Anayasa yazımı 'belaltı'na takıldı

Haber: RİFAT BAŞARAN / Arşivi

ANKARA- Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda eşcinsellik tartışmasının ardından şimdi de ‘müstehcenlik’ ve ‘fuhuş’ krizi çıktı. Yeni anayasanın ‘Temel Hak ve Hürriyetler’ bölümünün 4. maddesi olan ‘insanın maddi ve manevi varlığı, bütünlüğü ve korunması’ başlığı tanımlanırken MHP , maddenin kadınları da fuhuşa karşı korumasını istedi. Ancak CHP ve BDP , ‘farklı yorumlanarak yasakçı bir anlayışı’ hayata geçirebileceği kaygısıyla karşı çıktı.
Komisyonun cuma günü yapılan toplantısında yazım alt komisyonunun üzerinde uzlaştığı ‘Kişi Hak ve Hürriyetleri’ bölümüne ilişkin üç madde üzerinde anlaşma sağlandı. Bölümün ‘İnsanın maddi ve manevi varlığı, bütünlüğü ve korunması’ maddesinde yer alan, “Herkes, maddi ve manevi varlığını koruma, geliştirme ve buna saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Tıbbi zorunluluklar ya da kişinin aydınlatılarak rızası esas alınmak şartıyla (koşuluyla) kanunda açıkça belirtilen haller dışında, bilimsel ve tıbbi deneyler dahil, vücut bütünlüğüne dokunulamaz. İnsanın bedeni (vücut bütünlüğü), organları (ve uzuvları), (doku), onur (şeref) ve haysiyetine aykırı bir şekilde metalaştırılamaz” ifadesi, en çok tartışılan tanım oldu. Tanım içerisinde bazı ifadelerin daha sonra yeniden ele alınması kararlaştırıldı.
MHP’li üyeler bu başlık altında yer alan ‘metalaştırılamaz’ ifadesini tanımlayacak ‘kadının cinsel meta olarak kullanılması’ ve ‘fuhuşa’ ilişkin bir ifadenin de yer almasını istedi. AKP ’li üyeler ise cümlede ‘insan bedeni’ ibaresinin yer alması gerektiğini savundu. Bu iki talep tartışmaya neden oldu. Önce CHP sonra da BDP bu taleplere karşı çıktı. AKP’liler cümlede ‘insan bedeni’ kullanılması durumunda kadavraların da koruma altına alınacağını ve insan bedeninin öldükten sonra ticari meta olarak kullanılamayacağını savundu. CHP ise insan bedeni yerine ‘vücut bütünlüğü’ ibaresini önerdi. 

‘Yasakçı anlayış’ kaygısı
CHP ve BDP bu ifadelerin kullanılmasıyla sansürcü bir anlayışın devreye girebileceğini, ‘insanın temel hak ve özgürlüklerinin tanımlandığı bölümün yasakçı zihniyete kapı aralamasından çekindiklerini’ belirtirken CHP’li Atilla Kart konuya açıklık getirdi. Kart, “İnsan organlarının ticarileştirilmemesi ile ilgili bir sorun yok. Onun çerçevesi kanunla düzenlenecek zaten. Ancak ‘insan bedeni kavramı üzerinden kamu otoritesinin özgürlükleri kısıtlamaya yönelik bir müdahalesi olur mu, olmaz mı’, bu noktada kaygılıyız. Kadın ticareti ve kadınların fuhuşa karşı korunması zaten ileride ‘zorla çalıştırma ve kölelik’ bölümü ile ‘kadın-erkek eşitliği’ bölümünde anayasal güvenceye alınacak. Bu iktidara yasaklar için zemin yaratmak istemiyoruz” dedi. Bunun üzerine bu ifadelerin daha sonra ele alınmasına karar verildi.