Aşkın: Kırgın değilim

Prof. Dr. Yücel Aşkın, 2.5 ay sonra tahliye edilirken, 'en önemli şeyin özgürlüğe kavuşmak' olduğunu söyledi. Rektör, "Kimseye kırgın değilim. Yargı da, üniversiteler de Cumhuriyet kurumları. Tabii görüşlerimizi söyleyeceğiz, ancak bu kurumlara sahip çıkmalıyız" dedi.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

VAN - Özgürlüğüne iki buçuk ay sonra kavuşan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın, sağlığına kavuşur kavuşmaz üniversiteye dönüp görevine kaldığı yerden devam edeceğini söyledi. Kimseye kırgın ve kızgın olmadığını açıklayan Aşkın, üniversitelere YÖK'e ve yargıya mutlaka sahip çıkılması gerektiğini söyledi.
İhaleye fesat karıştırma, haksız çıkar için çete kurmak ve fişleme gibi suçlamalarla yargılandığı davanın önceki gün yapılan ikinci duruşmasında tahliye edilen Aşkın'ın işlemleri gece saatlerinde tamamlanabildi. Jandarma hastaneden çekilince Aşkın dün erken saatlerde özgürlüğe merhaba dedi. Rektör Aşkın, ardından üniversite basın danışmanı aracılığıyla, yazılı bir açıklama yaptı.
'Türkiye tartışacak'
Açıklamada şöyle denildi: "Tabii çok trajik bir olay yaşadım. Aynı mekân içinde, bu sağlığımı da olumsuz yönde etkiledi. Belki sağlık olarak pek çok şey kaybettim ama, bu olay Türkiye'de zannediyorum bütün kurumları toplum baştan gözden geçirecek, baştan tartışacak. Hep de şunu söyledim: Yargı da, üniversiteler de, Üniversitelerarası Kurul da, YÖK de, basın da, ordu da Cumhuriyet'in kurumları. Bunların da gayet tabii üzerinde konuşacağız, eleştireceğiz, görüşlerimizi belirteceğiz, farklı görüşlerimiz olacak. Ancak, bu kurumlara sahip çıkmamız, bunlara saygı göstermemiz gerekir. Umarım bu vesileyle halkımız bu olayları daha geniş bir perspektifle tartışır."
Aşkın, öğlen saatlerinde ise gazetecilerle görüştü. YÖK Başkanı Erdoğan Teziç'in "Aşkın'a sahip çıkmak Cumhuriyet'e sahip çıkmaktır" açıklamasını değerlendirirken, "Tartışmalara ben katılmadığım için bu konuda yorum yapmak istemiyorum. Yargı süreci devam ettiği için, bir değerlendirme yapamayacağım" dedi.
Aşkın, taburcu olduktan sonra, görevine döneceğini, bıraktığı yerden çalışmalarını sürdüreceğini söyledi. Haksızlığa uğrayıp uğramadığı sorusuna ise Aşkın, şu yanıtı verdi: "Bensuç olabilecek bir şey yapmadığımı düşünüyorum. Gerisini kamuoyu tartışacak. Şimdi önümde yeni bir aşama var. Benim için özgürlüğümün iadesi en önemli şeydi. Bundan sonra benim önümde olan şey bu davaların sonuçlanması."
Aşkın, fişleme konusundaki, "Güvenlik nedeniyle istihbarat yapılması anlaşılır şey, ancak, üniversite yönetimi bu ölçüde mi insanların ensesinde olmalı" sorusunu ise "Bunu genellemek mümkün değil" diye yanıtladı.
'AB'ye şaşırmadım'
Aşkın, AB'nin yargılanan Orhan Pamuk'a destek verirken, kendisine destek olmadığı yolundaki eleştrileri değerlendirirken, ise şunları söyledi: "Shakespeare tiyatrosundan Kant'ın Descartes'ın, felsefesinden, Van Gogh'un renklerinden Giuseppe Ungaratti'nin dizelerinden çıkara çıkara Ingrid Bergman'ı, Franz Kafka'nın Dava'sını alan bir uygarlık açısından hiç şaşırmadım" dedi.
Kimseye kırgın olmadığını söyleyen rektör, "Beni ihbar edenler dahil. Çetin Altan eski bir yazısında 'Birkaç yüz kelimeye sığıyorsa dünyamız, bakmayın matrisin balıklarına' demişti. Keşke bu kişiler matrisin balıklarına bakmayı becerebilseydiler. Onlar için üzgünüm" diye konuştu.
En çok eşi ile 12 yaşındaki yeğeni Zeynep'i özlediğini, en çok da cezaevinde intihar eden Arpalı'nın intiharına üzüldüğünü anlatan Aşkın, "Bu olay beni yıktı, en çok bu yakın dostumu kaybettiğime üzüldüm" dedi.
Akademide neşeli gün
Rektör Yücel Aşkın'la birlikte yargılanan sanıklar, tahliye kararına sevindi.
Prof. Dr. Hasan Ceylan, Rektör Yardımcısı: Hocamın yokluğunu her zaman hissettik. Aşkın döneminde ve Onun tutukluluk süresinde bir kamplaşma olmadı. Olumsuzluk yaşamadık.
Prof. Dr. Ayşe Yüksel: Bizi çok mutlu etti. Bu dava tüm Türkiye'yi ilgilendiriyordu.
Hüseyin Avni Şahin: Hocanın fişlediği iddia edilen kişiler arasında ben de varım. Önceki günkü duruşmaya da mağdur sıfatıyla davet edildim. Ama benim hiçbir mağduriyetim olmadı.
Saffet Kara (Fişlemeyi yapmakla suçlanan emekli astsubay): Ben, her şeyi yasalar, hukuk çerçevesinde ama özellikle de talimatlar çerçevesinde yaptım. Hocamın odasından, kasalardan istihbarat raporları çıktığında hiçbir sıkıntı duymadım. Hepsi yasalara göre hazırlanmıştı.