"Barış istiyorsak, HDP'yi baraj altında değil, AKP'yi barış altında bırakmalıyız"

"Barış istiyorsak, HDP'yi baraj altında değil, AKP'yi barış altında bırakmalıyız"
"Barış istiyorsak, HDP'yi baraj altında değil, AKP'yi barış altında bırakmalıyız"
Halkları Demokratik Partisi (HDP) Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, Esenyurt'taki mitingde konuştu.

RADİKAL - Halkları Demokratik Partisi (HDP) Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, Esenyurt mitinginde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ı eleştirdi. "Her gün ana-baba kuzuları toprağa düşüyor. Kürt’üyle, Türk’üyle, askeri, gerillası, siviliyle polisiyle. Her gün kan akıyor ama senin derdin halen başkanlık." diye konuşan Demirtaş, "HDP’nin baraj altında bırakılarak ülkeye huzur gelecekse, biz kendimizi baraj altında bırakırdık. Ama durum öyle değil. Eğer ülkeye barış istiyorsak, HDP’yi baraj altında değil, AKP ’yi barış altında bırakmalıyız." dedi.

Demirtaş, "Ülkenin Cumhurbaşkanı hepimizin Cumhurbaşkanı olsaydı, ismi gibi cumhurun yani halkın başkanı olsaydı parlamentoya gelen her partiyi baş tacı yapması gerekirdi. Çünkü halkın iradesi milletin iradesidir. Siyasi düşüncesi ne olursa olsun bütün milletvekillerine, bütün partilere ayrım gözetmeden yaklaşması gerekirdi. Ama maalesef ülkemizde bir Cumhurbaşkanı var, düşmanlar başına. Tek başına bütün ülkeyi birbirine düşman etti. Seni bana, öbürünü diğerine kışkırtmak için yapmadığı kalmadı. Onu dinleyen gerçekten herkesi kucaklayan bir cumhurbaşkanı olarak meydanları dolaşıyor zanneder. İki cümlesi birbirini tutmuyor. ’Ben yaratılanı yaratandan ötürü severim’ diyor. Eyvallah, buna amenna. Fakat ikinci cümlesi ne? ’Ey bu HDP’ye oy veren Kürtler’ diyor. ’Ey bu teröristleri destekleyenlerin uzantıları’ diyor. Peki, bu Kürtleri yaratan yaratmadı mı? HDP’ye oy veren Kürtleri aynı yaratan yaratmadı mı? Herkesi seviyorsun da sana oy vermeyenleri niye sevmiyorsun? Demek ki, senin derdin eşitlik değil. Demek ki dilinle gönlünden geçen aynı değil. Halk aptal değil. Her şeyi anlıyor, her şeyi görüyor. Senin derdin, sadece sana biat edenleri, haşa senin önünde diz çöküp sana kulluk edenleri sevmektir. Senin başka derdin" dedi.

"ÜLKEYE HUZUR GELECEKSE, BİZ KENDİMİZİ BARAJ ALTINDA BIRAKIRDIK"

"Ülkede kan gövdeyi götürüyor" diyen Demirtaş şunları kaydetti:

"Her gün ana-baba kuzuları toprağa düşüyor. Kürt’üyle, Türk’üyle, askeri, gerillası, siviliyle polisiyle. Her gün kan akıyor ama senin derdin halen başkanlık. Sen hala barış diyenleri suçlamakla meşgulsün. Yalan iftira kampanyaları düzenlemekle meşgulsün. Halkın yalana, iftiraya, hakarete değil, barışa ihtiyacı var. İnsanlarımızın ekmek, su kadar barışa ihtiyacı var. 7 Haziran’da sandıktan çıkan sonucu beğenmeyenler, 1 Kasım’dan başka bir sonuç çıkarmaya çalışıyorlar. Saray’da oturan zannediyor ki, halk geçen seçimde yanlış oy kullandı. Şimdi tekrar seçim yaparsak akıllanmış olurlar. ’Ben bu halkı, silahla savaşla terbiye etmesini bilirim’ diye düşünüyor. ’Öyle seçime götürürüm, oradan da istediğim sonucu çıkartırım, HDP’yi baraj altında bırakırım’ diye düşünüyor. Bu düşüncenin kendisi bile anti demokratiktir. HDP’nin baraj altında bırakılarak ülkeye huzur gelecekse, biz kendimizi baraj altında bırakırdık. Ama durum öyle değil. Eğer ülkeye barış istiyorsak, HDP’yi baraj altında değil, AKP’yi barış altında bırakmalıyız. Meydan meydan dolaşıp halkı yormaya de gerek yok. Bu kadar insana zahmet ettirip mitinglere getirmeye gerek yok. Onlar durumu bizden daha iyi biliyorlar. Bizim bir şey anlatmamıza gerek yok. İstiyoruz ki bütün Türkiye artık bu gerçekleri görsün."

"BİZE YAKIŞTIRDIĞINIZ HER ŞEYİN DANİSKASINI SİZ YAPIYORSUNUZ"

Demirtaş, "HDP büyün farklılıkların bir arada yaşamasının garantisidir. Şimdi ben buradan çıksam ve desem ki, ’Bu ülkede tek dil var o da Kürtçedir’ bana faşist derler. Bu adam söyleyince buna ileri demokrat diyorlar. Ben çıksam buradan, ’Bu ülkede tek millet var, o da Kürt milletidir’ desem bana faşist derler. Bu söylüyor işte. Bu kadar farklı dilinin, farklı milletinin gözünün içine baka baka söylüyor. Allah her birimizi farklı farklı yaratmış. Bu suç değil, günah değil. Türk, Türkçesi’yle kıymetlidir, güzeldir. Kürt, Kürtçesiyle kıymetli, güzeldir. Bunların birbirinden nefret etmesine, düşman olmasına gerek yok. Ne birini inkar edebilirsiniz, ne de diğerini. Bırakalım bu topraklarda herkes eşit olsun. Herkesi tek dilde, tek millette eşitleyemezsin. İşte onun adı ırkçılıktır. Onun adı kimlik siyasetidir, onun adı etnik milliyetçiliktir. Onun adı bölücülüktür. Bize yakıştırdığınız her şeyin daniskasını siz yapıyorsunuz. Farklılıktan korkan, bira arada yaşamaktan korkanlardır, insanları birbirine düşman edenler. Kardeşlik birinin köleliği üzerinde kurulamaz. Bir kardeşe tırnak muamelesi yapıp uzadıkça kesmek kardeşlik değildir. Etle tırnak olmayacağız. Ya hep birlikte tırnak olacağız, ya hep birlikte et olacağız. Niye biz tırnak oluyoruz da sen et oluyorsun kardeşim. Eşit olmalıyız. Yaratan bizi eşit yarattı. Anamızdan doğduğumuzdan hepimiz sorgusuz sualsiz, hepimiz eşit bebekler olarak dünyaya geldik. Büyürken de kimse bize eşitsizliği dayatamaz. Adaletsizliği dayatamaz. Biz bu farklılığımızla güzeliz işte. Ne başkasını inkar edelim, ne bizi inkar edenlere boyun eğelim. Türkiye ancak böyle güzel olur" diye konuştu.

"YENİLEN GÜREŞÇİ GÜREŞE DOYMAZMIŞ"

Hükümetin Suriye politikasını da eleştiren Demirtaş, "Her gün her yerde tek başlarına iktidar olabilmek için her türlü çılgınlığı, her türlü akılsızlığı yapıyorlar. Ülkenin içinde ve dışında bunların bütün politikaları çöktü. Bu akılsızlıklarıyla Türkiye’yi ileri götürecekleri yerine uçurumun kenarına getirdiler. Suriye’de Suriye halkaları büyük acılar yaşadı. Orada, hem rejimin hem IŞİD barbarlığının baskılarını maalesef gördüler. Suriye halkları perişan hale geldiler. Bugün bu tablonun ortaya çıkmasının bir tane sorumlusu var. O da AKP’dir. Yaptıkları yanlışlar, orada IŞİD barbarlığını destekleyen politikaları, onlara gönderdikleri silahlar, paralar, lojistik, onlara sundukları istihbarat desteği, bu akılsızlıklarının sonucudur. Bütün dünya kendi çıkarı için Suriye halklarını perişan ettiler. Artık insanlar orada birbirleriyle selamlaşamayacak duruma geldiler. Bu akılsızlıklar yüzünden. Aynı akılsızlığı şimdi bizimkiler yapıyor. Aynı akılsızlığı AKP bizzat kendi eliyle uyguluyor. Burada insanları birbirine düşman etmeye çalışman, Türkiye’yi Suriye felaketine sürüklüyor, bunu görmüyor musun? Sen yeniden tek başına iktidar olup başkanlık diktatörlük yolu sana açılsın diye biz birbirimize düşman olmak zorunda mıyız? Suriye’de Kürt’ü düşman görüyor. Kürt sana ne etmiş yahu. Kürt senin dilini mi yasaklamış, köyünü mü yakmış. Sana işkence zulüm mü yapmış? Kürt sana içeride dışarıda barış eli uzatıyor sen elinin tersiyle itiyorsun. İşte bu akılsızlıktır. Bir tekrar seçime daha gitmek zorunda olmayalım. Ama ne yapalım yenilen güreşçi güreşe doymazmış. 7 Haziran’da öyle güzel bir seçim yaptınız ki, beyefendi tadına doymamış, 1 Kasım’da bir daha istiyor. Biz de gereğini yapacağız tabi ki. Daha güzelini yapacağız" dedi. (DHA)