Arınç: Birinci sözümüz başkanlık değil

Arınç: Birinci sözümüz başkanlık değil
Arınç: Birinci sözümüz başkanlık değil
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, başkanlık sistemi tartışmalarına ilişkin, "Biz yeterli çoğunluğu sağladığımız takdirde yeni bir anayasa yapacağız. Birinci sözümüz budur. Birinci sözümüz başkanlık değil" dedi.

RADİKAL - Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Habertürk TV'de soruları yanıtladı.

Arınç'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

27 MAYIS'IN YILDÖNÜMÜ...

27 Mayıs'ı demokrasiye müdahale olarak hatırlıyorum. TSK'nın başındakiler kaşlarını çatsa hükümetler istifa etti.

SİVİL-ASKER İLİŞKİLERİ

MGK'da oturma biçimimiz bizim dönemimizde değişti. TSK'nın kime karşı nasıl sorumluğu olduğu Anayasa'da belirli.

Son 5-6 yıldır TSK'nın komuta kademesiyle hükümetle arasında Cumhurbaşkanlığı arasında görevleri yapma konusunda anayasada ve kanunlarda uyacakları prensipler noktasında herhangi bir sorun yok.

"BEN ONLARI ÇOK TAKDİR EDİYORUM"

Bu dönemde muvazzaf, emekli general ve subaylarla ilgili olarak çok davalar açıldı. Bu davalar sırasında Genelkurmay Başkanlığı hukuka bağlı kaldı. Eskiden böyle bir olay karşısında "geliyoruz ha" diyebilirlerdi veya başka türlü bir davranışta bulunabilirlerdi. Ama bugünkü komuta kademesi anayasayı da kendilerine tanınan yetkileri de çağdaş bir ülkedeki asker-sivil ilişkilerini de en iyi şekilde götüren insanlar. Ben onları şahsen çok takdir ediyorum.

"BİRİNCİ SÖZÜMÜZ BAŞKANLIK DEĞİL"

Başkanlık sistemi, Türkiye'ye parlamenter sistemin getirmediği neyi getirecek?

Bilmiyorum. Başkanlık konusu açıldığı zaman ben fikirlerimi çokça söyledim. Biz yeterli çoğunluğu sağladığımız takdirde yeni bir anayasa yapacağız. Birinci sözümüz budur. Birinci sözümüz başkanlık değil. Birinci sözümüz yeni anayasayı yapacak güce sahip olmak. Buna sahip olduğumuz zaman, inşallah olacağız en az 330'la, o zaman yeni anayasayı yaptığımızda bu ülke nasıl daha iyi yönetilebilir sorusunun cevabını da başkanlık sistemini de konuşacağız.

Seçimlerden sonra konuşulacak bir şeyin seçimlerden önce fazlaca konuşmayı ben kendi açımdan yanlış buluyorum.

"HDP AÇISINDAN DA ÇOK YANLIŞ, AK PARTİ AÇISINDAN DA ÇOK YANLIŞ"

AK Parti başkanlık sistemini seçim meydanına taşıyor, HDP de neredeyse bütün seçim stratejisini bu sistemin getirilmemesi üzerine kurduğu için...

Çok yanlış oldu. HDP açısından da çok yanlış, AK Parti açısından da çok yanlış. Eğer biz başkanlık sistemine karşıyız diyerek Cumhurbaşkanımızı hedef alıyorlarsa, sıkılmadan "Seni başkan yaptırmayacağız" diye bunu tekrarlıyorlarsa bu bir siyasetçinin yapacağı şey değil. Bunun üzerine politika üretilmez. Bunun üzerine halk manipüle edilmez. Bu çok basit bir şey. Bunu çoluk çocuk yapar.

Bunun karşılığı da sayın Recep Tayyip Erdoğan karşıtlarını veya AK Parti karşıtlığını başkanlık konusu üzerinden aleyhte bir kampanyaya dönüştürmek mümkün olur ve AK Parti bundan dolayı da kaybederse ona da yazık olur. Başkanlık meselesini bu seçimin manivelası haline getirmek bence yanlış. Çünkü CHP de MHP de HDP de tamamen başkanlığı hedef alıyor. Halbuki demokratik bir sistemdir. Demokratik rejimlerin olduğu yerlerde bir yönetme biçimidir, bir hükümet modelidir.

Bunu reddetmek mümkün değil. Ama sayın Cumhurbaşkanı başkanlık sistemini tek başına savunan, bunu her gün konuşan bir insan olunca karşı taraf da, "seni başkan yapmayacağım" diyerek halktaki tepkiyi kanalize etmeye çalışıyor.

Hükümet sistemleri tartışılabilir ama bunun ne olacağına yeni anayasada karar vereceğiz.


SON ANKET SONUÇLARI

Arkadaşlarımdan duyduğum kadarıyla biliyorum. Zaten şu anda manipulasyonların dışında bir şey tartışılmıyor. Benim bildiğim biz 45 bandına yaklaşıyoruz. İnşallah 45'in üzerine çıkmak için çalışıyoruz. 46-47 olur. Son 10 günün psikolojisini şu anda tahmin etmek mümkün değil. Anketler bizim son bir ay içerisinde yükseldiğimizi CHP'de çok artış olmadığını, MHP'de bir iki puanlık belki artışın söz konusu olabileceğini HDP'nin de 9 ila 10,5 arasında gidip geldiğini gösteriyor. HDP barajın değil daha çok kılıcın üzerinde.
Kimse beyannamelere de vaatlere de bakmıyor.

HDP'nin halen barajı aşamadığını düşünüyorum ve hissediyorum.


7 HAZİRAN'A DOĞRU

Gençlerin AK Parti lehine oy kullanabileceklerini düşünüyorum. Gençlerin ve kadınların siyasete katılımına değer veriyoruz.

Köyümüze giderken çamura batardık, 1 gün yol giderdik. Artık köyler şehirle bütünleşmiş, yol ve su problemi kalmamış. Şimdi köylerde doğalgazın ne zaman geleceğini soruyorlar. Gençler daha fazlasını istiyor, geçmişle mukayese de yapılmalı.


ÇÖZÜM SÜRECİ

Gözyaşlarının dinmesi bizim temel amacımızdır. Siyasi rant aracı olarak görmedik bu konuyu. Halk çözüm sürecini destekliyor.

HDP'nin barajın altında kalması süreci etkilemez. Sürecin halkımız adına başarıyla sonuçlanmasından sorumluyuz. HDP değil AK Parti olmazsa, havada bulut sen bu işi unut. 15 aylık partiyken seçime girdik, barajdan şikayet ettik mi?

BARAJ TARTIŞMASI

Temsilde adalet çok önemlidir, baraj buna mani. Anayasa Mahkemesi ve AİHM'e yapılan müracaatlar reddedildi. Barajın ne kadar düşürüleceği bile bir tartışma konusu. "Baraj altında kaldık" diye aba altından sopa göstermek olmaz.

7 HAZİRAN'DAN SONRA

Vakıf çalışmalarına uzak değiliz, çalışmalara seve seve gideriz.