Ali Babacan temkinli, Şimşek ise beklemede

Ali Babacan temkinli, Şimşek ise beklemede
Ali Babacan temkinli, Şimşek ise beklemede
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Babacan ile devam etmekten yana. AK Parti kulislerinde Babacan'a 'Adaylık için başvuru yapın' mesajı verdiği konuşuluyor.

Hürriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Deniz Zeyrek ekonominin dümenindeki iki ismin ne yapacağını ve Erdoğan ve Davutoğlu'nun görüşlerini analiz eden bir yazı kaleme aldı. Zeyrek,'Babacan temkinli, Şimşek beklemede' başlıklı yazısında şunları dile getirdi:

Derecelendirme kuruluşları, Türkiye ile ilgili değerlendirmelerini yaparken hep aynı soruyu soruyor: “1 Kasım’dan sonra Türkiye ekonomisinin dümeninde kim olacak?” Bu sorunun yanıtını vermek zor. Sadece bizim açımızdan değil, Başbakan Ahmet Davutoğlu açısından da zor.Zorluğun kaynağı, sorunun aslında başka bir tercümesi olması.. O da şu: “1 Kasım’dan sonra Ali Babacan ve Mehmet Şimşek ekolü Türkiye ekonomisini yönetmeyi sürdürecek mi sürdürmeyecek mi?”

Bu sorunun yanıtını isimler üzerinden yanıtlamak gerek:

Başbakan Ahmet Davutoğlu açısından: Daha önce, faiz-enflasyon ilişkisiyle ilgili tartışma zirvedeyken, kritik karar aşamasında tercihini Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın değil, Babacan ve ekibinin görüşlerinden yana kullanmıştı. Bu nedenle Babacan ile devam etmekten yana. AK Parti kulislerinde Babacan’a ‘Adaylık için başvuru yapın’ mesajı verdiği konuşuluyor.
Ali Babacan: Siyasette devam etme konusunda isteksiz. Babacan Tekstil’in başına geçip, büyütmeyi planlıyor. Bu nedenle Başbakan Davutoğlu’nun aday olma konusundaki çağrısını karşılıksız bıraktığı konuşuluyor. Yakın çevresine “adaylık başvurusu olmadan da aday gösterebilirler” dediği de iddialar arasında. “Tek çıpa mali disiplin” yaklaşımıyla, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndan gelen farklı ekonomik yaklaşımlar karşısında ekonominin dümeninde daha fazla kalamayacağı endişesi de var. Ayrıca, aday olsa, AK Parti tek başına iktidara gelse bile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ’ın kendisine o kritik görevi vermeyebileceği de Ankara kulislerinde konuşulanlar arasında. Bütün bunları hesaba katan Babacan’ın aday olması, ekonominin başında kalması düşük bir ihtimal gibi görünüyor.

Mehmet Şimşek: Adaylık başvurusu yaptı. Görev verilirse kabul etmeyi planlıyor. Ancak görev alırsa ekonomi yönetimi konusundaki mevcut duruşunu değiştirmeyi düşünmüyor. Yakınlarına ‘Ben doğru olanı yaparım, yapmamı istemezlerse ben giderim’ dediği konuşuluyor. Diğer taraftan, ekonomi yönetiminin ekip işi olduğuna ve Babacan ya da onun gibi kararlı bir isim olmadan yürümeyeceğine inanıyor. Geçici hükümette Babacan’ın koltuğuna oturan Cevdet Yılmaz’ın konumunu koruması halinde birlikte çalışma önerisini reddetmeyecek.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan: Babacan, Şimşek ve Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ile görüşlerinin örtüşmediği artık aşikar. Son zamanlarda ekonomi ile ilgili kararlarını Nihat Zeybekçi, Nurettin Canikli, Berat Albayrak ve Yiğit Bulut gibi isimlere danışarak aldığı biliniyor. Erdoğan açısından Babacan ve Şimşek gibi isimler artık ‘olmazsa olmaz’ görünmüyor.

'DİSİPLİNE DEVAM'
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten bütçe uyarısı geldi. Şimşek, yılın ilk 8 ayında bütçe performansının iyi olduğunu belirterek, “Yılın ilk 8 ayındaki güçlü performansa rağmen bütçe disiplinini korumaya devam etmeliyiz. Zira bütçe, Türkiye’nin kısa vadede tek çıpasıdır. Küresel ekonomi, FED ve Çin şokları ile karşı karşıya kalabilir. Son olarak cari açık ve enflasyonla mücadele etmek, büyüme performansını yükseltmek ve daha da önemlisi dış şoklara karşı dirençli olmak için mali disiplin olmazsa olmazdır” dedi. Bütçe sonuçlarının ardından Şimşek dün yaptığı yazılı açıklamada, geçen yılın ilk 8 ayında bütçenin 2.7 milyar lira açık verdiğini, bu yıl için öngörülen bütçe açığının 21 milyar lira olduğu göz önüne alındığında 2015’in 8 ayındaki bütçe fazlasının cesaret verici olduğunu kaydetti. Şimşek, “2015 ocak-ağustos döneminde bütçe gelirleri, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13.1 artarken, bütçe giderlerinin artış oranı yüzde 11.8 olarak gerçekleşmiştir. Bütçedeki güçlü performans, haziranda gerçekleşen genel seçimlere, OVP’ye göre daha düşük gerçekleşen büyümeye, bölgedeki jeopolitik gerginliklere, finansal piyasalardaki dalgalanmalara ve siyasi belirsizliğe rağmen elde edilmiştir” dedi.