Artık 'bölünürüz' korkusunu aşalım

Artık 'bölünürüz' korkusunu aşalım
Artık 'bölünürüz' korkusunu aşalım
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA- CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ’nun Kürt sorununun çözümü için siyasi partileri göreve çağırması ve Başbakan Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin yankıları sürerken, AK Parti’nin önemli isimlerinden Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, “Türkiye bölünür” paradigmasının yıkılması gerektiğini, bu yapıldığı takdirde konuşma alanının genişleyeceğini söyledi. Ergin, BDP ile CHP ve AK Parti’yi Türkiye’yi bölme projesi yürütmekle suçlayan MHP ’ye “Türkiye’yi isteseniz de bölemezsiniz. Bu ne kolay ne de mümkündür” yanıtını verdi. 

Mesajlar MHP’ye
CHP’nin çıkışı, MHP dışında toplumun bütün kesimlerinde olumlu tepki buldu. Çözüm beklentisi, CHP’liler kadar AK Partililerin de MHP’yi ikna amaçlı bir söylem kullanmasına neden oldu. Kılıçdaroğlu’nun Bahçeli’ye yaptığı “artık kafamızdaki dar kalıpları yıkmalıyız” çağrısını dün Ergün’ün açıklamaları izledi. Görüşmeyi ‘çok müspet bir gelişme’ olarak nitelendiren Ergün MHP’ye seslenirken şunları söyledi: “Toplumun böylesine önemli konusunda iki liderin görüşmesi dahi bence başlı başına önemli bir şey. Türkiye’nin önündeki en büyük ayak bağı, pranga sayılan konu budur. Bu pranga çözüldüğünde Türkiye, ekonomik, siyasi her açıdan daha hızlı gelişir. Bu tür konuların gerilimli ortamlardan ziyade, sakin ortamlarda konuşulması da çok önemli. Kızgınlıkların ve üzüntülerin ön planda olduğu bir dönemde yapılan görüşmelerden de sonuç alınmıyor. Şu anda önyargısız birçok konuyu konuşabileceğimiz bir noktadayız. Yapılabilecekleri konuşmak bile başlı başına değerlidir. Keşke diğer partiler de bu sürece karışsa, yararlı olur. Görüşmeye katıl ama itiraz ettiğin noktaları belirt.” 

Paradigma değişmeli
Sorunun ‘terör’ ve ‘kimlik’ olmak üzere iki ayağı olduğunu belirten Ergün, “Vatandaşlarımızın bir kısmı benim kimlik sorunum var diyor. Böyle bir sorun var. O zaman vatandaşın sesine kulak vereceksin” dedi. Atılacak her adımın etki analizinin yapılması gerektiğini söyleyen Ergün, şu değerlendirmeleri yaptı:
“Türkiye bölünür mü? ‘Hak ve Özgürlük alanı genişlerse, anadilde eğitim olursa Türkiye bölünür’ paradigmasına inanıyorsanız, konuşma sınırlı olur. Bu paradigma değişirse ve ‘Türkiye bölünmez’e dönüşürse daha çok şey daha rahat konuşulabilir. Paradigmayı değiştirmek lazım. Nitekim Türkiye bölünemeyecek kadar birbirine karışmış. Türkiye bölünmeye karar verse dahi başaramaz. Üniversiteleri harekete geçirsek, ‘bölünmeye karar verdik, bunun formülünü bulun’ desek, bulamazlar. Bu iş ne kolay, ne de mümkün. Bölünmeyi istesek bile bölünemez. Bir ülkeyi bölecek olan haklar değil, haksızlıklardır.”
Türkiye’nin yeni anayasayı başarması gerektiğini vurgulayan Ergün, “Ülkede iki ayrı yanlış paradigma var: ‘Türkiye bölünür’ ve ‘Türkiye din devletine dönüşür’ paradigmaları. Sosyolojik faktörler bu iki paradigmayı doğrulamıyor. Anayasa da herkes paradigmalarını gözden geçirirse, hiçbir sorun olmaz” dedi. Görüşmenin, çözüm arayışları alanının genişletilmesinin başarı şansını arttıracağını vurgulayan Ergün, “Vatandaşlık, anadilde eğitimden başlayıp her şey masada olmalı. Ancak zemin de müsait olmalı. Anayasal vatandaşlık tanımı da içinde olacak bir çalışma yapalım diyorsunuz. O gün bomba patlıyor, şehitler oluyor” dedi.