AKP'nin reformu buymuş

1.5 yıllık kavga
Milli Eğitim ve YÖK'ün tartıştığı 'üniversite reformu' Meclis'e yollandı. Meslek liselerine katsayı eşitliği getiren tasarı, imam-hatip mezunlarının ilahiyat dışındaki üniversite bölümlerine girmesinde kolaylık sağlıyor.
ÖSS'ye yetişecek
Görüşmeleri yarın başlayacak tasarı bu yılki ÖSS'ye yetişecek. Milli Eğitim Bakanı Çelik, ana reformun Anayasa değişikliği sonrasına kaldığını belirterek, "Konuyu imam-hatiplere indirgemek tahrikçiliktir" dedi.
Görevi bırakacaklar
Tasarıya göre YÖK'te üye sayısı 22'den 16'ya inecek. Kanun çıkınca YÖK üyelerinin görevi bitecek. Yeni üyelerin beşini Köşk, beşini hükümet, beşini Üniversitelerarası Kurul, birini de Genelkurmay tayin edecek.
YÖK: Bu tasfiyedir
YÖK başkanını da Köşk değil yeni kurul seçecek. YÖK yarın konuyu görüşecek, üyeler tepkili: "Amaçları tasfiye. Çok da zaman kaybettik." Başbakan Erdoğan ise "Hiç kimse gerginlik yaratmasın" diye konuştu.

ANKARA - Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile üniversitelerin 1.5 yıldır tartıştığı YÖK tasarısı açıklandı. AKP tasarıyı 'süratle' Meclis'e ulaştırdı. TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nda yarın görüşülecek tasarı, 20 Haziran'daki ÖSS sınavına yetiştirilecek. İmam-hatip lisesi (İHL) mezunlarına diğer meslek lisesi mezunlarıyla eşit katsayı getiren tasarının yasalaşması halinde İHL mezunları, İlahiyat dışındaki yükseköğretim programlarına girebilecek. YÖK'ün yapısını değiştiren tasarı yasalaşırsa YÖK üyelerinin görev süresi bitecek.
11 maddelik tasarı dün Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik tarafından açıklandı. Çelik, tasarının yarın TBMM MEB Komisyonu'nda görüşüleceğini, ondan sonraki hafta da TBMM Genel Kurulu'nda ele alınacağını söyledi. Çelik, 'köklü YÖK reformu'nun Anayasa'nın 130 ve 131. maddelerinde yapılması planlanan değişikliklerin sonrasına ertelendiğini belirtti.
Katsayılar eşitlendi
Yeni yasayla AKP, üniversiteye giriş sisteminde İHL'lerin önünde engel olarak gösterilen farklı katsayı uygulamasını kaldırıyor. Yeni düzenlemeyle, İHL'liler ilahiyat fakültesi dışındaki üniversitelere de yerleştirilebilecek. Düzenlemeyle MEB, genel ortaöğretim ve mesleki teknik ortaöğretim kurumlarının program/kol/alan bölümlerini; sözel, eşit ağırlık ve sayısal olmak üzere üç grupta toplayacak. Böylelikle İHL'ler de sözel, eşit ağırlıklı ve sayısal gruplarından birine sokulacak. Genel lise veya meslek lisesi mezunları, kendi program /alan/kol/bölümünü tercih ederse, hesaplanacak olan ortaöğretim başarı puanı 0.80 katsayısı ile çarpılacak. Ortaöğretimdeki program/alan/ kol/bölümü sözel olan öğrenciler eşit ağırlığa dayalı bir yükseköğretim programını seçerse ortaöğretim başarı puanı 0.60 katsayısı ile, sayısala dayalı bir yükseköğretim programını tercih ederlerse 0.45 katsayısı ile çarpılacak. İHL'lerin önünü açan düzenlemeye ilişkin olarak, "Meslek liselerinin aleyhine olan bu yanlışlık kaldırılmıştır. Burada kademeli üçlü bir yapı getirilmiştir" diyen Çelik, tasarının 'İmam-Hatip Yasa Tasarısı' olarak kamuoyuna yansımasının
'haksızlık' olduğunu söyledi. Çelik, "Meseleyi imam-hatip ekseninde ele almak, Türkiye'de çatışmaları körüklemektir. Bunu imam-hatip düzleminde ele alan biz olmadık. Kimse öküz altında buzağı aramasın" dedi.
Anayasa'yı beklemediler
Tasarı yasalaşırsa, YÖK'ün yapısı değişecek. Genel Kurul, Yürütme Kurulu ve Denetleme Kurulu'ndan oluşan yapı, tek kurula inecek. YÖK'te 22 olan mevcut üye sayısı 16'ya indirilecek. Mevcut yasada, üyelerin yedisini Cumhurbaşkanı, yedisini Üniversitelerarası Kurul (ÜAK), yedisini Bakanlar Kurulu, birini de Genelkurmay belirliyor. Yeni tasarıda ise üyelerin beşinin cumhurbaşkanı, beşinin Bakanlar Kurulu, beşinin ÜAK, birinin de Genelkurmay tarafından belirlenmesi öngörülüyor. YÖK'teki Genelkurmay temsilcisinin kaldırılmasının da bulunduğu Anayasa değişiklik paketini beklemeden 'apar topar' YÖK'ün yapısını değiştirmeye çalışan MEB, Anayasa paketinin çıkması durumunda, Genelkurmay temsilcisinin görevine son verilecek. Böylelikle, üye sayısı 15'e inecek.
MEB tasarıya eklediği geçici maddeyle mevcut YÖK üyelerini de tasfiye etmeyi planlıyor. Tasarının 7. maddesine göre, kanun yürürlüğe girdiği tarihte, Yükseköğretim Genel Kurulu ve Yükseköğretim Yürütme Kurulu Başkan ve üyelerinin görevleri sona erecek. Söz konusu maddenin YÖK'ü tasfiye hareketi olup olmadığına yönelik sorular üzerine Çelik, "Asla tasfiye yasası değildir. Tasfiye olan bir şey yok. ÜAK ve cumhurbaşkanlığı kontenjanındaki üyeler yine seçilebilir. Eski üyelere yasak koyulmamıştır" dedi.



YÖK başkanını kurul seçecek
YÖK tasarısında yer alan diğer maddeler şöyle:
Yetki transferi: Tasarı YÖK başkanının belirlenmesinde Cumhurbaşkanı'nın yetkisini elinden alıyor. Mevcut 2547 sayılı yasada YÖK başkanı bumhurbaşkanı tarafından atanırken, yeni tasarı, YÖK başkanının kurul üyeleri tarafından seçilmesini öngörüyor. Yeni tasarıda başkan ve kurul üyelerinin görev süresi dört yıl olarak korunuyor. Üyelerin YÖK başkanınca verilecek görevler dışında hiçbir kamu veya özel kuruluşta ücretli-ücretsiz çalışamayacağı da hükme bağlanıyor.
Maaşlara sınırlama: 2547 sayılı YÖK Yasası'nda, YÖK başkanı ve üyelerinin maaşları en yüksek devlet memuru maaşının iki katını geçmemek üzere Bakanlar Kurulu tarafından tespit ediliyor. Yeni yasada ise başkan ve üyelerin maaşları birinci derecenin son kademesindeki rektör maaşına endekslenerek, rektörün brüt ücret tutarının iki katını geçmeyeceği belirtiliyor.
YÖK öğretim üyesi atamayacak: Yeni tasarı, 2547 sayılı yasada YÖK'ün görevleri arasında yer alan 'yükseköğretimin amaç, ana ilkeleri ve öngördüğü düzene aykırı harekette bulunanların rektörün önerisi üzerine yükseköğretim kurumundan ilişiğinin kesilmesi' hükmünü kaldırıyor. Böylelikle, öğretim elemanlarının yükseköğretim programlarından atılmasının önüne geçiliyor.
Atamalarda ÜAK rolü: Tasarı, yardımcı doçent, doçent ve profesörlük atamalarında Üniversitelerarası Kurul'un (ÜAK) ve üniversite yönetim kurullarının yetkilerini artırıyor. Buna göre, yardımcı doçentlik atamalarında dekan yerine ilgili bölümlerin yönetim kurulları söz sahibi olacak. Yardımcı doçentliğe yükselecekler üçlü komisyon tarafından değerlendirilecek. İlgili birimin yönetim kurulu, bu görüşler doğrultusunda karar verecek. Atama rektör tarafından yapılacak. Yardımcı doçentlik süresi sekiz yıl olacak. Sekizinci yıl sonunda, üniversite yönetim kurulunun, aynı bilim dalındaki öğretim üyelerinden oluşturduğu üçlü komisyon karar verirse, kişi, doçentliğe yükselecek. Doçent atamalarında ise ÜAK'ın belirleyeceği kriterler esas alınacak. ÜAK'ın oluşturacağı beş kişilik jüri, doçentliğe atanacak kişinin eserleri, ÜAK'ın ölçütlerine uyarsa, eserleri incelemeden 'başarılı' diyebilecek. Bu çerçevede, öğretim üyeliğine atama ve yükseltme yönetmeliği yeniden değişecek. Profesörlüğe yükselme ve atamalarda bilimsel ölçütler, ÜAK'ın belirlediği ölçütler göz önüne alınarak senato tarafından belirlenecek.

Çifte maaş şansı

Geçici görev: Mevcut yasada, öğretim üyelerinin ilgili kurumlar ile kendilerinin isteği üzerine, Başbakanlık, Bakanlıklar, TSK, Adli Tıp Kurumu, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nda geçici olarak görevlendirilebilecekleri belirtiliyordu. Yeni tasarı, bu kapsamı genişletti. Buna göre, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Kurumu, Refik Saydam Merkez Hıfzısıhha Müessesi, mahalli idareler, üst kurullarda da öğretim üyeleri geçici görev alabilecek. Bu şekilde görevlendirilenler, kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumlarından ücret almaya devam edecek. Bu şekilde görevlendirilen öğretim elemanlarının ikinci görev aylıkları da yükselecek.
Öğrenci örgütleri tasarıya girdi: Yeni tasarıyla öğrenci örgütleri de yasallaştırılıyor. Üniversiteler beş kişilik üniversite öğrenci konseyi yürütme kurulunu belirleyecek. Öğrenci konseyi başkanları Üniversitelerarası Öğrenci Konseyi Genel Kurulu'nu oluşturacak.
Etik komisyon geliyor: Tasarıyla, ÜAK tarafından etik komisyonlar oluşturulacak. Komisyonların görev ve yetkileri yönetmeliklerle belirlenecek. Etik komisyonlar öğretim elemanlarının eserlerini değerlendirecek.
Sözleşmeli asistan: Masraflarının tamamı gerçek veya tüzel kişilerce karşılanmak üzere sözleşmeli araştırma görevlisi istihdam edilebilecek. Üniversitelerde yapılacak çalışmalar sonucu doğacak 'patent hakkı'nın sahibi üniversite olacak. Buradan elde edilecek gelirler bütçeye gelir kaydedilecek.