Barzani ile çözülmez

Barzani ile çözülmez
Barzani ile çözülmez

Selahattin Demirtaş, kritik süreci Radikal Ankara Temsilcisi Deniz Zeyrek e değerlendirdi. Fotoğraf: SELAHATTİN SÖNMEZ

BDP lideri Demirtaş, hükümetin Mesud Barzani'yi öne çıkarmaya çalıştığını belirterek, "Barzanili çözümün Türkiye Kürtlerinde bir karşılığı yok" dedi.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA- Türkiye, 12 Eylül ve 28 Şubat soruşturmaları gündemi belirlemeseydi, bugün Kürt sorununa çözüm stratejisini konuşuyor olacaktı. Öyle ki, hükümetin “PKK ile mücadele siyasi uzantısı ile müzakere” diye özetlediği politika , hem hükümet içinde hem de güvenlik camiasında konuşuluyor. Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi lideri Mesud Barzani’nin de yarın Türkiye’ye gelmesi bekleniyor. Böyle kritik bir dönemde Washington yolcusu olan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, süreci Radikal’e değerlendirdi. 

Bizim muhatabımız belirsiz
BDP en çok “Siyasi iradesi yok. Muhatap olmakta zorlanıyor” eleştirilerine maruz kalıyor. Demirtaş, bunun doğru olmadığını anlatırken, “Asıl AKP siyasi iradesini ortaya koyamıyor. Asıl bizim siyasi muhatabımız belli değil” yorumunu yapıyor. Demirtaş’ın bu iddiasına yönelik en önemli dayanağı, AK Parti’de ve kabine içinde Kürt sorunu konusunda ortaya çıkan farklı düşünceler. Demirtaş, iddiasını şöyle somutlaştırıyor: “Beşir Atalay’ın, Sadullah Ergin’in tavırları farklı. Başbakan dahil, bazı bakanların tavırlarının daha sert olduğunu doğrudan biliyoruz, duyum üzerine değil. AKP’deki bu kafa karışıklığı pratikteki tavırlarına da yansıyor. Kürt sorunu konusunda ne tam savaşabiliyorlar, ne tam barışabiliyorlar. Dolayısıyla muhatap olarak karşımıza net bir tavırla çıkamıyorlar.”
Perşembe günü Türkiye’ye gelmeye hazırlanan Barzani’nin, Türkiye ve ABD tarafından “Kürtlerin ortak lideri” haline getirilmeye çalışıldığını vurgulayan Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Onun üzerinden bütün Kürtler ile ilişki kurmak istiyorlar. Barzani iyi bir politikacıdır, bölgesel bir liderdir, iyi bir siyasetle bölgesini federal bölge yaptı ve bağımsızlığa götürüyor ama aynı karşılık Türkiye, İran ve Suriye Kürtlerinde yok. Kürtler, Talabani ve Öcalan’a karşı da aynı hissiyatı duyarlar. Bu liderlerden birini öne çıkarıp, alternatif haline getirip onun üzerinden sorunları çözme girişiminin sokakta, Türkiye Kürtlerinde karşılığı yok. Barzani’nin PKK üzerinde ikna gücü ancak Türkiye’de hükümetin çözme sürecine girmesi halinde olabilir, Barzani’nin Öcalan gibi PKK üzerinde talimat ve askeri bir baskı uygulama ve yönetme gücü de yoktur.”
Barzani’nin öncülük etmek istediği, Türkiye’nin de destek verdiği Kürt Konferansı’nın “sırf PKK’ya silah bıraktırma amaçlı” olması halinde toplanamayacağını söyleyen Demirtaş, “Barzani dikkatli olacaktır ve PKK’nın silah bırakmasını hedefleyen bir konferansın yükünü üstlenmeyecektir. Türkiye de çözüm yönünde bir taahhüt altına girmezse Barzani, Kürtler nezdinde itibarını düşürecek bir pozisyona girmeyecek. O yüzden konferans süreci Türkiye’nin istediği gibi gitmeyecektir. Barzani, Kürtlerin çıkarına olmayan bir plana girmeyecektir” yorumunu yaptı.

BDP hükümeti rahatlatır
BDP’nin “Öcalan karşıtlığı” pozisyonuna girmeyeceğini söyleyen Demirtaş, “Seçmenimiz bize bunun için oy vermedi” dedi.
Selahattin Demirtaş “Böyle bir pozisyon almış bir BDP kimsenin işine yaramaz. Böyle bir BDP istiyorlarsa buyursunlar Mehmet Metiner ile yapsınlar, Kürt sorununu çözsünler” dedi. BDP’nin silahın muhatabı olmadığını vurgulayan Demirtaş, şunları söyledi: “Bizimle siyaset konuşulurken aynı zamanda PKK ve Öcalan ile eşzamanlı ve koordineli bir şekilde silah konuşulursa bizimle yaptıkları görüşmelerin barışa katkısı olur. Biz siyasal başlıklarda mesafe kat edebilirsek o zaman hükümet PKK’yı ikna edebilir, biz de ikna gücümüzü kullanabiliriz. Hükümet, PKK’yla, Öcalan’la görüşmeye gittiğinde karşılaşacağı siyasal talepleri bizimle görüşebilir ve biz bu konuda hükümeti rahatlatırız. Hak ve özgürlükler konusunda biz mesafe kat edersek silah bırakma konusunda da mesafe kat edilir.”
BDP dışındaki Kürt siyasi oluşumları görmezden gelmediklerini anlatan Demirtaş, “‘Kendi düşünceleri, destekçileri yok’ demiyoruz ama daha çok hükümet cephesindeler. Hükümet ha bir bakanıyla görüşmüş, ha Kemal Burkay ile görüşmüş” dedi. Demirtaş şöyle devam etti: “Hükümet yine de onlarla çözebileceğine inanıyorsa, görüşüp çözsünler. Çağırsınlar, Kemal Burkay ile müzakere etsinler, görelim.”

AKP’nin taslağı Abant’ın gerisinde
Demirtaş, AK Parti’nin bütün istediklerini yasalarla hallettiğine ve yeni anayasaya ihtiyaç duymadığına, bu nedenle de kritik konular nedeniyle partiyi yıpratması durumunda Başbakan’ın masadan kaçabileceğine inanıyor. Hükümetin hedefinin BDP’den, MHP ’den alacağı üç beş oyla kendi anayasa taslağını TBMM’ye onaylatıp referanduma götürmek olduğunu da savunan Demirtaş’a göre taslak, Abant Platformu’nda ortaya çıkan taslağın bile çok gerisinde.

KCK değil asıl BDP darbe yedi
“KCK buz gibi de vardır. Bir örgütlenme sistemi, modelidir. PKK’yla da ilişkilidir” diyen Demirtaş, KCK soruşturmasındaki sorunun tutukladıklarının yüzde 99’unun KCK’lı olmamasından kaynaklandığını savundu. Her KCK iddianamesinin sanıklarının yüzde 80’inin BDP’li olduğunu vurgulayan Demirtaş, “Yönetimlerimizin yüzde 40’ı tutuklandı. Soruşturma KCK’ya değil BDP’ye darbe vurdu” dedi.