Bakan Yılmaz: Öldürerek değil yaşatarak netice almak istiyoruz

Bakan Yılmaz: Öldürerek değil yaşatarak netice almak istiyoruz
Bakan Yılmaz: Öldürerek değil yaşatarak netice almak istiyoruz
Milli Savunma Bakanı Yılmaz: Birlikte şehit olanların ülkeyi bölme gibi bir düşüncesi olamaz, toprakların PKK kontrolünde olduğu söyleyenler hayal peşinde koşuyor

Eraydın AYTEKİN-Halife YALÇINKAYA-Gökhan CEYLAN


SİVAS - Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Hakkari’nin Şemdinli İlçesi’nin PKK kontrolünde olduğu yönündeki iddiaların hayal ürünü olduğunu belirterek, "Hayal peşinde koşanlara itibar etmememiz gerekir. PKK en büyük zararı Kürtler’e vermekte. Biz öldürerek değil, yaşatarak netice almak istiyoruz" dedi.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ile Milli Savunma Bakanı İsmet Yıldırım, DSİ Genel Müdürlüğü’nün Sivas’ın çeşitli noktalarına yaptıracağı 12 sulama, gölet ve taşkın koruma projesinin toplu tören atma programına katılmak üzere uçakla kente geldi. Bakanlar, havaalanında Vali Zübeyr Kemelek, AK Parti Sivas Milletvekilleri Hilmi bilgin ve Ali Turan ile il protokolü tarafından karşılandı. 3 bakan, kendilerine tahsis edilen minibüsle kent merkezine geldi. Bakanlar için Valilik önünde karşılama yapıldı. Karşılama için hazır bulunan polis mangasını Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu selamladı. Valiliğe geçen bakanları makamında ağırlayan Vali Zübeyr Kemelek, Selçuklu kartalı işlemeli tabaklar hediye etti. Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, temelinin atılacağı 12 yeni proje maliyetinin 133 milyon lira olduğunu, kente yönelik yatırımların artarak süreceğini söyledi.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ise Sivas’ın bölünmüş yol ve demiryolu konusundaki yatırımların sürdüğünü belirterek, Malatya yolunun da bölünmüş yol yapılması için yatırım programına alınacağını, devem eden hızlı tren projesi kapsamında kent merkezine yapılacak yeni gar projesinin de gündemlerinde olduğunu bildirdi.


"YAŞATARAK NETİCE ALMAK İSTİYORUZ"


Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ise Şemdinli’nin PKK kontrolünde olduğu ve öldürülen PKK’lıların sayısı ile ilgili bir soru üzerine terör ve Güneydoğu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Güneydoğu ve orada yaşayan Kürt kökenle vatandaşların en büyük sorununun PKK terörü olduğunu belirten Bakan Yılmaz şöyle dedi:

"PKK benim oradaki Kürt insanımın da sorunudur. PKK ortadan kalkınca oradaki halkın da en büyük problemi ortadan kalkacak. İkincisi, biz Oradaki vatandaşımızı PKK’dan korumak zorundayız. Yapmamız gereken en önemli husus da bizim insanlarımı PKK’dan korumak. PKK o bölgenin kalkınmasına engel oluyor. İş makinelerini, okulları yakıyor mu yakıyor. Yatırımın gelmesini istemiyor. Esnafa kepenk indirtiyor. Kepengin indiği yerde yatırım, ticaret olur mu. Hem oranın halkını fakir bırakıyor, hem oranın gelişmesini istemiyor. İstiyor ki hem yoksulluk hem cehalet olsun. Onların istediği insan tipi de ancak yoksullukta ve cehalette ürer. Bizim kavgamız yoksulluk ve cehaletle. Biz öldürerek değil yaşatarak netice almak istiyoruz. Biz büyük memnunlukla ifade ediyoruz ki Artık Kürt sorunu ile PKK sorunu birbirinden ayırt edilmiş durumda. Şemdinli’deki kardeşim ’Biz Çanakkale’de birlikte şehit olduk’ diyor. Bunu diyen adamın PKK ile bağlantısı ve gönül bağı olamaz. Buradaki insanların da onları onların yanına itme gibi bir yanlış değerlendirmesi olamaz. Biz biriz ve kardeşiz. Onlar hayal ettiklerini söylüyor. O hayal; hayatta hiç bir zaman gerçekleşmez. Gerçek değil; temennidir, hayaldir ve o hayal hiç bir zaman gerçek olmaz. İstiyorlar ki öyle olsun. Ama bilin ki öyle bir şey olmaz. Benim Şemdinli’deki kardeşim, Malazgirt’te de, İstiklal savaşında da birlikte şehit olduklarını söylüyor. Birlikte şehit olanların bu ülkeyi bölme, parçalama veya farklı rejimlere tabi kılma gibi bir düşüncesi olamaz."


"DAĞA ÇIKIŞLARDA AZALMA VAR"


Öldürülen PKK’lı sayının önemli olmadığını belirten ve sorunu insanları yaşatarak çözmeye çalıştıklarına vurgu yapan Bakan Yılmaz, şuöyle devam etti: "PKK en büyük zararı Kürtler’e vermekte. Kimini öldürerek, kimini öldürterek. İkisinde de kaybeden oradaki insanımız oluyor. 13-16 yaşındaki gençleri, çocukları eline silah verip dağa gönderirsen bu ’İntihar et’ demektir. Dağa çıkışlarda azalma var. İşte bizim bu PKK’nın intihara gönderdiklerini önlememiz lazım. PKK içerisinde Türkiye ’den katılanlardan çok İran, Irak ve Suriye’den katılanlar vardır. Biz bu katılımları azalttığımız sürece iyi bir yolda ilerliyoruz demektir. İnşallah Türkiye’nin yarını bugünden iyi olacaktır. Tek şartla; Bir olacağız, iri olacağız. Böyle hayallerin peşinden koşanlara da itibar etmememiz gerekir." (dha)