2012 yılında teröre karşı önemli başarılar sağlandı ama bu da yine bu ülke insanlarının acı çekmesi, anaların ağlaması pahasına oldu. Elbette bir de yıllardır devam edip gelen böyle bir mücadeleyi sürdürmek için harcanan ekonomik kaynaklar var. Bunları ülkemizin başka ihtiyaçları için kullanabilme olanağını da yakalayabilmeliyiz artık. Biz de o yüzden destek veriyoruz zaten bu sürece… Şunu da söyleyeyim: MHP ve CHP başlatsa da destek verirdik. Biz, eğer her biri başka alanlarda uğraşıları olan, siyasi beklentisi bulunmayan insanlar olarak böyle düşünüp böyle bir işe girişirken ülkenin siyasi aktörlerinin de daha sağduyulu, daha yapıcı olması gerekir diye düşünüyorum.



- Bir de tabii, “Karadeniz’in özel durumu” gibi bir söylem var…
- O konuda da şunu söyleyeyim: Karadenizli her şeyden önce sağduyuludur, kanaatkârdır ve insancıldır. Ve evet şunu da söylemek durumundayız: Bu ülkenin her yerinde olduğu gibi Karadeniz’de de farklı zamanlarda, farklı amaçlarla provokasyonlar yaşanmıştır. Bunları da elbette tasvip edemeyiz. Biz her biri değişik kesimlerden, hatta hayat tarzı anlamında da birbiriyle hiç ilgisi olmayan kesimlerden gelen insanların oluşturduğu bir sivil inisiyatifiz. Sürece ilişkin olarak da öncelikle halkın endişelerini ve uyarılarını dinleyeceğiz. Bunu da başta hükümet olmak üzere siyasi yetki sahiplerine aktaracağız. Karadeniz de bu süreçte Türkiye’nin diğer bütün bölgeleri gibi fikrini, itirazını ya da desteğini açıklama fırsatını bulmalıdır. Yoksa gidip terör örgütünün bu ülkeye verdiği zararı temize çekmek gibi bir işlevimiz yok.



- Bir şehit annesi toplantınıza gelip yüksek sesle tepki gösterirse, itiraz ederse mesela… - Bizim sürece karşı olanları dinlemeyeceğiz gibi bir ön şartımız yok ki. Elbette karşı olanları da dinleyeceğiz. Şehit yakınını da dinleyeceğiz. Şehit annesinin konumu değişmiyor ki… Ama ona da şunu söylemek durumundayız: Senin çektiğin ve sadece senin bildiğin şu acıyı başka bir annenin daha yaşamaması için akan bu kanın durması gerekiyor. Daha çok annenin, babanın, kardeşin, eşin, çocuğun bu acıları yaşamaya devam etmesine Türkiye’nin bütün bölgeleri, illeri, insanlarıyla izin vermemeliyiz.



- Anayasa Hukukçuları Derneği Başkanı bir hukukçu olarak, bu sürecin anayasal ve yasal düzenlemelerle desteklenmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?
- Kişisel görüşüm sorunun çözümü konusunda bu anlamda atılacak en önemli adımın, yeni ve belli bir etnik kökene özel bir vurgu yapmayan ama Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak eşit vatandaş statüsünü de ihdas eden bir anayasa yapılmasıdır. Eşit vatandaşlık ve eşit statü bu ülkedeki herkesin hakkıdır. Bununla birlikte elbette 12 Eylül darbesiyle hak ve özgürlüklere getirilen kısıtlamaların kaldırıldığı bir anayasa olmalı aynı zamanda.



KARADENİZ BÖLGESİ AKİL İNSANLAR HEYETİ

1. Başkan: Yusuf Şevki Hakyemez
2. Başkan Vekili: Vedat Bilgin
3. Sekreter: Fatma Benli
4. Şemsi Bayraktar (TZOB)
5. Kürşat Bumin
6. Oral Çalışlar
7. Orhan Gencebay
8. Yıldıray Oğur
9. Bendevi Palandöken (TESK)