AKP ile CHP nefes nefese

İstanbul'da Sarıyer ve Zeytinburnu'nda AKP ve CHP önlerde. Kartal, Üsküdar'da anahtar küskünlerde. Başkentin prestijli ilçesi Çankaya'da yarış büyük.
Haber: Selim Efe ERDEM / Arşivi
İsmet DEMİRDÖĞEN / Arşivi

SARIYER

İstanbul'un en büyük ilçelerinden biri olan Sarıyer'deki yapıların yüzde 90'ı tapusuz. İlçede 250 bin kişi yaşıyor. Hazine ve vakıf arazileri üzerinde kurulan ilçede, mülkiyet ve imar sorununun çözülebilmesi için imar planlarının güncellenmesi ve Hazine arazilerinin satışını öngören yasanın çıkması gerekiyor.
Doğası, sahilindeki yalı ve konaklarıyla ünlü olan 173 bin seçmenli ilçede en kalabalık hemşeri grubunu Sivaslılar ve Karadenizliler oluşturuyor. 3 Kasım 2002 milletvekili seçimlerine göre yarış AKP adayı ve bir dönem önceki belediye başkanı Yusuf Tülün ile CHP adayı Gökan Zeybek arasında. Şu anki belediye başkanı ANAP'lı Sedat Özsoy da, partisinin erimesine rağmen, Sarıyerli oluşuyla iddialı.

Özsoy: Vaat ettiğimi yaptım

"Göreve gelirken verdiğim tüm sözleri yerine getirdim. Sarıyer'de altyapının yüzde 95'i tamamlandı. Kalanı da bir yılda tamamlanacak durumda. Hastane sorunumuzu, yeri hazır olan tam teşekküllü bir hastaneyle çözeceğiz. Sarıyer'e tam teşekküllü bir kültür merkezi, büyük bir evlendirme dairesi yapacağız. Valilikten izin alabilirsek, dağınık haldeki kamu birimlerini yeri ve planı hazır bir hükümet konağında toplayarak Sarıyerlilerin hayatını kolaylaştıracağız. Büyük bir atılımla stad ve spor kompleksi yaptık ama bu yeterli değil. Çok geniş bir alana yayılan Sarıyer'in diğer noktalarına da benzer spor kompleksleri yapacağız.
Mülkiyet sorununu çözebilmek için 20 yıldır bekleyen planları tamamladık. Ama bu sorunun çözümü için Hazine arazilerinin satışıyla ilgili yasanın çıkarılması şart. İnsanlar o zaman tapu sahibi olabilir. Kilyos'taki TURBAN tesislerini alarak halka ve turizme açtık. Boğaz'ı sadece Sarıyer değil, tüm İstanbul ve Türkiye için bir turizm alanı olarak değerlendireceğiz. Sarıyer'de rakibim yok."

Tülün: Tapu büyük sorun

"Sarıyer'de mülkiyet sorununu çözmeden hiçbir şey yapılamaz. Kaçak yapı ve gecekonduları çağdaş kente dönüştürmek ve modern belediyecilik için önce buradaki mülkiyet sorunu çözülmeli. 'İstanbul'u 10 yılda 10 milyar dolara depreme hazırlayabiliriz' sözü koca bir yalan. O para üç mahallenin binalarını yıkıp, molazlarını taşımaya ve yeniden inşaatlarına yetmez.
Kaymakamlık, belediye ve adliyeyi aynı yerde toplayıp, Sarıyerlilerin her işini aynı yerde yapmasını sağlayacağız. İstinye Devlet Hastanesi tam bir gecekondu. Ciddi bir hastalığa bakacak yer yok. Maslak aksı üzerinde tam teşekküllü bir hastane yapacağız. Her mahallede kuracağımız mahalle konaklarında, muhtarlık, beceri kursları, kadın merkezleri ve Sarıyerlilerin tüm ödemeleri tek bir noktada yapacağı vezneler olacak. Boğaz'ı yeniden kazanmamız için Boğaziçi İmar Yasası'nı güncellememiz lazım."

Zeybek: 15 bin kişiye istihdam

"Sarıyer'in uygulanabilir bir plan ve mülkiyet sorunu var. Sarıyer'de zemin etüdünün ardından sağlıklı binaları hedefliyoruz. İmar planı yapıldıktan sonra takas ve kamulaştırma yöntemiyle mülkiyet sorununu çözeceğiz. Bir hastane yapacağız. Tüm okulları bilgisayar ve fen laboratuvarına kavuşturacağız. Beyoğlu'na kaptırdığımız eğlence ve alışverişi geri kazanacağız. Turizm mahalleleri oluşturacağız.
Taşıt trafiğine kapatılmış, yayaların 24 saat dilediğince hareket ettiği, içinde konser salonları, diskotek ve eğlence merkezlerinin yer aldığı, Ortaköy veya Beyoğlu gibi cadde ve mekânlar yaratarak yerli turisti çekeceğiz. Metruk binalar turizme kazandırılacak. Hedef günde 150 bin turist girişi ve böylece 15 bin kişiye iş sağlamak. Tarabya'da kültür merkezi ve cemevi açacağım. Kilise ve camileri onarıp bakımını üstleneceğim."



Z. BURNU
İstanbul'un ilk gecekondu yerleşim alanı. 300 bin nüfusu var. İşsizlik büyük sorun. 2002 seçiminde yüzde 41.09 oyla birinci olan AKP' nin Belediye Başkanı Murat Aydın, önde görünüyor. En büyük rakibi CHP'li Mustafa Ekiz. CHP 2002 seçimlerinde yüzde 16.53'le ikinci.
Seçim sonucunu, son seçimlerde oy kullanmayan 45 bin seçmenin belirlemesi bekleniyor.

Aydın: Sıra gelecekte
"Zeytinburnu'nu 35 milyon dolar borçtan beş yılda en çok yatırım yapan bir belediye yaptık. Deprem Master Planı kapsamında pilot bölge seçilen ilçemizi İstanbul'un en güvenli kenti haline getirecek ilk adımlarımızı attık. Zeytinburnu'na bir kültür adası, 20 milyon dolara üstü açılıp kapanabilir modern bir stat yapacağız. İstanbul'un gelecekteki 50 yılına hizmet edecek olan uluslararası turist merkez yolcu limanı inşa edilecek. 25 adet kruvazörün yanaşabileceği altı rıhtımı, 250 mega yatın aynı anda demirleyeceği Avrupa'nın en büyük yat limanını bulunduracak merkezde, 30 bin kişilik açık hava konser alanı olacak ve mendirek üzerinde ulaşım atlı faytonlarla yapılacak. Kıyı şeridinde 505 milyon dolara mal olacak bir kongre merkezini hayata geçireceğiz."

Ekiz: Herkese meslek
"Emek-yoğun insanlarımızın yaşadığı Zeytinburnu'nda önceliğimiz işsizlik ve yoksulluk, sloganımız, 'Çalışmak isteyen herkese iş' olacak. Meslek edindirme kurslarıyla gençler ve kadınlarımıza meslek kazandıracağız, sanayi kuruluşlarında onlara iş bulacağız. 80 kişilik sınıflarda ve sağlıksız yapılarda eğitim gören çocuklarımızın acil beş okula ihtiyacı var. Eğitim vakfıyla, üniversite ve Anadolu liselerine hazırlıkta diğer ilçelerle yarış imkânı olmayan öğrencilere kurs vereceğiz. Yoksulluk nedeniyle araç gereç ve yiyecek temini zorluğu olan öğrencilere destek sağlayacağız. Tinerci ve bali bağımlısı çocuklarla ilgili bir rehabilitasyon merkezi kurup, onları topluma kazandıracağız. Kimsesiz çocuklara, kadın ve yaşlılara merkezler oluşturacağım."


KARTAL

Küskünleri ikna eden isim seçimi garantiler
Yaklaşık 450 bin kişinin yaşadığı Kartal, yıllık yüzde 12 nüfus artışıyla İstanbul ortalamasının üç katına ulaşan bir nüfus artış hızına sahip. Bir sanayi merkezine dönüşmesi nedeniyle yoğun göç alan Kartal, dar gelirli ve vasıfsız işsizlerin en yoğun yaşadığı yerleşim birimlerinden biri. Hızlı göçün yarattığı mülkiyet ve imar sorunu yaşayan ilçe halkının büyük bölümü köy ve kent kültürünü bir arada yaşıyor. Mevcut belediye başkanı Hüsamettin Koçak'ın yerine, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden olan Hamidiye A.Ş. Genel Müdürü Arif Dağlar'ı aday gösteren AKP, 2002 seçimlerinde yüzde 36.97'lik bir oranla birinci parti olmuştu. Yıldırım Emsiz'i aday gösteren CHP ise 2002 seçimlerinde yüzde 27.37 oyla ikinci olmuştu. 2002'de 65 bin seçmen de sandığa gitmemişti. Kartal'da 28 Mart için yarış AKP ile CHP adayları arasında. Küskün seçmenleri ikna eden seçimi garantiler.

Emsiz: 3 bin kişiye iş

"İstanbul'un ciddi bir ticaret merkezi olan, büyük çaplı 1745 sanayi kuruluşunu barındıran Kartal'da işsizlik sorunu var. Kartal'da yaşayanlar, ilçe dışında bulabildikleri işlerde çalışmak, alışveriş için kent merkezine gitmek zorunda. İlçe, kendi binasını bile yapamayan, kirada bulunan bir belediyece yönetiliyor. Daha önce festivaller semti olan Kartal'da, insanların akşam alışveriş yapabileceği, kafalarını dinleyebileceği bir mekânları yok. Altı ayda üç bin kişiye iş bulacağıma söz veriyor ve gerçekleştiremezsem kendi rızamla görevimden ayrılacağımı söylüyorum."

Dağlar: Çözüm için 50 proje

"Beş konu başlığında 50 proje geliştirdik. Ulaşım sorununu çözmek için, deniz ulaşımının payı artırılacak, cadde ve meydanların altına otoparklar yapılacak, alternatif minibüs yolu geliştirilecek. E-5 karayoluna üst ve altgeçitler, Çanakkale Caddesi-Atalar viyadüğü yapılacak. Kentsel dönüşüm için modern bir belediye binası, sinema ve gösteri salonu, taşocağı alanının uluslararası turizm ve ticaret merkezine dönüştürülmesi, yat limanı kompleksi, yeşil kuşak çalışması, modern semt pazarları projelerini uygulayacağız.
Afete hazırlık için deprem ve doğal afetlerden korunma projesi hazırladık. Sosyal hizmet olarak meslek edindirme ve geliştirme, engellileri rehabilitasyon merkezi, sokak çocuklarını topluma kazandırma merkezi, emekliler evi ve spor merkezleri projelerimiz var."


ÜSKÜDAR

İktidarın adayı rahat CHP'liler zoru deniyor
İstanbul'un en eski yerleşim birimlerinden biri olan Üsküdar'ın, 2000 yılında yapılan son sayıma göre yarım milyon nüfusu bulunuyor. 1924 yılında vilayet yapılan Üsküdar, 1926 yılında yeniden ilçeye dönüştürüldü. Üsküdar, özellikle Karadeniz ve İç Anadolu kökenli vatandaşların yoğun olarak yaşadığı bir semt. İstanbul'un muhafazakâr semtlerinden biri olarak bilinen Üsküdar, son 10 yıldır SP'li Yılmaz Bayat tarafından yönetiliyor. SP Üsküdar'da 2002 genel seçimlerinde aldığı yüzde 3.38'lik oy oranıyla sekizinci parti oldu. AKP yüzde 39.57 oy oranıyla birinci çıkarken, CHP yüzde 24.73 oy oranıyla ikinciliği elde etmişti. 2002'de 80 bin kişi de oy kullanmadı. SP'li başkan Bayat'ın tekrar aday olduğu yarışta, AKP adayı Mehmet Çakır ve CHP adayı Nezih Küçükerden iddialı. Çakır daha avantajlı durumda. Küçükerden'i, küskünler zafere taşıyabilir.

Çakır'ın kozu Başbakan

"İlçe son 10 yılını kaybetmiş, bu süreyi telafi edeceğiz. Boğaz'dan geçenler, Üsküdar'ı izlerken, 'Burada ne güzel bir şehir varmış' diyecek. Çamlıca Tepesi'ni anten rezaletinden kurtaracağız. Çamlıca'yı modern bir alana çevireceğiz. Başbakanımız Marmaray tüp geçit projesinin hayata geçirileceği sözünü verdi. Üsküdar, Bağlarbaşı, Altunizade ve Ümraniye'den geçen bir metro ağı kurulacak. Bu metro ağı Üsküdar Meydanı'nda Marmaray'la, Ümraniye'de banliyö hattıyla birleşecek. Üsküdar Meydanı yayalara kalacak. Meydanın ve Üsküdar'ın tarihi dokusunu ortaya çıkaracağız. Üsküdar'a gelecek turistlerin konaklayacağı beş yıldızlı otellerin yapılması için gerekli kolaylık ve girişimlerde bulunacağız. Üsküdar'da oturan Başbakanımız Erdoğan da bire bir ilçemizle ilgileniyor."

Küçükerden hazır

"Beni başkanlık yarışına sokan depreme hazırlıktır. 112 projeyle geliyorum. Sosyal demokrat aday olarak, önce insan diyoruz. Üsküdar'da deprem riski karşısında yapı güvenliğine ilişkin hiçbir önlem alınmadı. Ada bazında düzenlemeler yaparak, yatay yapı yoğunluğunu dikeye çekeceğiz. Böylece vatandaşın cebinden bir şey çıkmadan güvenli yapılar oluşacak. Boşalan çevreyle birlikte tarihi doku ortaya çıkacak. Otapark ve yeşil alan sorununu çözeceğim. Her semtte sağlık ocağı, spor alanları, kültür merkezi kurulacak, kesinlikle hiçbir yeşil alan imara açılmayacak."


ÇANKAYA

Ankara'nın prestiji
AKP'nin başarı ölçüsü olarak gördüğü ve kazanmak için büyük mücadele verdiği ilçede, sosyal demokratlar 'Çankaya düşmemeli' sloganıyla kampanya yürütüyor. CHP adayı Prof. Dr. Muzaffer Eryılmaz. DYP ile DSP eski bakanlarla yarışa katıldı. DYP Yücel Seçkiner'i, DSP Melda Bayer'i sahaya sürdü. AKP Çağlar Mesut Bozoğlu ile yarışta. SHP, 'Çankaya düşmesin' diye aday çıkarmadı.

Eryılmaz: İşe devam

"Kaldırımla, asfaltla uğraşmayacağız, çünkü bunları sorun olmaktan çıkaracağız. Önceliğimiz insana olacak. Tüm enerjimizi bu ülkeye sahip çıkacak gençlere, çocuk ve kadınlara dönük çalışmalara vereceğiz. Okuma-yazma ve mesleki eğitim kursları düzenleyeceğiz. Atıl durumdaki parklar ve boş alanları gençlerin eğitim, kültür, sanat etkinliklerini yapacakları merkezlere dönüştüreceğiz. Semt evleri kuracağız. 'İkinci Bahar Evleri'ni yaygınlaştıracağız. Ücretsiz üniversite hazırlık kursları açacağız. Sivil toplum örgütleriyle çalışacağız."

Bozoğlu: Artık kavgaya son

"Belediyecilik anlayışımızın temel unsurlarını demokratiklik, katılımcılık,
saydamlık ve halka açıklık oluşturacak. Bu ilkelerden hareketle, Çankaya'yı daha uygar ve yaşanabilir bir kente dönüştürmek için var gücümüzle çalışacağız. Bugüne kadar 'Büyükşehir ve mevcut hükümetlerle kavga eden Çankaya' imajını ortadan kaldıracağız. Çankaya'da yaşayan herkese eşit yakınlıkta olacağız. Bütün toplumsal aktörlerin belediye yönetimine katılımını teşvik edeceğiz. Belediyemizin kapısı 24 saat herkese açık olacak. Partizanca davranmadan, tüm Çankaya'nın belediye başkanı olarak önceliklere göre hizmet edeceğim. Yatırımlardan sosyal hizmetlere, kültür sanattan çevre sorunlarına kadar pek çok uygulamayla Çankaya'yı özlediği hizmete kavuşturacağız. Geçmiş yılların en gelişmiş ve en güzel, hayalleri süsleyen Çankaya'sını yeniden yaratacağız. Geleceğe, Çankayalılarla birlikte yürüyeceğiz."

Seçkiner: Aktif hizmet
"Açıklık temel yaklaşımımız olacak. Millete ait gelir kaynaklarının doğru ve verimli kullanılması için çaba harcayacağız. Tarihi geleneğe sahip çıkacağız, çocuklara, gençlere, kadın ve engellilere daha aktif sosyal hizmet sunacağız. Yoksula, düşküne sahip çıkacak bir belediye anlayışı geliştireceğiz. Çankaya, planlı büyümeyle insana yaraşır modern bir tarzda geliştirilecek. Katılımcı, 'Birlikte yönetelim' felsefesiyle hizmetlerimizi vereceğiz. Türkiye'ye örnek olacak spor tesisleriyle donatacağız."

Bayer: Daha hızlı çözüm
"Projeleri halkla beraber yürüteceğiz. Bunun için mahalle derneklerinin yaygınlaşması için çalışacağız. Belediye iletişim noktalarını mahallelere yayarak, daha hızlı ve çözücü bir ilişki yaratacağız. Sorunları ve gereksinimleri, yerinde belirleyeceğiz, çözümleri birlikte üreteceğiz. Parklarımızı sahipsiz bırakmayacak, çocuklarımızın güvenle oynayabileceği yerler haline dönüştüreceğiz. Sokakları çöpten arındıracağız. Katı atık projemizle kaynakları daha verimli kullanarak geri dönüşüm sağlayacağız."


SİNCAN

AKP banko sürpriz yok
AKP, FP geleneğinden gelen belediye başkanı Rüstem Altunbaş'ı aday göstermedi. Yerine belediye çalışanı Hasan Altın'ı tercih etti. CHP, işadamı Feyzi Ünal'la yarışa katıldı. SHP seçime katılmıyor. Sincan'da yarış AKP ile CHP arasında, ancak 2002 sonuçlarına bakılırsa CHP adayının tüm partilerin oylarını alsa bile kazanma olasılığıgörünmüyor. AKP'nin yüzde 50'nin üzerinde oy aldığı ilçede sürpriz beklenmiyor.

Altın: Tarafsız yönetim
"Sincan'a tarafsız, katılımcı, değişime ve önerilere açık, ilkeli, gerçekçi bir yönetim anlayışı getireceğiz. Merkezin trafik ve otopark sorunlarını çözeceğiz. İçerisinde otopark da bulunan Merkez Camii ve kültür sitesi projesini hayata geçirerek otopark sorununun çözümüne katkı sağlayacağız. Ayrıca önemli bazı noktalarda da parkmetre uygulamasına gideceğiz. Mevcut yeşil alanların bakımsızlığı sorununu çözecek, Ankara Çayı ıslah projesini hayata geçireceğiz. Pazaryerlerini halkımızın daha huzurlu alışveriş yapabilecekleri bir seviyeye getireceğiz. Yol ve yaya kaldırımlarını, özürlü vatandaşlarımızın da hizmet alabileceği kaliteye kavuşturacak, şehir estetiğini olumsuz etkileyen eski bina cephelerini yenileyeceğiz."

Ünal: Üretken belediye
"Cumhuriyet'in değerlerini koruyacak ve gelişimine katkıda bulunacağız. Dürüst, güvenilir, saydam, hesap veren, bir kuruşu boşa harcamayan, verimli ve üretken bir yönetim anlayışıyla hizmet vereceğiz. İlçemizin temel eksikliklerini giderecek, çağdaş bir kent olması için gerekli çabayı göstereceğiz. Öncelikle yoksulun, işsizin, kimsesiz, dar gelirli emekçi ve belediye çalışanının yanında yer alacağız. Sivil toplum kuruluşlarını, meslek odalarını, muhtarları ve yerel dernekleri karar ve denetim süreçlerine alacağız. Yeni istihdam alanları açacak, işsizlikle mücadelede, gençler ve kadınlar için istihdam garantili meslek edindirme ve beceri kursları düzenleyeceğiz."


GÖLBAŞI

MHP'liler belirleyecek
Belediye her seçimde el değiştiriyor. Bu kez de öyle olacak. Çünkü, 1999'da MHP' den seçilen Cevdet Kara, AKP'ye geçti ancak aday yapılmadı. MHP de, geç kaldığı için seçime katılamıyor. MHP'li seçmenlerin bir bölümü DYP adayı Namık Kemal Doğan'a destek veriyor. AKP Milli Görüş geleneğinden gelen Abdülnasır Haşlak'la yarışın en güçlüsü. CHP, Erdal Eren'le asılıyor. MHP'nin serbest bırakılan oylarından pay alarak kazanma hesabı yapıyor. İlçede seçmenlerin iktidar avantajını tercih etmesi sürpriz olmayacak.

Eren: Öncelik turizm yatırımlarında

"Turizmi geliştirmeye dönük projelere öncelik vereceğiz. Bu kapsamda, Mogan Gölü çevresi, Eymir Gölü girişi geliştirme projesini hayata geçireceğiz. Gölbaşı giriş ve çıkışını yeniden düzenleyeceğiz. Gölbaşı'nda doğa projesi çerçevesinde Mogan-Eymir eylem planı hazırlayacağız. İşsize iş, evsize arsa üretimi merkezi kuracağız. Yaşlılara, kimsesizlere hizmet edecek çalışmalar gerçekleştireceğiz. Gölbaşı'nın çevre düzenlemesi ve ağaçlandırılması için çalışacağız. Açık hava sineması, tiyatro, spor dallarında etkinlikler için merkezler kuracağız. Yabancı dil öğrenimi ve
okuma-yazma bilmeyenler için eğitim kursları açacağız. Kentin belirli noktalarına kurulacak açık kürsü ve söyleşilerle çalışmalarımızı besleyeceğiz."

Haşlak: Proje çok
"Gölbaşı'nı Ankara ve İç Anadolu'nun turizm ve kültür merkezi yapacağız. Kongre turizminin üssü olacak, dinlenme ve tatil ihtiyaçlarını karşılayacak tesisler, mesire alanları yapacağız. Üniversitelerle ortak çalışarak gençlik merkezleri açacağız. Göllerimizin ıslah ve çevre düzenlemesi çalışmalarına hız vereceğiz. İlçeyi ikiye bölen ve büyük tehlike yaratan karayoluna köklü çözüm bulacağız. Kadın ve gençlerimizin ihtiyacını giderecek kültür merkezi gündemimizde. Altyapı ve ulaşım sorunları giderilecek, doğalgaz için gereken yapılacak. İhtiyaç sahiplerine dönük sosyal yardım programları ve gençlerle, kadınlara meslek edindirme kursları düzenlenecek. Vatandaşları kira öder gibi ev sahibi yapacağız. "

Doğan umutlu
"Gölbaşı'nın eşsiz doğa güzelliğini tüm dünyaya tanıtacak, ilçemizi turizm bölgesi haline getireceğiz. Göl çevresine piknik, spor alanları, uçurtma parkuru, model uçak pisti, sanatçılar için çalışma alanı, andezit taşı heykelleriyle açık hava müzesi oluşturacağız. Gölbaşı girişi ve çıkışına köprülü kavşak yapacağız. Mogan Gölü çevresine sosyal tesisler yapacak, Sukesen Deresi'nin etrafını rekreasyonla Mogan'a bağlayacağız. Pazaryerlerinin işlevini artıracağız. Oğulbey bölgesine sanayi sitesi planlamasıyla dünya bahçeleri parkı yapacağız. İlçedeki binalara peyzaj düzenlemesi gerçekleştirecek, balık tutma şenliği organize edeceğiz."


Eski seçimlerden seçmeler

  • Mehmet Ö. Altan

    Gayrimüslim milletvekilleri

    Osmanlı döneminde, 1877 yılında iki kez ve ardından 1908, 1912, 1914 ve 1919 yıllarındaki seçimlerle oluşan bütün parlamentolarda gayrimüslim milletvekilleri vardı. Cumhuriyet döneminde, gayrimüslim yurttaşlar, diğer bir deyişle azınlıklar, ilk kez 1935 seçimleriyle TBMM'ye girmişlerdi.
    Atatürk'ün kararıyla, dört gayrimüslim aday 1935'te bağımsız (müstakil) milletvekili olarak seçildi. Bunlar: Berç Keresteciyan [Türker] (Afyonkarahisar), Doktor Taptas (Ankara), İstamat (Zihni) [Özdamar]-(Eskişehir) ve Doktor Abravaya [Marmaralı] (Niğde) idi. Aynı milletvekilleri 1939'da yeniden seçildiler. Berç Türker ile İstamat Özdamar 1943'te bir kez daha seçilirken, Mihal Kayakoğlu (Ankara) ve Avram Galanti Bodrumlu (Niğde) TBMM'ye giren yeni gayrimüslim milletvekilleriydi
    Soyadı kanunu ile Türker soyadını alan Berç Keresteciyan'ın, Mustafa Kemal'e, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a gideceği sırada Bandırma Vapuru'na sabotaj düzenleneceğini haber verdiği rivayet edilir. Berç Türker, 1923 seçimlerinde, İstanbul Ermenileri adına, Mustafa Kemal Paşa'nın liderliğindeki Müdafa-i Hukuk Grubu'nun adaylarını destekledi.
    Seçimler sırasında, Türk-Ermeni Teali Cemiyeti fahri başkanı ve Patrikhane Cismani Meclisi üyesi olan Berc Keresteciyan, Temyiz Mahkemesi üyeliğinden emekli Ermeni Patrikhanesi Cismani Meclisi Başkanı Artin Musodicyan ile Gazi Mustafa Kemal Paşa'ya bir telgraf çekmişti. Telgrafta Ermeni cemaatinin, milletvekili seçimlerine vatan evladı sıfatıyla katılacakları ve Müdafaa-i Hukuk adaylarına oy verecekleri belirtilmişti. [İkdam No: 9374 (4 Ramazan 1341/20 Nisan 1339-1923) s.1]

    Bir gayrimüslim yurttaşın adaylığı ve programı

    1935'teki seçimle aday olan gayrimüslimlerden biri doktor Taptas'tı. Taptas, Ankara Valiliği'ne ve Belediye Başkanlığı'na şu telgrafı göndermişti: "Aşağıdaki yazılı program ve şartlar içinde Ankara vilayeti saylavlığına [milletvekilliğine] namzetliğimi koydum. Namzetliğimi ve programımı ikinci müntehiblere [seçmenlere] ve kazalar teftiş heyeti reisliklerine bildirmenizi rica ederim.
    Programım şudur: "Ben azlık mümessili değil Türk ulusuna meb'us [milletvekili] olmak istiyorum. Ve buna her zaman sadık kalarak Meclis'te çalışacağım. Yurdumuzun maddi ve manevi menfaatine sevgili ve kudretli vatanımızın daha ziyade yükselmesine var kuvvetimle çalışacağım."
    [Ayın Tarihi No:15 (Mart 1935) s.2]

    'Bayanlar ve baylar'

    Atatürk, 1935 seçimleriyle oluşan TBMM'yi açarken, konuşmasına ilk kez 'Bayanlar ve baylar' diye başlamıştı. Artık TBMM'de 17 kadın milletvekili vardı. Kadınlar 1934 yılında seçme ve seçilme haklarını elde etmişlerdi. 1935 seçimlerinde de hem seçtiler, hem seçildiler. Kayseri'den Ayşe Gübgüb, kadın haklarının verilmesi konusunda, Atatürk'e çok içten bir teşekkür yazısı yazmıştı...

    1935 seçimlerine 'katılan' ilkokul öğrencileri

    Cumhuriyet, seçmen kültürünü küçük yaştan itibaren yerleştirmeyi önemsiyordu. Bu amaçla 1934 belediye seçimlerinde olduğu gibi, 1935 seçimlerinde de ilkokul öğrencileri, öğretmenleri eşliğinde sınıf sınıf sandık başına götürülmüş, seçim sürecine tanık olmaları sağlanmıştı. Ayrıca okullardaki bir ders 'seçim' konusuna ayrılmıştı. Bu derslerde seçmen ve saylav (milletvekili) gibi konularda bilgiler veriliyor, seçimlerin nasıl gerçekleştiği anlatılıyordu. Ayrıca öğrencilere seçim konulu ödevler veriliyordu.

    Kayseri'den bir teşekkür

    "Türkiye'nin yüksek ve parlak güneşi olan Atatürk'ün, kadınlığı da son derece yükselterek en kıymetli hakkına kavuşturduğu için ruhum sonsuz bir saadetin kanatları üstünde uçarken kalbimden taşan şükran duygularından bir parçasını olsun kalemimin yazabildiği kadar bir ifade ile.. arz etmiştim... Atatürk ve Cumhuriyet hükümeti sayesinde kadınlık bir ölümden kurtularak yeni ve taze bir hayata kavuştu ve her türlü haklarımız verildi. Şimdi bize düşen iş.. Atatürk'e ve Cumhuriyet Halk Fırkası'na karşı ölünceye kadar öz candan çalışmaktır."
    Ayşe Gübgüb [Ayın Tarihi No:14 (Şubat 1935) s.465 - 466]

    Sandık alayları

    Tekparti dönemi boyunca seçimlere çok önem verilmiş ve dört yılda bir düzenli olarak seçimler yapılmıştı. Seçimler bir ulusal bayram havasında geçerdi. Seçimlerden sonra, oy sandıkları, kutsal bir emanet gibi, 'sandık alayı' törenleri düzenlenerek taşınırdı. Sandık alaylarının belirli bir yürüyüş düzeni vardı. Örneğin İstanbul'da düzenlenen sandık alayında en önde çiçeklerle süslenmiş bir kamyon ve içinde bir kaide bulunurdu. Üzerinde güzel bir halı olan kaidenin üstünde oy sandığı dururdu. Kamyonun önünde yürüyüş halindeki belediye bandosu marşlar çalardı. Kamyonun arkasında sırasıyla belediye reisinin, CHP İl Başkanı'nın, İstanbul Üniversitesi Rektörü ve dekanlarının, Seçim Teftiş Kurulu'nun, Ticaret Odası ile esnaf kuruluşlarının ve son olarak İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin otomobilleri bulunurdu. Milli kıyafetler giydirilmiş öğrenciler, halkla birlikte büyük bir yürüyüş kolu oluşturarak konvoyu takip ederdi. Oy sandığı, 'Hâkimiyet milletindir' gibi pankartlarla caddelerden geçirilerek vilayete götürülürdü.

    -----------------------
    YARIN: Mamak, Etimesgut, Keçiören, Yenimahalle, Altındağ