Arınç'tan sabotaj iddialarına yanıt

Arınç'tan sabotaj iddialarına yanıt
Arınç'tan sabotaj iddialarına yanıt
Başbakan Yardımcısı Arınç, Afyon'daki patlamanın sabotaj olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu'na tepki gösterdi

Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Afyonkarahisar'da meydana gelen patlamayla ilgili sözleri konusunda, “Yüzde 99 sabotajdır' diyor ve kendisine bu bilgiyi asker kişilerin, özellikle üst düzey askerlerin yani komutanların verdiğini söylüyor. Haber bu şekliyle tamamen doğruysa o zaman bizim bütün projektörleri Sayın Kılıçdaroğlu'na çevirip, 'size bu haberi kim verdi? Ellerindeki belgeler, bilgiler veya dokümanlar nelerdir?' dememiz lazım” dedi.

Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Bugün ilköğretim birinci sınıf öğrencilerinin eğitim ve öğretime başladığını belirten Arınç, öğrencilere başarılar diledi. Bakanlar Kurulu toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'ın yarın başlayacağı ve 5 gün sürecek Azerbaycan, Ukrayna ve Bosna Hersek'e yapacağı temaslar hakkında bilgi verdiğini kaydeden Bülent Arınç, toplantıda ayrıca iç ve dış gelişmeler, terörle mücadele ve Afyonkarahisar'da bir mühimmat deposunda meydana gelen patlamayla ilgili gelişmeleri değerlendirdiklerini bildirdi.

Hükümet Sözcüsü Arınç, şunları kaydetti: “Afyonkarahisar'daki hadise dolayısıyla ve son iki günde verdiğimiz şehitlerle acılarımız tazeleniyor. tekrar ölenlere Allah'tan rahmet, kalanlarımıza sağlık, afiyetler diliyoruz. Bu olayların biran evvel son bulması için temenni de bulunuyoruz ama elbette temenni bir hükümet söylenecek sözlerin yanında şüphesiz sadece bir milletin ferdi olarak söyleyeceğimiz kelimedir. Bu mücadelelerde, özellikle teröristle mücadelede başarılı olmak için elimizdeki bütün imkanları ve argümanları kullanıyoruz. Şüphesiz 75 milyon insanımız yaşadığımız her üzücü olayın arkasından bunun son bulmasını, faillerin bulunmasını, cezalandırılmasını ve artık Türkiye'de huzurla, güvenle hayat sürmeyi diliyor. Bunu biz de bir temenni olarak, bir istek olarak, bir talep olarak karşılamak için bütün gücümüzle çalışıyoruz.

"SONUCA ULAŞACAĞIMIZI HEPİMİZ BİLİYORUZ"
Afyonkarahisar'da meydana gelen olayla ilgili olarak askeri yargı soruşturma yapmaktadır. Hem Anayasamızın 145. Maddesi, hem de buna paralel olarak kendi kanunlarında yapılan düzenlemelerle takdir edersiniz ki Afyonkarahisar'da vuku bulan acı olay bir mühimmat deposunda askerlerin bulunduğu ve askeri bir görevin yerine getirilmesi sırasında meydana gelmiş bir olaydır. Olayın sorumlusu veya sorumluları varsa askeri savcılık tarafından yapılan soruşturmayla bir sonuca ulaşacağımızı hepimiz biliyoruz. Şu anda da aldığımız bilgiler bir adli soruşturmanın büyük bir ciddiyetle yapıldığıdır. Bir ihmal, hatta bir kötüye kullanma, görev aşımı veya akla gelebilecek her türlü ihtimalin titizlikle değerlendirileceğini ve sonucun da kamuoyuna en kısa zamanda sunulacağını Bakanlar Kurulu'nda görüşmüş bulunuyoruz.
Olayda hayatını kaybedenlerin kimlik tespiti ile ilgili GATA'da yürütülen çalışmaların sonuna yaklaşıldığı konusunda bilgi verildi. Şu ana kadar 20'ye yakın şehidimizin kimlik tespitleri tamamlanmış durumda. Sanıyorum ki bir iki gün içerisinde de diğer tespitlerimiz yapılmış olacak. Dolayısıyla ailelerine verilmesi şehitlerimizin defnedilmesi birkaç gün içerisinde mümkün olabilecektir diye düşünüyoruz.”

"HAKİKATEN İRKİLDİM"
Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısında Suriye'deki gelişmelerin, Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi ile ilgili verilen karar, Türkiye'nin komşularıyla olan ilişkileri ve sıcak kriz bölgeleriyle ilgili konuların da ele alındığını açıkladı.Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, yaptığı açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Arınç, “Afyonkarahisar'daki patlamaya ilişkin Genelkurmay Başkanlığı'nın bir açıklaması oldu. Açıklamada olay kelimesi kullanıldı. Kaza ifadesi yer almadı. Bir de CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklamada uzaktan kumanda ile patlamanın gerçekleştirildiğini ifade ediyor. Siz bu iddialara ne diyorsunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Genelkurmay Başkanlığı bugün bir açıklama yaptı. Teröristle mücadelede yapılanlar anlatıldı. Olay denmesi, kaza denmesi veya bir başka isim konulması bence işin özüne müteallik değil, esasına müteallik değil. Daha önce uçakla ilgili konularda ya da başka konularda açıklamalardaki nüanslara dikkat edilerek acaba bunun altında ne var diye merak edilmişti. Dolayısıyla bir açıklamada olay diye geçmiş, bir başka yerde kaza olduğundan bahsedilmişse olay ortadadır. önemli olan bütün ihtimalleri değerlendirmek ve gerçek bilgiye, sonuca ulaşabilmektir. Bir sabah kalktığınızda akşamki yangının bir patlamaya dönüştüğünü ve 25 tane vatan evladının, tertemiz kardeşimizin, yavrumuzun o bombaların infilakı ile öldüğünü duyduğunuz zaman elbette algılama farklı olabilir. Acaba ne var, neden oldu, niçin oldu? Gaziantep'i yaşamış veya bir başka olayı yaşamış insanlar için acaba burada da kazanın ötesinde bir başka şey olabilir mi? Bu doğaldır, bu fıtridir. Bunu inkar etmek de mümkün değildir. Dolayısıyla hem askeri makamlara, hem sivil yargıya, eğer kendi görev alanı içerisindeyse bütün bu ihtimalleri değerlendirmek ve sonuca ulaşmaktır. Bu konuda yapılan çalışmaları hepimizin özümsemesi gerekir.

"BİLGİ VE DÖKÜMAN SORMAMIZ LAZIM"
Sayın Kılıçdaroğlu'nun açıklamasını ben de ilk duyduğum zaman hakikaten irkildim, bu doğru olabilir mi diye. Bir muhabir kendisiyle farklı konularda röportaj yapmış, sonradan da Afyonkarahisar konusunu kendisine sorduğunu ama flaş bir haber aldığını ifade etmiş. Şüphesiz yazarın, muhabirin söyledikleri doğrudur. Aksini iddia etmek o konuşmayı yapan kişiye aittir. Sayın Kılıçdaroğlu, 'Hayır ben öyle bir şey söylemedim' diyorsa bunu çok açık bir şekilde ifade etmelidir. Çünkü iddia çok önemli. 'Yüzde 99 sabotajdır' diyor ve kendisine bu bilgiyi asker kişilerin, özellikle üst düzey askerlerin yani komutanların verdiğini söylüyor. Haber bu şekliyle tamamen doğruysa o zaman bizim bütün projektörleri Sayın Kılıçdaroğlu'na çevirip, 'size bu haberi kim verdi? Ellerindeki belgeler, bilgiler veya dokümanlar nelerdir?' dememiz lazım.
Bir toplantıdan çıkarken bu Sayın Kılıçdaroğlu'na sorulmuş. Önce cevap vermemiş Sayın Kılıçdaroğlu. Belli ki iddiasının ağırlığı altında ezilmiş. Sonra gazeteciler ısrar edilmiş. 'Bu tartışmalı bir konu” demiş bildiğim kadarıyla. Tartışmalı konu, gazetelerde ve halk arasında konuşulan bir konuysa bu farklı bir şey ama üst bir komutanın açıkça kendisine bu bilgiyi verdiğini söyleyen bir anamuhalefet partisi lideri veya genel başkanı için yapılacak tek bir şey var sözünün arkasında durmak ve bu konuda kendisine bilgi veren kişiyi ya da kişileri açıkça ifade etmek. Yok hayır gazeteci veya muhabir yanlış anladıysa ya da maksatlı yazdıysa yine Sayın Kılıçdaroğlu'nun çıkıp kamuoyu önünde 'ben böyle bir şey söylemedim' demesi gerekir. Sayın Kılıçdaoğlu'ndan beklediğimiz, ya bu sözünün arkasında durmalıdır, ya da olabilir ki gazeteci bir maksatla bu haberi, böyle bir şeyi vermiştir. Ona da “hayır ben böyle bir şey konuşmadım' diyebilmelidir. Ama topu taca atarcasına, 'bu tartışmalı bir konu' demesinin altında ben sanıyorum ki Sayın Kılıçdaroğlu boş bulunarak söylediği bir sözün kendisine döndüğünü görmüş ve endişe etmiştir.”

Kemal Kılıçdaroğlu'nu açıklama yapmaya davet eden Bülent Arınç, bu konunun taca atılacak bir konu olmadığını da söyledi.(aa)