Bakanlar 'Özal zehirlendi' haberine karşı temkinli

Bakanlar 'Özal zehirlendi' haberine karşı temkinli
Bakanlar 'Özal zehirlendi' haberine karşı temkinli
Özal'ın ölümüne zehirlenmenin neden olduğuna ilişkin habere hükümet üyelerinden temkinli açıklamalar geldi. Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Adalet Bakanı Ergin ve Enerji Bakanı Yıldız resmi rapor açıklanmadan değerlendirme yapılmaması gerektiğini söyledi.

Radikal.com.tr / Turgut Özal'ın ölümüne dört ayrı madde ile yapılan zehirlenmenin neden olduğuna ilişkin habere hükümet üyelerinden temkinli açıklamalar geliyor. Konuyu değerlendiren Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve Enerji Bakanı Tabi Kaynaklar Taner Yıldız Özal’la ilgili raporun resmen açıklanmadığını belirterek, kesin yargıya varmak için raporun beklenmesi gerektiğini vurguladılar.
Bozdağ, Özal’ın ölümünün “her zaman üzerinde gizemler olan” bir ölüm olarak anıldığını belirtirken, "Bu resmi bir açıklama değil. Resmi açıklama bu raporun iletildiği Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılacaktır" dedi. Kırıkkale’deki temasları sırasında konuyu değerlendiren Bozdağ, gazetecilerin sorusu üzerine şunları söyledi, "Daha önce de biliyorsunuz bu konuda bir gazete manşet yapmıştı. Ama o zaman da Adli Tıp henüz kesin sonuçları açıklamamıştı. Bugün de bir başka gazetemizde bu konu dile getiriliyor. Özal'ın ölümüne neden olan hadiseler ile ilgili bir takım bulgular elde edildiğini kesin bir dille adeta izah eden bir yaklaşım var. Ama bu da resmi bir açıklama değil. Bu resmi açıklama bu raporun iletildiği Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılacaktır. Soruşturmayı da benim bildiğim Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yürütüyor. Dolayısıyla Adli Tıp Kurumu ulaştığı verileri, bilgileri ve elde ettiği sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığı'na intikal ettirecek. Cumhuriyet Başsavcılığı'nca bu rapor kamuoyu ile paylaşılınca o zaman biz bu konu üzerinde daha sağlıklı bir değerlendirme yapma imkanı bulacağız. Şu andaki değerlendirmeler doğru olabilir veya doğru olmayabilir. İkisi de mümkün." Bozdağ ayrıca yeni anayasada Genelkurmay Başkanlığı'nın Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanması teklifine de değinerek, “Demokrasimiz adına bu önemli ve tarihi bir adımdır. Umarız diğer partiler de bu noktada olumlu yaklaşım gösterirler" dedi.

ERGİN: RAPOR ÇIKMADI

Adalet Bakanı Sadullah Ergin de, Özal’a ilişkin benzer haberlerin 15 gün önce de yayınlandığını belirtti. Otopsi sonucu elde edilen verilerin Adli Tıp 1'inci İhtisas Kurulu'nda değerlendirildiğini kaydeden Ergin, "Bu ihtisas kurulunda adli tıp uzmanları, üniversiteden gelen konunun uzmanı hocaların oluşturduğu bir çalışma grubu, titiz bir mesai harcıyorlar. Önemli bir konudur. Ama 1'inci İhtisas Kurulu, raporunu yazıp tescil etmedikçe, Adalet Bakanı sıfatıyla benim bu konuda doyurucu bir şey söyleme şansım yok. Evet rahmetli Özal'ın durumu öldüğü günden bugüne bir takım tereddütler, endişeler dile getirilmiştir. Zaten bu tereddüt ve endişelerin dile getirilmesi sürecine bağlı olarak 19 yıl sonra, mezarının açılması ve otopsi yapılmasına gidilmiştir. Elde edilen veriler, uzmanlarınca değerlendiriliyor. Şunu söyleyeyim, hangi veriler varsa, ölüm anında hemen hemen tamamına yakın bulguları elde edebilecek başarılı bir otopsi yapılmıştır. Onun için Adli Tıp sürecinden sonra bu tereddütlerin izale olacağını düşünüyorum. Normal bir ölüm mü, yoksa dışarıdan müdahale var mıdır, bu sualler cevabını bulacaktır diye ümit ediyorum. Şu aşamada daha fazlasını ifade etmeyeceğim, çalışma devam ediyor" dedi.

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da konuyla ilgili olarak, “Adli Tıp Kurumumuz ve Adalet Bakanlığımız bununla alakalı sonuçları resmi bir şekilde paylaşmadığı sürece ben, bir hüküm cümlesine varmanın doğru olmayacağı kanaatindeyim” dedi.

ŞAHİN:  UCUNUN BULUNMASI ÖNEMLİ 

Şahin, Turgut Özal'ın otopsi raporlarında 4 çeşit zehir bulunduğu yönündeki haberleri de değerlendirerek, adli tıp raporunun henüz açıklanmadığını, eğer elde bir takım şüpheler bulunmasaydı bu araştırmaların olmayacağına dikkat çekti.
Şahin, şunları söyledi:

“Eğer gerçekten söylediğiniz gibi rapor açıklandığında bir durumla karşılaşırsak bunu çok ciddi şekilde değerlendirmeliyiz. Türkiye 'de öteden beri devlet içerisinde milletten daha yetkin kendilerini gören bir takım odakların varlığından bahsediliyordu. Şimdi istemedikleri iktidarları görevden uzaklaştıran, istemedikleri kişileri zehirleyerek hayatını sona erdiren eğer bir yapı varsa bu yapının ucunun bulunması bakımından böyle bir raporun hayati önemi haiz olduğunu düşünüyorum. Rapor açıklansın ondan sonra bunlar daha iyi şekilde değerlendirilir”