Avrupa yolunda dev adım

Referandum şart değil
Meclis, 12 Eylül ürünü 1982 Anayasası'nda, dokuzuncu değişikliği de yaptı. AKP ve CHP, Anayasa'nın 10 maddesini yenileyen paket için referandum gerektirmeyen çoğunluğa ulaştı: 375 kabul, 102 ret, dört boş ve bir de geçersiz.
Sıra 'uyum yasaları'nda
Meclis'in görevi, şu değişikliklerin uyum yasalarını çıkarmak: DGM kalktı, YÖK'te asker üye devri bitti, askeri harcamalara şeffaflık geldi. Değişikliği memnuniyetle karşılayan AB, "Türkiye çok güçlü bir adım attı" dedi.

ANKARA - 12 Eylül yönetimince hazırlanan 1982 Anayasa'sı 22 yılda dokuzuncu kez değişti. AKP ve CHP'nin tam uzlaşmasıyla kabul edilen son paketle Anayasa maddelerinin üçte biri değişmiş oldu. AKP'lilerin karşı çıkması sonucu kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık ilkesinin
Anayasa hükmü haline gelmemesine rağmen, yine de demokratikleşme için büyük bir adım atıldı. Sıra uyum yasalarına geldi.
TBMM Genel Kurulu'nda dün, Anayasa'nın 10 maddesinde değişiklik öngören 11 maddelik Anayasa değişiklik teklifinin ikinci tur görüşmesi yapıldı. AKP'nin yanı sıra CHP, DYP ve bağımsız vekillerin desteği ile AB'ye uyum amacıyla hazırlanan Anayasa değişikliği, referandumsuz çoğunluk olan 367'nin üzerinde bir oyla kabul edildi. Yapılan değişiklikler şu düzenlemeleri getiriyor:
Eşitliğe anayasal güvence: Kadın-erkek eşitliğinin özellikle uygulamada sağlanması amacıyla Anayasa'nın 'Kanun önünde eşitlik' başlıklı maddesine, "Kadın ve erkek eşit haklara sahiptir. Devlet kadınlar ve erkeklerin eşitliğini yaşama geçirmesini sağlamakla yükümlüdür" fıkrası eklendi.
DGM'ler kaldırıldı: DGM'lerin kuruluşunu düzenleyen Anayasa'nın 143. maddesi yürürlükten kaldırıldı. Bundan sonra ihtisas mahkemelerinin kurulması için yasal düzenleme yapılacak.
YÖK'te askeri üyeye son: Anayasa'nın 131. maddesinin ikinci fıkrasındaki "Genelkurmay Başkanlığı'nca seçilecek üye" ibaresi kaldırıldı. YÖK'te artık askeri üye bulunmayacak.
Sayıştay denetleyecek
Askeri harcamalara şeffaflık: Anayasa'nın 160. maddesinin 'TSK elinde bulunan devlet mallarının TBMM adına denetlenmesi usulleri, Milli Savunma'nın gerektirdiği gizlilik esaslarına uygun olarak düzenlenir' şeklindeki son fıkrası yürürlükten kalktı. Askeri harcamalar Sayıştay denetimine tabi tutulacak.
Egemenliğin paylaşımı: Anayasa'nın 90. maddesinin son fıkrasına 'usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkacak uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır' cümlesi eklendi. Buna göre BM, Avrupa Konseyi, AB gibi kuruluşların çatısı altında imzalanan temel hak ve özgürlükleri kapsayan sözleşmeler, kanunlarımızın üzerinde olacak. Mahkemeler bundan sonra temel hak ve özgürlüklere ilişkin davalarda farklı hükümler içermesi halinde uluslararası sözleşme hükümlerine göre karar verecek.
Uluslararası Ceza Divanı'na katılım: Anayasa'nın 38. maddesinin onuncu fıkrası "Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemez"; son fıkrası ise "Uluslararası Ceza Divanı'na taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez" şeklinde değiştirildi. Böylece Türkiye, AB müktesebatının parçası olan Uluslararası Ceza Divanı Statüsü'nü imzalamayan tek Avrupa ülkesi olmama yönünde büyük bir adım attı.
İdam temizliği: Anayasa'dan ölüm cezalarına atıfta bulunan hükümler ayıklandı. Anayasa'nın 'Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması' başlıklı 15. maddesindeki 'ölüm cezalarının infazı';
'Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı' başlıklı 17. maddesindeki
'mahkemelerce verilen ölüm cezalarının yerine getirilmesi hali', 'Suç ve cezalara ilişkin esaslar' başlıklı 38. maddesindeki 'savaş, çok yakın savaş tehdidi ve terör suçları halleri dışında ölüm cezası verilemez' ve 'TBMM'nin görev ye yetkileri başlıklı' 87. maddesindeki 'kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesine' ibareleri Anayasa'dan çıkarıldı.
Basın özgürlüğünü koruma: Anayasa'nın 'Basın araçlarının korunması' başlıklı 30. maddesi, "Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ile basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz" şeklinde değiştirildi. Böylece basım araçlarının müsadere edilmesine ilişkin hüküm kaldırıldı.