Başbakan Davutoğlu: Seçim barajının düşürülmesinden yanayım

Başbakan Davutoğlu: Seçim barajının düşürülmesinden yanayım
Başbakan Davutoğlu: Seçim barajının düşürülmesinden yanayım
Başbakan Ahmet Davutoğlu, koalisyon görüşmelerinin ardından TV'de katıldığı programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Davutoğlu, yüzde 10 barajına ilişkin, "Biz düşürülmesinden yanayım" dedi.

RADİKAL- Başbakan Ahmet Davutoğlu, NTV'de Oğuz Haksever'in yönetiminde Mustafa Karaalioğlu ve Murat Yetkin'in sorularını yanıtladı. Başbakanlık Resmi Konutu'nda gerçekleştirilen programda önemli açıklamalarda bulunan Davutoğlu'nun konuşmasının önemli satırbaşları şöyle:

Oğuz Haksever: İki olasılık kaldı gibi görünüyor. Bu ortamda koalisyon konusunda hangisi ağır basıyor bu olasılıklardan?

Ahmet Davutoğlu: Hayat kendisi dinamik bir süreçtir ama o hayat içinde en dinamik süreç siyasi süreçlerdir herhalde. Statik zihinle, bir şeye bağlanmış bir alternatifi daralmış zihinler yeni değişen şartlara intibak edemiyor. Onun için alternatifi iki ile sınırlamak bile bana şey geliyor. Muhataplarıma görüşme esnasında söylediğim bir şey var, ben görev alana kadar bazı alternatifleri sizlerin tüketmiş olması işimi kolaylaştıran bir şey.

Murat Yetkin: Herhalde Cumhuriyet Halk Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi arasındaki koalisyon ihtimalinin ortadan kalktığını kastettiniz herhalde.

Ahmet Davutoğlu: Evet. Resmi doğru okumak lazım. 7 Haziran seçimlerini okuma konusunda  farklı tavırlar gördük. Doğru okunmadı veya yüzeysel olarak hissi tepkiler oldu. AK Parti’yi hezimete uğrattık, AK Parti döneminin sonu geldi, cumhurbaşkanını yenilgiye uğrattık gibi. Bu doğru değil siyasetin mantığına göre. O andan bugüne kadar AK Parti’nin net iktidarı, az iktidarı veya  tek başına iktidar olamaması vardı ihtimaller arasında. En sonuncusuna doğru gittiğini görünce ihtimalleri canlandırdım kafamda. Şu ana karda AK Parti kadar derli toplu duran olmadı. İç muhasebe yapmakla birlikte parti disiplinini korumak önemliydi. Yüzde 41’lik bir parti hezimet yaşadı diyip diğerleri toplu halde zafer edasında girmesi yanlıştı. Karşı tarafta bir tek taraf yok. Topluca bir söylem kullandılar seçim kampanyasında ama seçim bitti. Şu anda tablo netleşiyor herkes yapılacak ve yapılmayacak şeyleri netleştiriyor. Biz birinci partiyiz biz olmadan hükümet kurulamaz, meclis başkanlığı kurulamaz ama bizde tek başımıza yapamayız.

'7 HAZİRAN'DAN SONRA HÜKÜMET EKSİKLİĞİ HİSSEDİLMEDİ'

Murat Yetkin:
10 Haziran akşamı istifanızın ardından seçimin sonucunu değerlendirirken başkanlık sistemi tartışması sona ermiştir parlamenter sistemin güçlendirilmesi bir anayasa tespitinde bulundunuz. En sonra bir Mehmet Ali Şahin’in fabrika ayarlarına dönersek iktidarı tekrar alırız söylemi var. Bu ikisini nasıl birleştirebiliriz?

Ahmet Davutoğlu: Ben ne söylediğimi çok iyi biliyorum. Başkanlık sistemi bitti demedim. Bu seçim neticeleri ile başkanlık sisteminin mümkün olmadığı aşikar dedim. Halk bunu vermemişse bunu empoze etme imkanımız yok. Yapılması gereken 10 Haziran itibariyle var olan sistemi en iyi şekilde işletmek dedim. Şu andaki sistemin gerçek bir parlamenter sistem olmadığını söylüyorum her zaman. Bir sistemi beğenmeyebilirsiniz ve siyasi tablo bunu değiştirme şansı vermemişse bu sistemi en iyi şekilde işletip krizi yol aşmamaktır size düşen. Bizde bu sistemi en iyi şekilde işlettik bir kriz olmadı. Türkiye'de 7 Haziran’dan bu yana hükümet eksikliği gibi bir şey hissedildi mi? Türkiye'de dolar dün bizim Cumhuriyet Halk Partisi ile ilk temasımız sonrasında en düşük seviyesine indi. Eğer Türkiye'de seçimlerden itibaren ben bu seçimler bitmemiştir halk yanlış bir tercihte bulundu yeni bir seçime gidilmesi gerekir deseydik acaba istikrar olur muydu? Biz bunu hissettirmedik. Eğer blok dediğinde sayın Kemal Kılıçdaroğlu bizde karşı bloğuz demiş olsaydık nasıl bir çalkalanma olurdu. Türkiye'nin sükunete, uzlaşma diline ihtiyacı var. Şu anda Türkiye'de bizim AK Parti olarak hiç kimsede moral bozukluğu yok. Bir bunalım olmayacağını biz gösterdik. Yani sistemin işleyeceğini gösterdik. Meclis başkanlık divanı oluşmasında 17 mi 18 mi krizi bir şekilde aşıldı ve meclis başkanı seçildi. Orada da bizim hesabımız tuttu. Matematiksel değil psikolojik bir hesap yaptım orada. Elimizde şu anda sadece AK Parti’nin başarısı değil sadece bütün partilere teşekkür ediyorum ziyaret ettiğim parti liderlerine.

Mustafa Karaalioğlu: Kimle konuşsak merak ediyor ve soruyorlar ne olacak diye. Bu turlar bir koalisyonla neticelenecek mi bir şeyler oluşmuştur aklınızda?

Ahmet Davutoğlu: Açıklamalara değil de açıklamaların takibine bakmış olsalar ve daha çok psikoloji okumaya çalışsalar tablo farklı çıkar. Ben her partiye giderken gruplar oluşturdum ve çok güzel çalışmalar çıktı. Her raporda muhatabımızın sayın Kemal Kılıçdaroğlu ’nun sayın Bahçeli’nin sayın Demirtaş’ın açıklamaları, değişkenlikleri, iniş çıkışları, bizim açıklamalarımızla bu açıklamaların örtüştüğü yerler sonra seçim beyannamelerinin karşılaştırmaları, her birisinin matrisi çıkartıldı. Bir simülasyon yaptık ve hepsiyle rapor çıkınca oturdum dinledim. Her bir arkadaş rolünü benimsemiş olarak yaptı. Bütün bunları karşılaştırdık ve hiç bir partide şu ana kadar yanılmadım ben.

'ÜÇ PARTİYE DE İLKESEL OLARAK EŞİT MESAFEDEYİM'

Murat Yetkin:
Şu anda hala 3 partiye de eşit mesafede misiniz?

Ahmet Davutoğlu: İlkesel olarak eşit mesafedeyim. Bu taşı birlikte kaldıracağız millet bunu sadece bize vermedi. Ama süreç olarak tabiî ki koalisyon ihtimallerinde daha önce odaklanılması gereken seçenekler oluyor. Ben giderken elimde hazırlıklar vardı ama bir dosya açmadım. Bir niyet beyanı, psikolojik eşikleri aşmak ve bir yöntemde anlaşmak. Bu açıdan ilk turu çok başarılı görüyorum. Tur öncesi sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile aramızda ki ve ekiplerimiz arasındaki uçurum azalmış durumda. Sayın Bahçeli ile de aynı durumda. HDP içinde böyle olduğu kanaatindeyim. Yöntemde ise netleştik. İki lider daha selamlaşıp oturduktan sonra bir anda koalisyona karar verirlerse hatta ben son dönemde daha çok hükümet ortaklığı diyorum daha olumlu bir algı diye düşünüyorum. Eğer biz deseydik sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na biz hükümet ortaklığı yapmaya karar verdik deseydik sağlam bir başlangıç olmazdı. Yöntemde anlaştık. Ekiplerimiz çalışacak detaya inecekler. Arkadaşlarımız daha sonra iki lidere ayrı ayrı veya birlikte oturup dinleyeceğiz. Bu aşamada Cumhuriyet Halk Partisi ile daha uygun durumdayız. Bu Milliyetçi Hareket Partisi’ne uzağız anlamına gelmez HDP ile de gelmez. Milliyetçi Hareket Partisi kapıyı kapattı başlıkları doğru değil. Sayın Bahçeli 7 Haziran akşamı söylediklerinin aynısı söyledi. Ben kendime muhalefet rolü verildiğini düşünüyorum ve hükümet ortağı olmak istemiyorum dedi. Artık konuşacak bir şey kalmadı demedi. Tekrar bir araya gelmemizde fayda olur mu dedik memnuniyetle dedi. Ben açık şekilde her iki lidere de teşekkür ediyorum. HDP’ye gelince sayın Demirtaş AK Parti ile içerden veya dışarıdan bir işbirliği içinde olmayacağız dedi. Kendisine gelen oyların büyük çoğunluğu AK Parti karşıtlığından geldi diye düşündüğü için böyle konuştu. Cumhuriyet Halk Partisi ve HDP’nin en büyük hatası AK Parti karşıtlığı üzerinden bir blok oluşturmak istedi Milliyetçi Hareket Partisi ise kendi çizgisini sürdürdü meclis başkanlığı seçimlerinde.

Elimizde 258 var dedik biz. Karşı taraf kendi eline bakmadı hep birlikte 292 yapıyoruz dedi Cumhuriyet Halk Partisi. HDP’ye tabandan gelen bir şey olmadı. Buna rağmen HDP’ye veya hiçbir partiye dönük açıklama yapmadık biz her şeyi söylemelerine rağmen. HDP ile ilgili bugün gördüğüm değişen tutumda ise dünkü açıklamasından farklı bir tutum vardı. Tabloyu yeni yeni yüzde 41’in ne anlama geldiğini yeni fark ediyor bazı arkadaşlar. HDP ile konuştuk şiddetle terörle aralarına net bir tavır koyma ihtiyacı var. Net olarak biz parti olarak Türkiye'de halktan meşruiyetini almış hükümetin elinde olan silahlı güçlerden başka silahlı güç kabul edilemez demeleri lazım. Bayramda bir şey olmaz şimdi temas olmayacak. Bayramlaşma temasları olacak ama görüşme tarzı bir şey olmayacak. Bayramdan sonra sayın Ömer Çelik ve sayın Haluk Koç temaslarını yapacaklar. Milliyetçi Hareket Partisi ile temaslarda sürecek. HDP’nin bence alacağı karar stratejik bir karardır bizim ve diğer partilerin alacağı karar siyasi bir karardır. Ben şunu sordum sayın Demirtaş’a samimi olarak, ama bunu kaleşnikoflarla kutlamak gerekir mi dedim. Havai fişekle veya şenlikle kutlanamaz mıydı? Net bir tavır alın kimin evinde silah varsa teslim etsin dedik.

'BENİM GÖRDÜĞÜM BİR HÜKÜMET ORTAKLIĞI'

Mustafa Karaalioğlu:
Başbakan olarak siz bir koalisyon isterseniz olacak veya siz istemezseniz olmayacak. Arzuluyor musunuz bir koalisyonu? Turların sonucunda bir el sıkışma ile biteceğini düşünüyor musunuz?

Ahmet Davutoğlu: İlk aşamada bir hasar tespiti yaptık. İkinci aşamada meclisin seçilmesiydi başkanımızı seçtik. Başkanlık divanı oluştur meclis işlemeye başladı. İşleyen bir parlamentodan daha güçlü bir siyasi güç yoktur. Şimdi hükümet kurma aşamasına geldiğimizde ben hangi işimi kalkışırsam en son hamleyi düşünüp geriye doğru gelirim. Seçime gitmek isteseydik bu işin olamayacağını gösterirdik gerilimi arttırırdık. Böyle bir şey olmadı. Benim gördüğüm bir hükümet ortaklığı. O olmadığı zaman başka bir oyun sahası oluşur o da seçimdir. Bizim şu andaki meselemiz samimiyetle hükümet ortaklığı yönünde çalışmaktır.

'ÖNCE MİLLETİN KARARINI UYGULAMAMIZ LAZIM'

Mustafa Karaalioğlu: Bazı anketlerde AK Parti daha yüksek oy alacak gibi görünüyor bu sizi heyecanlandırmıyor mu seçime gitsem dedirtmiyor mu size bunlar?

Ahmet Davutoğlu: Bunlar elimize geliyor ama önümüzdekini görmek lazım önce. Oy oranının yüzde 45’i aştığını görüyoruz. Bizim yüzde 45’i geçmiş olmamız dışında diğer partilerin performansı da önemli oluyor. Millete sen hata yaptın düzelt diyemezsiniz. Önce milletin kararını uygulamamız lazım. Şu anda ihtimallerden önce ilk ihtimal koalisyon ortaklığı kurmaktır. Güya ben kongreye gitmek için hükümet kurmak zorundaymışım deniliyor. Böyle bir şey söz konusu değildir. Sayın cumhurbaşkanımızın temellerini çok sağlam attığı bir partidir AK Parti. 10 Haziran’da söylediğim gibi bu sistemi şu andaki hali ile işletmektir istediğimiz.

'YÜZDE 10 SEÇİM BARAJININ DÜŞÜRÜLMESİNDEN YANAYIZ'

Murat Yetkin:
Siz samimiyetle bu koalisyonu kurmak için çaba sarf ediyorsunuz ama sayın cumhurbaşkanının aklında seçimin tekrarı var deniliyor. Burada bu seçim tekrarı anayasada olan bir şey. Ama AK Parti tek başına iktidar olana kadar hep tekrar mı edilir? Bu yüzde 10 seçim barajı isteseniz 4 günde değiştirirsiniz anayasayı. Yüzde 10 kalkar mı veya düşer mi?

Ahmet Davutoğlu: Bir hükümet ortaklığı görüşmesinde AK Parti olarak biz bunu teklif edeceğiz. Biz düşürülmesinden yanayız. Sayın cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde tamamen kaldırılmasını da teklif ettik biz daraltılmış olarak. Hukuk komisyonundaki arkadaşlara verdiğim görevlerden biri seçim kanunundaki değişiklikler. Sayın cumhurbaşkanımızın koalisyonla ilgili fikirlerine gelince benimde fikrim açıktır istediğimiz bir şey değildir ama önümüze gelince kaçınılmaz bir gerçektir. Orada zikrettiği şeylerin tamamını bakmak lazım. AK Parti iftar verir bir sanatçının gelmesi suç mudur? En muhalefet edenle oturup konuşmamız lazım bugünlerde. Sayın bahçeli ile bir iki şeyimiz oldu kendisine de söyledim ben helal ediyorum dedim Ramazan gününde budur olması gereken. Burada sanatçılar cumhurbaşkanımızın iftarına gitti diye neden kara listeye alınır? Buna tepki gösterenlere tepki gösteriyor sayın cumhurbaşkanımız. Yeni bir seçimden en az gocunacak parti AK Parti’dir. Ama diğer partilere de söyledim kapatmanız gereken ara çok fazla. Biz iktidar ortaklığı kuralım derken sizin geri çevirmeniz mümkün değil. Koalisyon onlar için hep gündemde olabilecek bizim için olmama ihtimali var.

Mustafa Karaalioğlu: Koalisyona sizin partinizin tabanı ne kadar hazırdı? Hangi partiyi teşkilatlarınız daha çok arzuluyor? Aldığınız mesajlar nelerdir?

Ahmet Davutoğlu: Bizim partimizde genel merkezin aldığı karara saygı destek her zaman olmuştur. 13 yıldır iktidarda olan bir partiden bahsediyoruz ve şu andaki hale alışması zaman gerektirir. Tabanın sesi insana güven veriyor. Ama bizim taban aynı anda bir hükümet ortaklığı kurma yönünde düşünceler ağır basıyor. Milliyetçi Hareket Partisi’ne daha fazla temayül vardı ama Cumhuriyet Halk Partisi olmasın diye de bir şey yoktu. HDP’ye zaten pek temayül yoktu. En doğru yolu bulmaya çalışacağız. İntibak bakımından bir ihtiyaç var fakat imkansız diye bir tablo yok.

'CUMHURBAŞKANI HER ŞEYİN ÜSTÜNDE BİR MAKAMDIR'

Oğuz Haksever: Cumhurbaşkanının anayasal sınırlar içinde kalması konusu Cumhuriyet Halk Partisi’yle görüşmelerde masaya gelirse tavrınız ne olur?

Ahmet Davutoğlu: Cumhurbaşkanlığı her şeyin üstünde bir makamdır. Erdoğan ismini bir kenara bırakalım. Böyle bir psikoloji ile tavır alanlar anayasal çizginin dışına çıkıyorlar. Var olan sistemde cumhurbaşkanlığının meşruiyetini tartışmaya açmam ben. Böyle bir konu açılsaydı burada sizi ziyaretim cumhurbaşkanımızın bana verdiği yetkiyledir. Görevi o veriyor. O makamı yok sayarak yürüyebilir misiniz? Ben o zaman kendi içinde çelişkiye düşerim. O andan itibaren sohbet çay sohbetine döner. Anayasal sınırlar meselesi ise Türkiye'de parlamenter sistem tam uygulanmadığı için Türkiye'de altı tam değiştirilmemiş uygulamaya geçildi. Cumhurbaşkanı halk tarafından seçiliyor. Sorumluluk tümüyle başbakanda. Bu çarpıklığın bütün faturasını sayın cumhurbaşkanımıza kesmekte doğru değil.

'KILIÇDAROĞLU'NA 'BİRÇOK KONUDA ANLAŞABİLİRİZ' DEDİM'

Murat Yetkin:
 Hiçbir parti yolsuzlukları gündeme getirdi mi?

Ahmet Davutoğlu: Hayır getirmediler. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşürken yöntemin öne çıkması gerektiğini ifade etmek için sizin 14 maddeniz var bu maddelerden 8-9 tanesi anlaşacağımız hususlar sadece 1-2’si sıkıntı olacak maddeler. Nihayetinde benimde ham partime hem Türkiye'ye deklare ettiğim 9 maddelik restorasyon çerçevesi var. Buna dayalı olarak seçilmem anında atacağımız 10 adım var. İlk yasamız şeffaflık ve imar yasasıdır dedim. Gecikme varsa bundan birinci derece sorumlu olan bizim iç güvenlik paketini engelleyen partilerdir. O geciktiği için şeffaflığa vakit kalmadı. Dedim ki kendisine birçok konuda anlaşabiliriz. Sizin söylediğiniz hususların bir çoğu bizde var. Oturup herkes masaya koyar keşfederek ortak bir zeminde yürünür.

Murat Yetkin: 30 Mart yerel seçimlerinde balkonda sizin orada duruşunuz çok netti. Koalisyon görüşmeleri yapacaksınız bu aşamada TBMM’ye 4 eski bakanın dosyalarının açılması konusunda bir önerge geldi. Bu görüşmelerini etkiler mi?

Ahmet Davutoğlu: Biz bu makamları babamızdan almadık bizim mülkümüz değil buralar. Kimse hesap vermeyecek konumda değildir. Biz inananlar için iki hesap vardır burada ve ahrette. O ikinci kısmı kendi dünyası ile ilgili herkesin. Dolayısıyla benim partimle ilgili herkes aynı durumdadır. Kimse istisnası değildir. Bu bakanlarla ilgili mahkemenin verdiği takipsizlik kararı var. Ben başbakan olmadan önce başlatılan bir soruşturma süreci var. Araştırma komisyonu sayın cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde başladı. Bu meclisle ilgili bir süreçtir. Ben bu anlamda yanlış uygulamaya göz yummam, adli bir süreç işlemiş karar verilmiş, meclis süreci işlemiş karar verilmiş. Burada birinci gündem maddesinin bu olmaması gerekir. Ama bu konuda bir arkadaşın açıklama yapması gerekiyorsa yapması gerekir. Ama öncelikli olarak hükümetin bir an önce kurulmasıdır. Bu konuların gündeme gelmesi yeni bir seçim düşünmektir aklınızda. Siyasette zırhınız olmayacağı ağırlığınız olmayacak. Biz insanız hata yaparız, hata ile yerleşmiş ahlakı ayırt etmek lazım. 13 yıl içinde AK Parti’nin yolsuzluklara yasaklara ve yoksulluğa karşı takındığı tavırla büyük bir kaynak tasarrufu oldu. Sayın cumhurbaşkanımız eleştiriliyor ama 13 yıl içinde tek tek hatalar olmuş olsa bile AK Parti’de bir kültür haline dönüşmemiştir. Bir hata varsa bunun hesabını sorarız göz yummayız buna. Ama kimse bir yolsuzluk kültürü ve alışkanlığı atfında bulunamaz.

'AK PARTİ'DE YANLIŞ GİDEN BİR ŞEY VARSA NEŞTER ATMAKTAN ÇEKİNMİYORUZ'

Mustafa Karaalioğlu: 8 Haziran sabahı partinize yönelik AK Parti’ye mesaj başlığı vardı. Şimdi koalisyon öne geldi ama sandıktan çıkan mesaj niye böyle oldu konusu canlı olarak gündeminizde mi?

Ahmet Davutoğlu: Bir kere çok kapsamlı bir araştırma yaptık. Bazı hususlar var ki sadece bizim kendi içimizde yapacağımız değerlendirmelerdir. 13 yıllık bir iktidarın getirdiği algı sapması varsa beni o ilgilendiriyor. Millet bizi kendisinden uzaklaştığı ve aramıza mesafe koyduğu şeyi var mı, AK Parti devlet diliyle konuşmaya başladı algısı var mı hepsi soruldu. AK Parti’yi güçlü kılmak Türkiye'yi güçlü kılmaktır. Ben 3 genel başkanla da görüştüm ve fikirlerimizi çok açık paylaştık. Başka hangi lider böyle konuşabilirdi birbirleriyle. Her partiye ayrı heyetle gittim. Her heyette oradaki ortamda oluşacak sıcaklığı gözettim. Karşı tarafında psikolojisine nüfus edebilmesi benim için önemli. Biz her parti ile empati yapabilecek insan birikimine sahibiz. Bu ortamı sağlayan ikinci bir parti yok. AK Parti’nin bu gücü Türkiye'nin gücü aslında. AK Parti’de yanlış giden bir şey varsa neşter atmaktan çekinmiyoruz. Güç ile test edilmemiş bir ahlak gerçekten soyut ahlak olarak kalır. Yine burada kimsede bunan yegane değil. Bütün insanoğlu az veya çok hata ile maluldür. Yaşayan bir yapı bu tür sınavlarla karşılaşır. AK Parti binlerce teşkilat üyesi var binlerce eski milletvekili var. 13 yılda güç sınavının iyi verildiği bir dönem olarak düşünüyorum. Daha önceden böyle bir dönem yaşanmadı. Bireysel hatalar olsa bile yerleşik bir kültür olarak yanlış yerde değil. Varsa böyle bir hata gereğini yaparız.

'BAZI BAKANLIKLARIN KURULMASI VEYA BİRLEŞTİRİLMESİ DÜŞÜNÜLEBİLİR'

Mustafa Karaalioğlu:
İki parti olunca bakanlıkların sayısını genişletmek perspektifi var mı, bakanlıkların bölünebileceği ihtimali var mı?

Ahmet Davutoğlu: Başbakanken bakanlıkları gezerken bazı hususlar tespit ettim. Tek parti iktidarı olmuş olsaydık dahi bazı değişiklikler düşünebilirdik. Şimdi böyle bir ihtiyaç varsa dağılım kolay olsun yaklaşımı içinde olmayız. Muhatabımız ki olursa onunda söyleyecekleri vardır. Ama tek başımıza olsaydık dahi kafamdaki değişiklikler vardı. Pazar günü oturdum 1961’den bu yana yapılan koalisyonların bütün protokollerini okudum. Çokta güzel şeylerde gördüm. 39-40 bakanın olduğu dönemler var. Bu ağır bir külfet. AK Parti bunları azaltarak önemli bir tasarruf sağladı. Ama ihtiyaç varsa yeniden yapılanma çerçevesinde bazı bakanlıkların kurulması veya birleştirilmesi düşünülebilir. Belki hiçbir değişiklik yapmayız.

Murat Yetkin: Oturduğum mahalledeki manav bayramda ikramiye var mı dedi bana. Ekonomik sosyal haklar konusunda perspektifinizi soruyorum.

Ahmet Davutoğlu: İkramiyeler verilmeye başlandı bile. Bir söz daha verdik biz bunu 1100 liraya kadar vermiştik ilk başta şimdi 100 liranın üstündeki emekli maaşlarına seyyanen zam yapılacak. Verilmeye başlandı. Biz bunu yaptığımız için ek bir şey yapılmasına gerek görmüyorduk. Taşeronlar meselesinde kanunu biz çıkardık geçen sene. Vatandaşlarımızın faydasına olan hiçbir şey hayır demeyiz biz. Yunanistan örneğini görüyoruz. Aynı tablolara 5 sene 10 sene 20 sene sonra aynı tablolarla karşı karşıya kalmamak için elimizden geleni yapmalıyız.

Oğuz Haksever: Dershaneler konusunda gerekçeli karar açıklanmadığı için bir şey söylenmiyor ama ne düşünüyorsunuz?

Ahmet Davutoğlu: Kararın gerekçesi oluşmadığı için bir şey söylemek doğru değil. Dönüşümü gerçekleştirmiş bir çok dershane var onların mağdur olmaması lazım. Yargı bir uygulama ile ilgili bir mağduriyeti gidermek için bir karar alabilir ama yargı politika belirleyemez. Yargı eğitim politikamız şöyle olmalı diye bir karar alamaz. Biz dershanelerin zamanla örgün eğitimi zayıflattığı kanaati ile bu kararı aldık. Son yıl liselere kimse çocuğunu göndermiyordu. Test mantığını hiç yapmadım ben bir hoca olarak. Test tesadüfiliği de beraberinde getiren bir şey. Muhakeme bu değil. Eğitim konusunda daha fazla ilgilenmek istiyorum. Sorunların bazılarının dershane meselesinde olduğu bazı sistemin dışında bazı unsurların fazla büyümesiyle sistemi istismar etmeye başlaması. Burada dolayısıyla biz karar veririz sistemin nasıl olacağına. Burada birileri mağdur olmuşsa biz ona bakarız. Ama politikayla ilgili biz karar veririz. Dolayısıyla dershanelerle ilgili yaklaşımımız değişmeyecek. Bir dershane iyi bir üniversiteye gitmek için bir dershane üzerinden giderek KPSS sınavlarında olduğu gibi sorulara erişimi daha kolay oluyor. Orada etik bir yozlaşma alanı varsa eğitimde adaleti sağlayamayız onu yok etmeden. Bu adalet duygusunu yok eden bir şeydir. İş için insanları ortak bir sınava sokuyorsunuz ama bazıları soruları önceden almışsa bu telafi edilemez bir adaletsizlik. 7 Haziran seçimleri oldu yüzde 41’i yanlış okuyanlar karşı hamle olabileceği noktasında şeylere başladılar. Herkes bilsin ki biz buradayız. Eşitliği yok edecek uygulamaların hepsinin karşısındayız.

Mustafa Karaalioğlu: Paralel yapı ile mücadele seçimlerinde ardından çok konuşulan bir şey değil. Koalisyonla birlikte bir yavaşlama gerileme yaşanıyor mu?

Ahmet Davutoğlu: Buna en fazla siyasi parti gözetmeksizin herkesin tavır koyması lazım. Hepimiz bu tür faaliyetleri olan gruplara olumlu baktık. Ama ister bu yolla ister baka yolla devletin içinde hiyerarşi oluşturmaya başlandığında net tutum almazsak devletin çivisi kalmaz. Lokomotif siyasettir bir kaza olacaksa sorumlu odur. Katarı siyasetin önüne koyduğunuz demokrasi kalmaz. Mesela milli birlik komitesi vardı 27 Mayıs’ta, milli güvenlik kurulu vardı daha sonraki bunlarda paralel yapı. Bizim bu hastalıklardan arınmamız lazım. Eğer bürokrasi üzerinden devletin kaderine hükmetme alışkanlıkları yok edilmezse siyaset yapmak tiyatroya döner. Ben talimat verdiğim müsteşarın sadece benim talimatımı dinlemesini isterim.

Murat Yetkin: Burada siz kendinize bir özeleştiri yapıyor musunuz? Görmedik mi diyorsunuz bu kadar yayılmayı?

Ahmet Davutoğlu: Özeleştiri yapmamış olsaydık mücadeleye başlamazdık. O yapının dinlemelerinden eylemlerinden en fazla muzdarip olanların o yapıyla birlikte seçimlere gitmesinde bir özeleştiri gerekmez mi? Çözüm sürecini her türlü baltalamaya çalışırken birden HDP’nin özgürlük timsali gibi bahsetmeye başlaması konusunda HDP’nin bir özeleştiri yapması gerekmiyor mu? Medya alanında bu yapının muzdarip olan mağdur edilen kesimlerin 7 Haziran’dan önde sadece AK Parti’ye zarar vermek için yayın yapmaları öz eleştiriyi gerektirmez mi?

Oğuz Haksever: IŞİD’e karşı koalisyona daha aktif katılma yolunda politika belirlediği söylemleri vardı. Böyle bir durum var mı?

Ahmet Davutoğlu: Daha aktif derken önceden aktif değişmiş gibi bir yere gidiyor. IŞİD’i bakanlar kurulu kararıyla terör örgütü listesine alan ilk ülkelerden biriyiz. Çok tanınmış bir tarihçimiz birilerinin ayağına çok fena bastınız galiba herkes size tavır aldı uluslar arası alanda dedi. Bende doğru değil. Rahatsız ettik Filistin’de Suriye’de Balkanlarda, Mısır’da. Biz vicdan diplomasisi yaptık. Bir anda terörle özdeşleştirerek şeytanla ortaklık yapan bir duruma sokulduk. İçerden de desteklenmeye çalışıldı bu paralel yapı tarafından. Biz sınır boylarımızda ülkelere müdahil olmamak için zor tutuyoruz ama müdahil olmadık. Bize müzahir bizimle sıkıntılı olmayanla sınır kontrolünü vermek istiyoruz biz. PYD bize bir tehdit haline gelirse onlara karşı IŞİD’e karşı müzahir bir sınır güvenliği oluşturmak kendi güvenliğimiz için zaruri.

Murat Yetkin: Serebrenitsa katliamının törenlerinde Sırbistan başbakanı taşlandı orada sizde oradaydınız.

Ahmet Davutoğlu: Serebrenitsa’da vefat eden kardeşlerimize bir kere daha rahmet diliyorum. 4 kere katıldım anmalarına. Her ailede bir acı hikaye var orada. Tekrar Balkanları inşa edeceksek Türkiye-Bosna Hersek-Sırbistan ilişkisi önemlidir. Sırbistan Başbakanının oraya gelmesini teşvikte ettim ben telefonla görüştük. Yan yana oturuyorduk sonra ben öne gittim. Bir çok görüşmede kendi özeleştirisi yapmış birisi. 15 gün önce aradım kendisini bulunmanız üçlü mekanizmamız itibariyle faydalı olur diye tavsiye ettim. Benimle televizyon mülakatı yapıldığında o tür bir saldırıya maruz kaldığını görmemiştim. Bu tür durumda hissi bir tepki normal karşılanabilir ama fiili bir tepkiye dönüşmesi doğru değil. Vucic yeni bir şey inşa etmek için oraya geliyor. O bakımdan inşallah tekrar bu ilişkiler kurulur. Onun orada bulunması Balkanların yeniden inşası için önemli bir adımdır. Bugün zaten Boşnakların partisi de bunları kınayan bir tepki yayınladı.
Bir kere çok kapsamlı bir araştırma yaptık. Bazı hususlar var ki sadece bizim kendi içimizde yapacağımız değerlendirmelerdir. 13 yıllık bir iktidarın getirdiği algı sapması varsa beni o ilgilendiriyor. Millet bizi kendisinden uzaklaştığı ve aramıza mesafe koyduğu şeyi var mı, AK Parti devlet diliyle konuşmaya başladı algısı var mı hepsi soruldu. AK Parti’yi güçlü kılmak Türkiye'yi güçlü kılmaktır. Ben 3 genel başkanla da görüştüm ve fikirlerimizi çok açık paylaştık. Başka hangi lider böyle konuşabilirdi birbirleriyle. Her partiye ayrı heyetle gittim. Her heyette oradaki ortamda oluşacak sıcaklığı gözettim. Karşı tarafında psikolojisine nüfus edebilmesi benim için önemli. Biz her parti ile empati yapabilecek insan birikimine sahibiz. Bu ortamı sağlayan ikinci bir parti yok. AK Parti’nin bu gücü Türkiye'nin gücü aslında. AK Parti’de yanlış giden bir şey varsa neşter atmaktan çekinmiyoruz. Güç ile test edilmemiş bir ahlak gerçekten soyut ahlak olarak kalır. Yine burada kimsede bunan yegane değil. Bütün insanoğlu az veya çok hata ile maluldür. Yaşayan bir yapı bu tür sınavlarla karşılaşır. AK Parti binlerce teşkilat üyesi var binlerce eski milletvekili var. 13 yılda güç sınavının iyi verildiği bir dönem olarak düşünüyorum. Daha önceden böyle bir dönem yaşanmadı. Bireysel hatalar olsa bile yerleşik bir kültür olarak yanlış yerde değil. Varsa böyle bir hata gereğini yaparız.