Arınç'tan İran'a: İsminizdeki 'İslam' kelimesinin anlamı kalmaz

Arınç'tan İran'a: İsminizdeki 'İslam' kelimesinin anlamı kalmaz
Arınç'tan İran'a: İsminizdeki 'İslam' kelimesinin anlamı kalmaz
Suriye'de Esad yönetiminin Cuma günü yüzlerce sivili katletmesine Irak, Lübnan ve İran gibi ülkelerin ne diyeceğini merak ettiğini söyleyen Bülent Arınç, 'Eğer İran'dan bir sez seda çıkmazsa ülkelerinin içindeki İslam kelimesini çıkarmaları gerekir' dedi.

BURSA (A.A) - 05.02.2011 - Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, hükümet olarak Suriye'de yaşanan bu olaylara seyirci kalmayacaklarını, mevcut yönetimin halka baskı uygulamasını ve öldürme olaylarının bir an evvel son bulması gerektiğini her defasında ısrarla söylediklerini belirterek, “Ne yazık ki ana muhalefet partisi de muhalefet partisi de Suriye'nin iç işlerine karışmamak gerektiğini, Türkiye 'nin böyle bir meselesi bize söylüyordu. Son Kandil gecesinde yaşanan vahşeti gördükten sonra sayın Kılıçdaroğlu 'nun da sayın Bahçeli'nin de bu konuda neler söyleyeceğini merak ediyorum” dedi.

Arınç, bir otelde adamlarıyla yaptığı toplantının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Arınç, bir gazetecinin, “Mevlit Kandili gecesi Suriye'deki saldırılarda 260 kişinin öldürülmesi vahşet olarak değerlendiriliyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusuna Arınç, ölü sayısının 260 değil 500 kadar olduğunu bildirdi.

Arınç, bu tür olayların yaşandığını ve daha da acıların yaşanacağını tahmin ettiklerini ve bu yüzden kaygı duyduklarını ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Biz hükümet olarak bugüne kadar yaptıklarımızı bundan sonra daha yüksek sesle, bir taraftan Arap Birliği bir taraftan BM, bir taraftan Türkiye'de tek başına, hak, hakikat ve Suriye halkının yanında bütün adımları atacak ve üzerine düşen insani görevi kardeşlik görevini yerine getireceğiz.

Suriye'de bir kandil gecesinde yaşanan bu vahşeti İran nasıl karşılıyor, duymak istiyorum. Lübnan nasıl karşılıyor duymak istiyorum. Irak üzüntü duyuyor mu, duymak istiyorum. Eğer onlardan bir ses seda çıkmazsa ülkelerinin içindeki İslam kelimesini çıkarmaları gerekir.

Bizim bildiğimiz İran İslam Cumhuriyeti diye bir ülke var. Yoksa İran filan mezhep grubu adına bir ülkenin ismi yok. Dolayısıyla bu dayanışma, Müslümanların göz göre göre öldürüldüğü bir gecede bir günde görmezlikten gelinecek bir şey değildir. Her ülkenin bu olay karşısında kendisini test etmesi gerekir. Dolayısıyla Suriye yalnız bırakılmalıdır, yönetim olarak. Halkını kucaklamalıyız, masum insanlarla kardeşlik hukuku içinde olmalıyız ama ülkeyi yöneten yönetimlerine ve onların emrindeki silahlı güçle karşı bütün imkanlarımızı kullanmalıyız. Yaşanan bu vahşet adeta devam edecek gibi görünüyor. Herkes üzerine düşeni mutlaka yapacaktır.” (aa)