Amerikan usulü tazminat geliyor

Dosyanın öyküsü
Yerel mahkemenin, ölüme yol açan hekim hatası üzerine verdiği kararda belirlediği manevi tazminat miktarı, Yargıtay'ın ilgili hukuk dairesi tarafından 'fazla' bulunarak bozuldu. Ancak mahkeme kararında direnince dosya Hukuk Genel Kurulu'na gitti.
'Zenginleşmeme' aşıldı
Genel kurul uyuşmazlığı çözerken, tazminat miktarının önceden uygulanan 'alan tarafın zenginleşmemesi, veren tarafın yoksullaşmaması' ölçütü yerine, 'alanı tatmin etmesi, veren için de caydırıcı olabilmesi' ölçütüyle belirlenmesi gereğinin altını çizdi.
Hukukçular: Olumlu
Gerekçede, "Aslolan insan yaşamıdır, bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ıstırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir" denildi. Hukukçular, "Son derece çağdaş bir karar, görülmekte olan davaları etkilemesi de söz konusu" diyor.

ANKARA /İSTANBUL - Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Türkiye'de 'zenginleşmeye neden olmayacak' şekilde hesaplanan ve çok düşük kaldığı için tartışma konusu olan manevi tazminatlarla ilgili önemli bir karar aldı. Genel Kurul, manevi tazminat miktarlarında, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi
'caydırıcılık' unsuruna ağırlık verilmesi gerektiğine işaret ederek, "Aslolan insan yaşamıdır, bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ıstırabı hiçbir değer telafi etemez" dedi. Hukukçular, süren davaların bundan etkilenebileceğini vurguladı.
İstanbul'da 'doktor hatası' sonucu ölen bir kadının eşi, çocukları ve kardeşlerinin açtığı tazminat davasını sonuçlandıran Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, hastane ve ameliyat eden doktorun, kocaya 9.8 milyar lira maddi, 16 milyar lira manevi, üç çocuğa 15'er milyar lira manevi ve üç kardeşe 4'er milyar lira manevi tazminat ödemesine hükmetti. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi önce kararı usul ve yasaya uygun bulup onadı. Ancak daire 'karar düzeltme' istemini görüşürken, bu kez 'manevi tazminat fazla' diye kararı bozdu. Yerel mahkeme kararında direndi, dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gitti. Genel Kurul, yerel mahkemenin kararını onarken gerekçeli kararı 'tazminat davaları'na ışık tuttu.
Genel Kurul'un gerekçesinde, Borçlar Kanunu'nun manevi tazminata ilişkin hükümlerine atıfta bulunularak şu görüşlere yer verildi:
"Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne cezadır. Çünkü zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda huzur duygusu uyandırmaktadır. Aynı zamanda ruhi ıstırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. Manevi tazminat, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplarından çıkarılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir.
'Aslolan insan yaşamıdır'
Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta, kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. Bu ilkeler gözetildiğinde, aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ıstırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir."
Gerekçede, kamusal nitelik taşıyan hizmet olması nedeniyle özel hastanelerin gerekli sadakat ve özeni göstermek durumunda olduğu da vurgulandı:
"Emekli kamu görevlisi olan eşin ve diğer davacıların, hastanın sağlığını riske atmamak, daha iyi ve özenle bakılmasını sağlamak adına getireceği mali yüke karşın özel hastaneyi tercih ettikleri anlaşılmaktadır. Bu güvene layık olunmaması da hasta sahiplerini yaralayacaktır."
Hukukçuların kararla ilgili görüşleri:
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu: Türkiye'de mahkemeler manevi tazminat konusunda çekingen davranıyordu. Kişilerin maddi kaybı göz önüne alınırken, manevi acının tatmin edilmesi konusuna fazla girilmiyordu. Kararla bu eksiklik aşılmış oluyor.
İstanbul Barosu Başkanı Kazım Kolcuoğlu: Bu, hep tartışılan bir konuydu. Manevi tazminat davalarında, 'zenginleşme aracı olamaz' denilerek miktar düşük tutuluyor, 'sembolik' bir şeymiş gibi değerlendiriliyordu. Mahkemeler yüksek miktar belirlediğinde, Yargıtay'dan dönüyordu. Bu karar olumludur ve süren davaları da etkileyecektir.
Ankara Barosu Başkanı Semih Güner: Tazminat 'zenginleşme aracı' olarak değerlendirilip insani değerler hiçe sayılıyordu. Kararın çağdaş bir düzenleme olduğu kanaatindeyim. Devam eden davalar etkilenebilir.



Dünyadan rekorlar
  • ABD'de 40 yıl günde iki paket Marlboro sigarası içip kanser olan Richard Boeken'in Philip Morris aleyhine açtığı davada mahkeme, 3 milyar dolar tazminata karar verdi.
  • General Motors, 1993'te alev alarak altı kişinin yanmasına neden olan Malibu marka otomobilde imalat hatası olduğu gerekçesiyle 4.9 milyon dolar tazminata mahkûm edildi.
  • Marsilya'da U2'nun konserine giden bir kadının sol kulağı yüzde 75, sağ kulağı ise yüzde 49 işitme kaybına uğradı. Organizasyon firması 34 bin dolar tazminata mahkûm oldu.
  • Ford, Explorer marka aracıyla beş takla attıktan sonra belden aşağısı felç olan ABD'li Benetta Buell Wilson'a 264 milyon dolar tazminat ödemeye mahkûm edildi.
  • ABD'de içki ithalatçısı bir firma, pazarlamacı kızlara taciz gerekçesiyle 1999'da 2.6 milyon dolar tazminata mahkûm edildi.
  • ABD'nin oteller kraliçesi Leona Helmsley, eşcinsel olduğu için işten çıkardığı müdürüne 11 milyon dolar tazminata mahkûm oldu.
  • Kanada'da ünlü gösteri grubu Cirque du Sloeil tarafından AIDS olduğu için işten çıkarılan dansçı, 600 bin dolar tazminat aldı.
  • ABD'de Merrill Lynch firması, kadın olduğu için terfi ettirmediği Hydie Sumner'a 2.2 milyon dolar tazminat ödedi.
  • Petrol şirketi Exxon-Mobil Alaska'da yol açtığı çevre kirliliği kurbanlarına 6 milyar 750 milyor dolar tazminat ödemeye mahkûm oldu.
    (aa, Radikal)