Bahçeli: İstikrar ve huzur gelecek diyorlardı, ne gezer, yine kan, yine acı geldi

Bahçeli: İstikrar ve huzur gelecek diyorlardı, ne gezer, yine kan, yine acı geldi
Bahçeli: İstikrar ve huzur gelecek diyorlardı, ne gezer, yine kan, yine acı geldi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "1 Kasım seçiminin üzerinden yaklaşık iki haftalık bir süre geçti. İstikrar ve huzur gelecek diyorlardı, ne gezer, yine kan, yine acı geldi" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Twitter hesabından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bahçeli'nin açıklamasında şunları dile getirdi: "Zorluklarla başa çıkmanın kolay bir yolu vardır; o da korkusuzca içinden geçmek, cesur bir şekilde üstüne üstüne gitmektedir. Zor ve sıkıntılı dönemler bir bakıma manevi mükafattır. Gelişme ve büyümenin tılsımı zor zamanlarda gizlidir. Mesele bunun farkına varmaktır. Ülkülerini sağlam şekilde belirlemiş olan kimseler için her engel bir fırsat, her sorun bir imkan hazinesidir. Marifet bunu görebilmektir. Nasıl ki ele diken batmadan gül toplamak mümkün değilse, cesaret göstermeden, dirayetli olmadan yokuşlar da tırmanılamayacaktır. Hiçbir zaferin basit bir yolu, ucuz bir fiyatı yoktur.

Mücadele ede ede, çile fidesinden umut çiçekleri açtırarak hedefe varmak mümkündür. Yeter ki inanalım, yeter ki aşkla isteyelim; bakın o zaman zifiri karanlıkta bile gök kubbemizde yol gösteren bir hilal ışığı parlayacaktır. Atalarımız boşuna söylememiş: 'Keskin bıçak olmak için çok çekiç yemek gerek.' Çekiç safhası tamam, sırada keskin bıçak olmak var. 1 Kasım seçiminin üzerinden yaklaşık iki haftalık bir süre geçti. İstikrar ve huzur gelecek diyorlardı, ne gezer, yine kan, yine acı geldi. Şehitler yürekleri kavuruyor. Dün; Uzman Çavuş Selim Vural'ı, J.Başçavuş Ahmet Çelik'i, Uzman Onbaşı İbrahim Bağcı'yı teröre kurban verdik. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Milletimize, silah arkadaşlarına ve kederli ailelerine başsağlığı temenni ediyorum. 1 Kasım'da terör sandığa gömülmüştü, Türkiye düşmanlarına diz çöktürülmüştü. Öyle ya, uzayı zapt ettik, Jüpiter'e de saray diktik. Nasılsa yalan diz boyu, inananlar haddinden fazla. İstikrar diyenler, Kobani'ye çevrilmeye çalışılan Silvan'da hala 3 mahalleye giremedi. Birileri milletin aklıyla oynuyor ve aldatmada ustalaşmakla kalmıyor, herkese yutturmaya çalışıyor. Kör gözünü açtı artık, uyku dönemi bitti.

Manisa'da başörtülü bir hanımefendiye kelepçe takıp, sonra pardon diyerek başı açık hanımları tahkir edenlerin boyaları dökülüyor. Şimdi de Antalya'da G-20 toplantısı yapılacak. İnsanlık terörden kırılıyor, Paris'in içine Şam kaçıyor, beyefendiler ise başka alemde! Antalya'da golf arabasına binip gösteri yapanlar Türkiye'yi çoktan dolmuşa bindirdi, dolduruşa getirdi. Her taraf doldu ak Toros. Terörün vatanı, milliyeti, dini, inancı, mezhebi, kimliği yok derler. Doğrudur. Ama terörün sahibi, himaye edeni bal gibi, buz gibi vardır. Gaziantep'de, Diyarbakır'da, Suruç'ta ve Ankara'da terör nice canlara kast etmişti.

Malumdur, terörün ağır faturasına hala katlanıyoruz. Fransa'da dün akşam altı ayrı noktaya yapılan saldırıda yüzlerce insan öldü ve yaralandı. Bu menfur saldırıyı şiddetle lanetliyorum. Fransa halkına taziyelerimi bildiriyorum. Terörden yalıtılmış, soyutlanmış, korumaya alınmış güvenli hiçbir yerin olmadığını da düşünüyorum. Terörü politik bir enstrüman, küresel ve bölgesel bir dizayn vasıtası olarak kullanan ülkelerin bu hazin tablodan ders almasını umuyorum. İnsanlık teröre müşterek refleks geliştirip aynı cephede buluşamazsa, geleceğin dünyasını azılı katillerin tayin edeceğini görelim, bilelim. Şunu da unutmayalım ki, güç olan kahramanca ölmek değil; kahramanca yaşamaktır. İnsanlık huzur bulsun, ama Türk milleti de payidar olsun.

ANKARA-DHA