Başbakan Davutoğlu, partisinin seçim beyannamesini açıkladı

Başbakan Davutoğlu, partisinin seçim beyannamesini açıkladı
Başbakan Davutoğlu, partisinin seçim beyannamesini açıkladı
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen toplantıda AK Parti Seçim Beyannamesi açıkladı. Başkanlık sistemine beyannamede yer veren Davutoğlu, "Anayasal çerçevede yasama ve yürütmenin etkin olduğu, demokratik kontrol mekanizmalarının ön görüldüğü bir başkanlık modeli tasavvur ediyoruz" dedi.

RADİKAL-Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti Seçim Beyannamesi ve Aday Tanıtım Toplantısı'da konuşuyor. Konuşmasına partilileri selamlayarak başlayan Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kürsüden selam gönderirken, 3 dönem kurula nedeniyle aday olmayan partinin kurucularını salondaki partililere alkışlattı.Davutoğlu, "Beyannamemizde önümüzde 9 yıllık hedeflerimiz var. Seçim beyannamemizin odağında insan onuru vardır" dedi. Başkanlık sistemine beyannamede yer veren Davutoğlu, "Anayasal çerçevede yasama ve yürütmenin etkin olduğu, demokratik kontrol mekanizmalarının ön görüldüğü bir başkanlık modeli tasavvur ediyoruz" diye konuştu. Muhalefeti de eleştiren Başbakan Davutoğlu, CHP'yi 'ABD’den ithal alkış propagandalarıyla, kedilerle bu işi çözemezsin" diye , HDP'yi ise Ağrı'da yaşanan çatışma üzerinden eleştirdi.

Davutoğlu konuşmasında şunlara vurgu yaptı:

ERDOĞAN'A SELAM 

AK Parti kadroları milletin sesi olmaya var mısın? Bugün sizlerin huzurunuzda sadece bir genel başkan olarak değil, aynen sıradan bir nefer gibi beyaz kefenini giymiş Alparslan gibi çıkıyorum ve sizlere diyorum ki bundan sonra bu davanın… Başbakan, ama daha önemlisi AK Parti davasının bir neferi olarak huzurunuzdayım. 7 Haziran’a kadar hiçbir unvan farklı gözetmeden sizlerle birlikte omuz omuza yürümenin şerefini onurunu hayatımın en büyük şerefi ve onuru olarak görüyorum. Biz son 13 yıl içinde bir çok kez milletimizin huzurunda divana durduk, kıyama kalktık. Ama hiçbir baskıya boyun eğmeden, kararlı şekilde yolumuza devam ettik. Bakınız bu  13 yılın tarihi eşiklerini bir kez daha zihnimizden geçirelim. Bütün bu seçimlerden zaferle çıkmış AK Parti kadrolarını selamlıyorum. Seçim meydanlarında bu kadroda liderlik yapmış, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı selamlıyorum. Dün gece kendisiyle bir telefon görüşmesi yaptık. Sizlere onun da selamını iletiyorum. Şimdi bu miras üzerinde, bu şanlı başarıların arkasında yeni bir meydana, seçim meydanına sandığa ve yeni bir zafere yürüyoruz. Yeni zaferimiz şimdiden hayırlı ve mübarek olsun. Bu salonda söyledim, bizim davamız bir vefa davasıdır, bir ahlak davasıdır. Siyasi rant veya ekonomik rant davası değildir. Bu emaneti omuzlarımızın gücü yettiğince geleceğe taşıyacağız.

'BEYANNAMEMİZDE 9 YILLIK HEDEFİMİZ VAR'

Beyannamemizde önümüzde 9 yıllık hedeflerimiz var. Seçim beyannamemizin odağında insan onuru vardır. Her bir kardeşimizin insan onuruna yakışır hayat sürmesi için gereken hamleleri yapmaya hazırız. 2002’de birkaç yüz milyon dolara muhtaç bırakılan, 70 centlere muhtaç bırakılan onurlu bir milletin bir daha IMF kapısına gitmemek için, tanklarını toplarını başkalarından hibe alan onurlu bir milletin bir daha kimseden hibe dilenmemesi için güçlü bir Türkiye inşa ediyoruz. Bu bir inşa beyannamesidir.  Açıkladığımız 25 sektörel öncelikli dönüşüm programıyla, üretim stratejileriyle biz büyük Türkiye’ye doğru yürüyoruz.

AKP'nin seçim şarkısı açıklandı


'KEDİLERLE BU İŞİ ÇÖZEMEZSİN' 

Biz bunları yaparken, CHP, HDP ve MHP neler yapıyor. Kılıçdaroğlu’na sesleniyorum. Bizim seçim beyannamemiz, yeni toplumsal sözleşmemiz karşısında sözünüz nedir? ABD’den ithal alkış propagandalarıyla, kedilerle bu işi çözemezsin. Bizi 13 yıldır dünya alkışlıyor, senin alkışına ihtiyaç yok. Bizim sözümüz söz onlar konuşurlar, derler ki şunu yapacağız bunu yapacağız. Ama onlar konuşur AK Parti yapar. Kılıçdaroğlu, bizim ABD’den gelecek akıllara ihtiyacımız yok, ecnebi propaganda tekniklerine ihtiyacımız yok. Biz milletle konuşuruz.  Ama hakkını yemeyelim, ben buradan Kılıçdaroğlu’nu tebrik etmek istiyorum. İlk defa seçim başarısına imza attı. CHP içindeki ön seçimi kazandı ve çok mutlu oldu.  Seçim CHP içinde olsa Kılıçdaroğlu hep kazanacak. Ama ne yazık ki 7 haziran milletin seçimi milletin. Onun babayiğitliği nereye kadar biliyor musunuz, yüzde 35’e kadar. En büyük hedefi yüzde 35. Ben ise sizin bir neferiniz olarak, yüzde 35’i burada telaffuz etmektense bu görevi bırakırdım.Televizyon programında sordular, hedefiniz nedir diye. Yüzde 55 desem, yüzde 45’in gönlüne giremem anlamına gelir. Bizim hedefimiz açıktır, 77 milyonun gönlüne girmek. Kılıçdaroğlu’na söylüyorum, var yüzde 35 hayalleriyle uğraş, bizim hayallerimize yetişemezsin. Kılıçdaroğlu gönlün küçük gönlün. Almıyor milleti. Onun için onlarca vilayette CHP milletvekili çıkaramıyor.

 

'İSTANBUL'DA BARIŞ GÜVERCİNİ, AĞRI'DA TERÖRÜN SÖZCÜSÜ'  

Hani İstanbul’da konuştuğunda barış güvercini, ama Ağrı’da terörün sözcüsü HDP ve Demirtaş’a sesleniyorum. Neyseniz mertçe söyleyin. Ama iki yüzlü, üç yüzlü, beş yüzlü siyaseti bırakın. Silahlı baskıyla eğer doğuda kardeşlerimizin oylarını çalarız diye düşünüyorsanız bilin ki o kardeşlerimiz son 13 yıl içinde Türkiye’nin nereden geldiğini biliyor. Şimdi ağrı’da terör grupları silahlı şekilde alana iniyorlar, vatandaşlarımıza baskı yapıyorlar. Demirtaş bu silahlı teröristlere hiçbir şey söylemiyor, dönüyor bizi bir komplo yapmakla suçluyor.  

'ÇIKSIN 'SİLAHLI BASKIYI KABUL ETMİYORUZ' DESİN'


Eğer HDP demokratik bir siyasi partiyse, Demirtaş’ta eş başkanıysa, çıksın ve desin ki seçim kampanyaları süresince hiçbir silahlı baskıyı kabul etmiyoruz desin. Köylere mezralara dönük olarak teröristlerin yaptığı baskı çalışmalarına karşıyız desin. O zaman demokraside anlaşırız. Ama Kadıköy’de barış güvercini olmak, Ağrı’da, Diyarbakır’da eğer burada yüzde 100 şu partiye oy çıkmazsa hesap sorarız diyenlerin yanında olmak iki yüzlülüktür.

'AYNI HAİNLİĞİ YAPMIŞTI'


Ama bilsinler. Biz 6-7 Ekim olaylarında dersimizi aldık. Demirtaş aynı hainliği yapmıştı ve insanları isyana teşvik etmişti. Bilsinler ki seçim sandığının güvenliğini sağlayacağız.

'BAHÇELİ'NİN HESABI ŞEHİT HABERLERİ'


Her seçim öncesinde Bahçeli’nin hesabı şu oldu. Bir çatışma olur da, şehit haberleri gelir de tepki oylarını toplayabilir miyim. Bahçeli vizyonla yola çıkın. Anadolu insanı kimin milliyetçi kimin olmadığını biliyor. Bizim bu milletin değerlerine sahip çıkmamızı orhun anıtlarına gidip sorsunlar. Orta Asya Kafkasya’ya sorsunlar. Tek bir dille konuştum, iki dil kullanmadım, iki yüz kullanmadım. Türke de kürde de Aleviye de Suniye de tek dille hitap ettim. Bu dil aşk dilidir, sevda dilidir.

'PAPA'YA TEKRAR SESLENİYORUM'


Karşımızda şu anda bir şer cephesi oluşuyor. Onun için HDP bir proje olarak gündeme getiriliyor, biri ABD’den reklamcı getiriyor, biri oralara gidip geldikten sonra yeni bir anlayış getireceği düşüncesinde. Şimdi bunlara bu tuzaklara Papa da katıldı. Tam da seçim öncesinde Türkiye’de bir iç demokrasi şenliği yaşanırken, haksız suçlamalarla milletimizi mahkum etmeye kalktılar.

Papa’ya tekrar sesleniyorum. Katolik dünyasının engizisyon mahkemesiyle ispanya’dan kaçanlar, istanbul’da izmir’de bizim adalet düzneimizde huzur buldular. Tarihi olayları konuşmaya hazırız. Ama tarih üzerinden milletimize hakaret ettirmeyiz. Dünyanın neresinde olursa olsun bize her yer türkiye.

100 MADDELİK SÖZLEŞME

Vatandaşlara, rakibimiz olan siyasi partilere, STK’lara, Türkiye’nin entelektüel camiasına aydınlara yönelik olarak 2023’e giderken yeni Türkiye sözleşmesini onlara takdim ediyorum. işte AK Parti vizyonunun 2023 Yeni Türkiye sözleşmesi. Bu sözleşmeyi buradan bu kürsüden okuyacağım. Çağrıda bulunacağım, ya bu sözleşmeyle ilgili kanaatlerinizi bildirin, yada kendi sözleşmenizi çıkarın. Ta ki 77 milyona hitap eden ortak bir metinde anlaşalım.

100 maddeden oluşan sözleşmeyi okuyacağım.

'EN TEMEL İLKE İNSAN ONURUNUN KORUNMASIDIR'


Her siyasal düşünce ve düzen insana hitap etmek ve belli bir mekana dayanmak zorundadır. İnsana hitap etmeyen hiçbir siyasal düzen kalıcı olamaz. Yeni Türkiye cumhuriyetimizin yüzüncü yılına yürürken insana zamana ve mekana hakkıyla hitap eden kapsayıcı bir yenilenmenin, yeniden inşa sürecinin eseri olacaktır. Yüz yıl önce anadolu’dan rumeli’den ortadoğu’dan gelerek sömürgeciliğe karşı mücadele eden dedelerimiz için de, Güneydoğu Asya’dan Afrika içlerine kadar, dualarla destekleyen milletler içinde İstiklal Savaşı sadece bir milletin varolma savaşı değil, kutsal bir mücadeleydi. Bugün de Türkiye Cumhuriyeti devletinin en temel ilkesi insan onurunun korunmasıdır.

'KİMSE AYRIMCILIĞA MARUZ BIRAKILAMAZ'


İnsan onurunu zedeleyen hiçbir uygulama ve politika meşru görülemez, gösterilemez. İnsan onurun ile taçlandırılan Türkiye cumhuriyeti vatandaşlığı kimliği taşıyan hiç kimse hiçbir makam ve güç tarafından tahkir edilemez. Dili, ırkı siyasi düşüncesi, felsefi anlayışı ve hayat tarzı sebebiyle ayrımcılığa maruz bırakılamaz. Nefret söylemine muhatap kılınamaz. Ortak tarihdaşlık, ve hak hukuk adalete dayalı eşit vatandaşlıktır. Ortak vatandaşlık, ortak kadim geçmişimizi ve geleceğe yönelik kader bilincimizi de yansıtmaktadır.

'YENİ ANAYASAL DÜZENİMİZİN EN TEMEL İLKESİ... '

Eşit vatandaşlık ilkesi, çağdaş siyasal meşruiyetin temelidir ve bu temel hiçbir gerekçeyle zayıflatılamaz. Bu temel üzerinde cumhuriyetimizin 100’ncü yılına yürürken önceliğimiz ülkemizin katılımcı çoğulcu sivil bir anayasayla yönetilmesini sağlamaktır. Yeni anayasal düzenimizin en temel ilkesi ahlaki referansı ve ruhu insan onuru olacaktır.

Canın, aklın, neslin inancın ve mülkün korunması, kamunun sorumluluk alanlarını dokuyan evrensel insan hakları beyannamesi ise vatandaşların özgürlük alanlarını tanımlar. Düşünce inanç ifade özgürlüğü insan onurunun ayrılmaz bir parçasıdır ve anayasal koruma altında olacaktır. Bu özgürlükleri sınırlayan yegane unsur, diğer vatandaşların özgürlük alanlarıdır.

'ÖZGÜRLÜK- GÜVENLİK DENGESİNİN UYUMU...'


Kamu düzenini, insan hak ve özgürlüklerinin hayat alanı olarak görüyor, özgürlük-güvenlik kavramlarını tamamlayıcı unsurlar olarak değerlendiriyoruz. Özgürlük güvenlik dengesinin uyumunu siyasal meşruiyetin temeli olarak görüyoruz. Egemenliğin kaynağı da denetleyicisi de sadece ve sadece eşit vatandaşlardan oluşan millettir.

'ORTAK TAVIR ALACAĞIZ'


Amir olan millettir, memur olan devlettir. Meşruiyetini milletten almayan ve milletin denetimine açık olmayan hiçbir gücün, vesayetin, paralel yapının külli yada kısmi egemenliği kabul edilemez. 27 Mayıs 12 eylül gibi doğrudan, 28 şubat 27 nisan ve paralel yapı oluşumları gibi müdahaleleri kınıyor, ilerde olabilecek girişimlere karşı ortak tavır alacağımızı ilan ediyoruz.Seçme ve seçimle hakkı en temel vatandaşlık hakkıdır, bu hak sınırlandırılamaz, yok sayılamaz, iptal edilemez.Temsili demokrasi korunurken, yeni katılım kanalları genişletilerek, yerinden yönetim ilkesi tabana yayılacaktır.

'DENETLEMEYEN HİÇBİR GÜÇ KALMAYACAK'


Güçler ayrılığı ilkesine dayanan anayasal ilkemizde, denetlenmeyen hiçbir güç kalmayacaktır.Millet tarafından doğrudan seçimle iş başına gelen TBMM, yasama görevini yaparken hiçbir güç tarafından baskı altına alınamaz.Ülkemizin bütün siyasi partilerini STK’larını bu uzlaşının oluşumunda katkıda bulunmaya davet ediyoruz.

'YARGI BAĞIMSIZLIĞI ESASTIR'


Demokratik hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yargı bağımsızlığı esastır. Bu bağımsızlık, kendi içinde oluşabilecek örgütlenmelere karşı korunacak. Yani yargıçlar iktidarı benzeri oluşumların önüne geçilecektir.Darbe dönemlerinde milli iradeyle iş başına gelen hükümetleri sınırlamak için yapılan müdahaleler sonucu, parlamenter sistem zayıflatılmış, cumhurbaşkanlığı makamıyla, başbakanlık makamı arasında 2001 krizine yol açan krizler yaşanmıştır. İdari yapının yürütme erkinin yeniden düzenlenmesine ihtiyaç vardır.

'MİLLETİMİZ KENDİ YÖNETİCİLERİNİ SEÇMEYE DEVAM EDECEK'


2007 yılında yapılan anayasa reformunun ilk uygulaması olarak, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesiyle birlikte, idari yapının başklanlık sistemi yönünden yeniden yapılandırılması, hesap verilebilirliğin tesisi için gerekli görmekteyiz. 2014’te milletimiz doğrudan cumhurbaşkanını seçmiştir, bundan sonra da milletimiz kendi yöneticilerini seçmeye devam edecektir.

BAŞKANLIK SİSTEMİNİ BEYANNAMEDE  

Başkanlık sistemini, anayasal çerçevede yasama ve yürütmenin etkin olduğu, demokratik kontrol mekanizmalarının ön görüldüğü bir yönetim modeli olarak tasavvur ediyoruz. Bütün partileri, STK’ları, bu yeniden yapılandırma sürecine katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Yürütme erki de yasama ve yargı erki gibi anayasal denetime açık olacaktır. Sivil ve askeri bürokrasi, ehliyet ve liyakat esaslarıyla, çağdaş bürokrasinin kurallarıyla yapılandırılırlar. Hesap verme makamında bulunan ve milli iradeyle göreve gelmiş sivil otoritete tabiidirler. Bürokrasi hiçbir gerekçeyle yatay yada paralel örgütlenmelere izin verilmez.Devlet düzenini bozan uygulamalara karşı gereken tedbirler alınır. Bugün bütün çağdaş örneklerde görüldüğü gibi ekonomik kalkınma ile demokratik hukuk devleti arasında doğrudan bir irtibat söz konusudur. Açık ve şeffaf hukuk kurallarının olmadığı ülkelerin, sürdürülebilir kalkınma gerçekleşmesi mümkün değildir.

"HİÇBİR EKONOMİK GÜÇ..."

Dünyada hiçbir ekonomik güç insan kaynağından daha kalıcı değildir. Kişi başı milli gelir açısından, son 12 yıllık kalkınmamızın yeni bir aşamaya çıkmamız temel hedefimizdir. 2023 hedeflerimizde, temel hedefimiz insan odaklı kalkınmadır.ARGE ve yüksek teknolojiye destek vererek, teknoloji üreten bir ülke olacağız. Devlet geleceğimizin teminatı olan AK Parti gençliği sizlere sesleniyorum. Gençlerimizin, bedeni ruhi ve zihni donanımı için her türlü tedbiri almakla yükümlüdür. Kadınlarımızın konumlarının güçlendirilmesi, sosyal güvenlerinin sağlanması en öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Engelli vatandaşlarımızın önündeki engelleri kaldırmak, ahlaki bir sorumluluktur.

"HEDEF EN GÜÇLÜ 10 EKONOMİ ARASINA GİRMEK"

Ekonomide nihai hedefimiz, ülkemizin her köşesinde, vatandaşlarımızın onurlu bir hayat yaşamasını sağlayacak gelişmişlik seviyesine ulaşmak, en güçlü 10 ekonomi arasına girmek ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak ve onu geçmektir.

"DIŞ POLİTİKAMIZ..."

Dış politikamızda tarihi ve stratejik derinliğimize dayalı olarak, milletimizin uluslararası alanda onurlu bir yer edinmesi öncelik hedefimizdir.Uluslararası kurumlara üyeliğimiz ve ittifak ilişkilerimiz, etkin şekilde değerlendirilecek ve AB üyeliği yönündeki perspektifimiz korunacaktır.Balkanlar, Kafkaslar, Orta Asya ve Orta doğu gibi komşu bölgelerde, kalıcı istikrarı temin edecek öncü rolümüz pekiştirilecektir.Bu ülkenin havası suyu toprağı ormanları ve ovaları vatandaşlarımızın mekan bilincine ve devletimizin sorumluluk alanına emanettir. Mimari doku açısından bu zengin kültürü koruyarak şehirlerimizi insanlık birikimine aşmamız ve insan odaklı bir şehir bilincini yaşanır kılmamız kültürel birlikteliğimizin şartıdır.

"YENİ MEDENİYET ÇAĞRISININ ÖNCÜSÜ OLACAĞIZ"

Son iki madde olarak… Çoklukta birlik ilkesiyle kuşatıcı bir yaklaşımla, kültürel harmanlanma ile köklü medeniyet birikimimizden, insanlık birikimine katkı sağlanacak, bu tarihi döneminde insan onuruna dayalı yeni bir medeniyet çağrısının öncüsü olacağız.Türkiye zengin kültürel birikimi, güçlü ekonomisi, insan odaklı siyaset anlayışı, sağlam sosyal dokusu, etkin dış politikasıyla insanlık aleminin onurlu bir üyesi ve küresel düzenin yükselen bir gücüdür. Bu yeni Türkiye sözleşmesiyle geleceğe taşınacaktır.

"HAKARET ETMİYORUZ"

Biz slogan atmıyoruz, hakaret etmiyoruz, kimseyi dışlamıyoruz. Biz yeni bir medeniyet çağrısıyla hem milletimize hem insanlığa yeni bir çığır açmayı hedefliyoruz. Buradan kılıçdaroğlu’na, bahçeli’ye demirtaş’a sesleniyorum. Eğer bu milletle ilgili bir aşkınız sevdanız varsa, gelin seçim meydanlarını seviyesiz tartışmaların, hakaretlerin alanı değil vizyonların projelerin tartışıldığı fikir harmanları haline getirelim. Eğer heybenizde bu millet için bir düşünce, dünya için yeni bir ses varsa onu çıkarın. Alkışlamayı bırakın, alkışlanacak işler yapın. Biz alkışlanacak işler yapmaya kendimizi adadık.  7 Haziran’da yüzde 55’e AK Parti iktidarını taşımaya hazır mısınız?