AKP'li Şentop: Cumhurbaşkanı ve Başbakanı Uluslararası Ceza Mahkemesine taşıyacaklar

AKP'li Şentop: Cumhurbaşkanı ve Başbakanı Uluslararası Ceza Mahkemesine taşıyacaklar
AKP'li Şentop: Cumhurbaşkanı ve Başbakanı Uluslararası Ceza Mahkemesine taşıyacaklar
Paralel yapı iddialarıyla ilgili konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop, "Türkiye'yi terör örgütleriyle ilişkilendirilerek, Cumhurbaşkanı ve Başbakanı Uluslararası Ceza Mahkemesine taşıyacaklar, hedefleri bu" dedi.

RADİKAL-Birlik Vakfı Ankara Şubesinde düzenlenen "Yeni Anayasa Yeni Türkiye " konulu konferansta , 17-25 Aralık Yolsuzluk operasyonlarıyla ilgili konuşan   AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop "Bu konu Tayyip Erdoğan 'ın konusu değil, hükümetin konusu da değil, burada Türkiye'ye kurulmuş bir ihanet teşkilatı var. Karşımızda bir dini cemaat yok, uluslararası bir taşeron örgüt var"  Anayasa Mahkemesi'nin mevcut anayasanın ruh çağırıcılığı görevini üstlendiğini dile getiren Şentop, şöyle konuştu: "Anayasa Mahkemesi işte, ruh çağırıcısıdır. Çağırıyor işte Turgut Özal aday oldu, ne dersin 101 nasıl uygulayalım? 'Okuduğunuz gibi uygulayın' diyor ruh. Demirel aday oldu, 'okudunuz gibi uygulayın'. Sezer aday oldu, 'okuduğunuz gibi uygulayın.' Abdullah Gül aday oldu, 'haa o zaman yeninden bir bakalım şuna' diye 367 kararını Anayasa Mahkememiz çıkartıyor. Anayasa'nın ruhu, Anayasa'nın temel problemidir. Anayasa'nın ruhu, Anayasa'nın ideolojisidir. Anayasa'nın paradigmasıdır. Bu sebeple Anayasa'yla ilgili ne kadar değişiklik yapılırsa yapılsın, hatta başlangıç kısmı sabit kalmak kaydıyla Anayasa'nın tamamı yeni baştan yazılsın, Anayasa'yla ilgili sorun çözülmez. Bu ruh bulunduğu sürece Türkiye'nin Anayasa sorunu çözülemez. Onun için biz 'yeni Anayasa' diyoruz. Mevcut Anayasa ruhunu teslim etmedikçe Türkiye'nin Anayasa'yla ilgili problemini çözmek mümkün değil. Bu ruh Anayasa'yı bir iktidar ve siyaset zemini olarak kullanma anlayışıdır. Bu sadece başkalarının Anayasa'ya atfettiği bir anlam değil, bizatihi Anayasa kendi manası bu. Anayasa böyle bir görev üstlenmiş."

ANAYASAYI OLUŞTURAN ANLAYIŞ ÇÖKTÜ

AK Parti'nin "Yeni Türkiye" ile kastettiğinin yeni anayasa olduğunu ifade eden Şentop, "Yeni Türkiye"nin madalyonun bir yüzü, yeni anayasanın da diğer yüzü olduğunu söyledi.
Egemenliğin kullanım hakkının sadece milletten alınacağını ve anayasanın sadece bunun şeklinin tanzim edebileceğini belirten Şentop, anayasanın milletin yerine geçerek bir iktidar dağıtım merkezi haline dönüştürülemeyeceğini vurguladı. Şentop, Türkiye'nin yazılı olarak bir anayasası olduğunu ama bu anayasayı oluşturan anlayışın günümüzde çöktüğünü dile getirerek, yeni anayasanın bunun için gerekli olduğunu savundu. Yeni anayasa tartışmanın bir süre daha ülke gündeminde yer alacağını belirten Şentop, "Yeni Türkiye, yeni anayasa meselesi önemli bir konu olarak kalacak. Bunun böyle olmasının da hayırlı olacağını düşünüyorum. Bu tartışmalar vesilesiyle Türkiye demokrasiyi gerçek manada anayasa ve hukuk devletini tartışabilecek, öğrenebilecek hatta daha sonra geleneklerle yaşatabilecek noktaya gelecek. Ben önümüzdeki dönemin de önümüzdeki seçimin de önemli tartışma konusunun bu olacağını düşünüyorum" diye konuştu.

17-25 ARALIK OPERASYONU

Şentop, paralel yapının 17 ve 25 Aralık operasyonlarının ardından daha başka planları da hayata geçirmeyi amaçladığına dikkati çekerek, "Burada asıl hedef Recep Tayyip Erdoğan 'dı. Tayyip Erdoğan siyasette devre dışı bırakılacak, mümkünse AK Parti kontrol edilecek, edilemezse AK Parti de devre dışı bırakılacaktı. Türkiye'yi yine yönetilebilir, dışarıdan kontrol edilebilir bir Türkiye'ye dönüştürülecekti" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin paralel yapı konusunda dünyada benzeri olmayan bir örgütlenmeyle karşı karşıya olduğunu ifade eden Şentop, şunları kaydetti: "Buradaki mesele bir uluslararası projenin taşeronluğunun üstlenilmesi meselesidir. Siz, Başbakan, Genelkurmay Başkan, MİT Müsteşarı gibi üst düzeydeki yöneticilerin telefonlarını niye dinliyorsunuz? Bütün bunların hepsi bir proje. Bu projeyle bir dosya hazırlamak istiyorlar, bu dosyayla Türkiye'yi terör örgütleriyle ilişkilendirilerek, Cumhurbaşkanı ve Başbakanı Uluslararası Ceza Mahkemesine taşıyacaklar, hedefleri bu. Buna kilitlenmişler. Uluslararası bir projenin Türkiye'deki işbirlikçiliğini yapıyorlar. Bu konu Tayyip Erdoğan'ın konusu değil, hükümetin konusu da değil, burada Türkiye'ye kurulmuş bir ihanet teşkilatı var. Karşımızda bir dini cemaat yok, uluslararası bir taşeron örgüt var."