'Baasçı diyenin alnını karışlarım'

'Baasçı diyenin alnını karışlarım'
'Baasçı diyenin alnını karışlarım'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hükümetin Suriye politikasını eleştirdi: Dökülen Müslüman kanından bu hükümet sorumludur, bunu tarih yazacaktır

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , hükümetin Suriye politikasını eleştirerek, “Biz Türkiye’nin batının egemen güçlerinin Ortadoğu’daki maşası olmasını kabul etmiyoruz” dedi. Kılıçdaroğlu, BDP-PKK buluşmasını, “O görüntü Habur’da da vardı” sözleriyle değerlendirirken, “Ülke kan gölüne dönmüş. Bu ne tatili? Meclis’i toplayın” çağrısında bulundu.  Kılıçdaroğlu, dün akşam CNN Türk’te katıldığı Ankara Günlüğü programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:


Bölgeye gideceğim

“Türkiye kendi tarihinde hiç bir dönem böyle bir açmaza düşmemiştir. Suriye’den Siviller geliyor. Kucağınızı açın her türlü güvenliği sağlayın. BM’yi devreye sokun. BM yardım etmek zorunda. Yarın (bugün) başlayacak Güney Afrika ziyaretimin ardından bölgeye giderek halkla temasta bulunacağız. BM’nin bu tablolar karşısında oluşturduğu bir hukuk var. Türkiye’nin batının egemen güçlerinin ortadoğu’daki maşası olmasını kabul etmiyoruz. Onlar ateşi elleriyle tutmak istemiyorlar. Ben kahin değilim. Olaylara bakarım, aklımı kullanırım. Biz Suriye halkının demokrasiye sahip olmasını isteriz. Petrol, doğal gazı ele geçirmek için, ‘Senin ülkende demokrasi yok’ diye gelmek bizim kabul edeceğimiz şeyler değildir. Irak’ta binlerce müslüman öldürüldü, binlerce kadına tecavüz edildi. Ne uğruna yapıldı? Demokrasi ve özgürlük. Irak’ta demokrasi ve özgürlük mü var? Türkiye bu coğrafyada komşuları ile savaş içine girerse kaybederiz.
Esad’a ben değil Başbakan “Kardeşim” dedi

Ben hayatımda Esad’ın elini sıkmadım, kardeşim demedim, Esad’ın eşiyle, eşimi de alıp Bodrum’da tatil yapmadım, ortak bakanlar kurulu toplantısı düzenlemedim. Ben her zaman ‘Komşularımızda demokrasi olmalı’ dedim. Onları söyleyen, yapan Başbakan Erdoğan’dı. Ne zamanki, ‘İzlenen politikalar yanlıştır’ dedim. Siz Baasçısınız dediler. Ben hiç bir zaman Baasçı olmadım. Erdoğan’a seçilemediği ortamda özgürlük getiren ve milletvekili seçilmesini sağlayan CHP’dir. Baasçı diyenin alnını karışlarım.


En çapsız adam Davutoğlu


Bu iktidar güç olma vasfını yitirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en çapsız adamı Dışişleri Bakanı’dır. En hafif eleştiriler bunlar. Sıfır sorun diye başladı. Hangi komşumuzla aramız iyi. Ayakları yere basmayan bir Dışişleri Bakanı olabilir mi? Egemen güçlerin taşeronu olmasın. Önerilerimiz eksiz olabilir, yanlış da olabilir. Akıl akıldan üstündür. Ama Başbakan da kürsüye çıkıp Suriye konusundaki çözümünü söylesin. Batı’nın egemen güçleri Ortadoğu’yu yeniden şekillendirmek istiyorlar. ABD’nin İsrail’den sonra kendisinin sözünden çıkmayacak ikinci bir devlet kurmak istiyor. Bunu bilmemek için aptal olmak gerekiyor. Bu iktidar nasıl bunu bilmez. Blöfle dışpolitika yapılmaz. ABD bize istihbarat versin diyorlar. Başkasının kayığına bindiğiniz de istediğiniz yere değil, onun istediği yere gidersiniz. Bunu nasıl bilmezsiniz.


Bu ne tatili?

PKK’lılarla, BDP’liler buluşuyorlar. Hükümet nerede? Suçlanan CHP. Sen devletsin. Sen neredesin? BDP’lilerin görüntüleri yeni değil. Habur’da da vardı. Orada AKP vardı. Cumhuriyet tarihinde ilk defa orada çadır mahkemesi kurmuştuk. Terörü önlemek için toplumsal mutabakat sağlamak gerektiğini ilk söyleyen parti CHP’dir. Meclis Başkanı’nın elinde yetki var. Niye Meclis’i toplamıyorsunuz? Elimi taşın altına koymaya hazırım yeter ki bu ülkede bir tek vatandaşımızın burnu kanamasın. Camii avlusunda biraraya geliyoruz da niye mecliste biraraya gelemiyoruz? Camii avlusunda bir araya gelmek bir sonuçtur. TBMM ülke kan gölüne dönmüşken tatilde olamaz. Ne tatili? Toplasınlar, parlamentoda oturup adam gibi tartışalım, çözüm üretelim. İktidar, kendisi sorunluysa sorun çözemez.


Dokunulmazlığı kaldırın

Milletvekili adayları CHP’ye başvururken bir tahaahütname alıyoruz. Kürsü dokunulmazlığı hariç 135 CHP milletvekili 2 arkadaşımız hapiste 133 arkadaşımız gider dokunulmazlığın kaldırılması için oyumuzu atarız. ‘Gelin kaldıralım’ diyorsanız kaldıralım. Dokunulmazlık olmasın. Neyimiz var dokunulmazlığın ardında sığınıyoruz?


İnsaf denen bir şey var

Bir milletvekili PKK terör örgütü tarafından kaçırılıyor. Toplumun herkesimi ortak tepki verdi ve PKK bıraktı. Hüseyin Aygün bir açıklama yaptı ve kıyamet koptu. Aygün o cağrafyada PKK’ya karşı mücadele eden, PKK’nın bürosunu bastığı bir milletvekilimiz. Aygün, dağdakiler canımdır, ciğerimdir demedi. Bunu diyen AKP milletvekili. Aygün, ‘3-5 Mehmet öldü diye Meclis toplanmaz’ demedi. Bunu da AKP sözcüsü söyledi. Aygün parti adına konuşmadı. Başından geçenleri anlattı. Aygün, niye ‘arkadaşlar’ dedi diye olay oluyor. Nasıl PKK’lı dersiniz. İnsaf denen birşey var. PKK’nın nasıl acımasız olduğunu biliyorsunuz. Bunları unutup, saldırmak doğru değil. Biz bir ulusus. Adı Türk milletidir. Bunu herkesin bilip kabul etmesi gerekir. Tekçi anlayış demokrasiler de olmaz. Ama ulusumuzun varlığı asla tartışılmaz.


4+4+4 sorun yaratacak


4+4+4 çok ciddi sorunlar yaratacak. Başbakan’a sesleniyorum. Eski sisteme devam edelim. Bu uygulamayı olgunlaştırıp öyle devreye sokalım. 5 yaşındaki çocuğu nasıl okula getireceksiniz. Eğitmenler, öğretmenler yanlış diyorlar. Yazık, günah bu çocuklar bizim çocuklarımız. 1 yıl ertelesin. Geleceğimiz bunlar.” (Cnntürk)