Başbakan Davutoğlu'ndan CHP ve MHP'ye seçim hükümeti çağrısı

Başbakan Davutoğlu'ndan CHP ve MHP'ye seçim hükümeti çağrısı
Başbakan Davutoğlu'ndan CHP ve MHP'ye seçim hükümeti çağrısı
Başbakan Ahmet Davutoğlu, CHP ve MHP'ye iki aylık seçim hükümeti kurma çağrısında bulundu. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye buluşma çağrısı yapan Davutoğlu, "Önümüzde iki yol var. Gelin erken seçim kararını cumhurbaşkanımız yerine TBMM olarak biz alalım. İki ay aynı masa etrafında birbirimize tahammül edip, bir reform hükümeti olarak seçime gidelim. Eğer bu olmazsa bütün Meclis'i temsil eden bir tabloyla bir hükümet kurarız.Gerekirse her türlü sorumluluğu alır, seçimi kaybetme pahasına bu şekilde bir hükümet kurarız" dedi. Davutoğlu, Kurban Bayramı dolayısıyla okulların açılmasının da 28 Eylül Pazartesi gününe ertelendiğini duyurdu.

RADİKAL - Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti Genel Merkezi'nde basın toplantısı yapıyor.

Başbakan'ın açıklamasının satırbaşları şöyle:


Ülkemiz kritik bir süreçten son derece hayati sınamalardan geçiyor. Bu kritik dönemde son 1,5 ay içinde terör örgütlerinin eşzamanlı saldırıları sonucunda hayatını kaybeden şehitlerimiz için rahmet diliyorum. Kritik dönemlerde sınamaların sonucu demokrasiyle çözülür. Son derece çarpıcı ve kritik bir siyasi tablo var. Ülkemizin etrafında ateş çemberi varken, 7 Haziran seçimleri önemliydi. Milletimizin şahit olduğu gibi, 7 Haziran sonrası tabloyu doğru algılamak ve gereğini yapmak gerekir.

GEREĞİNİ YAPMAYA ÇALIŞTIK

Siyasi tablonun ortaya çıkardığı gerçeklikleden kaçınarak, ülkenin önündeki sorunlarla baş etmek mümkün değildi. Tam bir sorumluluk duygusuyla 7 Haziran sonrasında ortaya çıkan tabloyu doğru anlamak ve gereğini yapmak için elimizden geleni yaptık.

7 Haziran sonrası yönetme boşluğu oluşmaması için büyük gayret sarf ettik. Devlet yönetiminde hiçbir zaafa mahal vermedik.

Aynı anda üç terör örgütüne karşı sürdürdüğümüz mücadeleyi kararlılıkla devam ettireceğiz. Bundan sonra atılacak adımları hem ilgili bakanlarımızla kapsamlı şekilde ele aldık. Milletimiz devletimizin kudretinden emin olmalıdır. Ülkemizin her köşesinde terör saldırıları sonucunda kararlılığımızı devam ettireceğiz.

CHP İLE DERİNLİKLİ GÖRÜŞMELER YAPTIK

7 hazirandan itibaren aynı üslubu sürdürdük. Genel başkanların siyasi kariyerlerini, onurlarını zedeleyen bir söz çıkmadı. Siyaset belli bir seviyeye sorun çözerken ahlaki erdem sanatıdır. CHP, MHP ve HDP ile … CHP ile derinlikli, kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdik. Koalisyonun hangi şartlarda ve zeminde olacağı konuşulduç sayın Kılıçdaroğlu ile o seviyeyi yokladık, birlikte yol almaya gayret ettik. Yürütülen istikşafi görüşmeler bir koalisyon arayışıydı. Bir reform hükümetinde süreli seçime gitmesi konusunda spesifik bir teklifte bulunduk.

DEMOKRASİDEN TAVİZ VERİLMEZ

Türkiyenin uluslararası itibarının sarsıldığını isteyebilir ama bz buna asla izin vermeyeceğİz. Terörle mücadelede büyük fedakarlıklar yapılır ancak demokrasiden taviz vermez. ABD’de sokağa çıkma yasağı ilan edildi ama kimse sıkıyönetim çağrısında bulunmadı. Türkiyede de gerekli tedbirler alınır. HDP’ye dönük olarak da onun sırtını dayadığı örgütlere göre türkiyede demoktasi için her tür önlemi alacağız

Meclis'te bulunma sorumluluğunu yerine getirmeyenlerin yaptığı sıkıyönetim çağrısı demokrasimiz adına bir şanssızlıktır. Türkiye'de biz bu gayrette bulunurken aynı anda terörle mücadele ettik. Olağanüstü durumlarda olağan tavırlar sergilenir. En doğru cevap olağan süreçleri olağan bir psikolojide yürütmektir. Milletimiz şahittir benim hiçbir ifademde öfke, fevri bir tavır ve telaş söz konusu olmamıştır. Ben ülkeme, demokratik süreçlere, TBMM’deki milletvekillerine ve halka güvenirim ancak, TBMM dışında bir platformda çözüm arayışına girmem. 7 Haziran'dan bu yana TBMM mantığı içinde bir çözüm bularak sayın Cumhurbaşkanımızın 45 günlük sürenin sonunda ilan edeceği erken seçim olmaması için çaba sarfettim. Elimizi taşın altına koymamız gerektiğini ifade ettim. Ümitlendim ve her kapıyı çaldım. Bazen ağır hakaretlere rağmen… Tahrikdar açıklamalara rağmen. Biz egolarımızı bir kenara bırakırız milletimiz söz konusu ise.

SIKIYÖNETİM ÇAĞRISI 28 ŞUBAT MANTIĞIDIR

Ne çözüm ürettiler? Ne teklif ettiler? Her teklife hayır dedikten sonra sıkı yönetim ve MGK zeminine çekmeye çalışmak 28 şubat mantığıdır. Bugün MGK da kendi görevini ifa eder. Ama TBMM kararları güvenoyu almış hükümetlerce .. .MGK kendi görevini kendi yürütür. 12 Eylül anayasası için 2010’da referandum yaptık ve bu seçimlere yeni anayasa diye girdik ancak, bugün geçerli olana uygun hareket etmek gerekli. Tarihi bir sınavla karşı karşıyayız, tüm siyasi liderlerin önünde bu sınavı geçmek için birtakım imkanlar ve zorlu eşikler var. Bu imkanlar iyi değerlendirilmedi. Hükümeti kuramadık. Sayın cumhurbakanımız beni 9 Temmuz'da görevlendirdi .

ÖNÜMÜZDE İKİ YOL VAR

İki yol var önümüzde; 24 Ağustos günü gelmeden, TBMM içinden bir hükümet çıkamadığı için Cumhurbaşkanımızın erken seçim kararı almadan, gelin biz görevimizi yapalım ve TBMM içinden bir hükümeti, erken seçim kararını alarak biz yapalım… Gelin erken seçime 7 Haziran'da oluşan asil milletvekillerimizin manevi ve hukuki kararıyla gidelim. Madem ki olmadı... Hükümet kuramadık. Biz sizden aldığımız emaneti size geri getiriyoruz derken bu emaneti alan milletvekillerinin oylarıyla seçime gidelim. Cumhurbaşkanımızın kararıyla değil.

BAHÇELİ VE KILIÇDAROĞLU İLE İSTEDİKLERİ YERDE BULUŞMAYA HAZIRIM

Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Bahçeli'ye çağrıda bulunuyorum... En kısa zamanda, nerede isterseniz, ne kadar süre ile isterseniz, bir araya gelmeye hazırım. Birinci Meclis'te buluşabiliriz.


Yeter ki millet bize sorumluluktan kaçtı demesin. Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Bahçeliyle oturmaya, yasal ve anayasal reform zeminini konuşmaya hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Sayın Bahçeli mübarek cuma dedi… Yarın mübarek cuma sonrasında milletimizin çağrısına uyarak, buluşabiliriz, Hacıbayram'dan bir yere gidebiliriz..  İsterlerse ilk Meclis'in odasında buluşalım. 23 Nisan 1920 şuruyla buluşalım… Oturalım konuşalım. Şehit cenazemizde bir ses arkadan "Sayın Başbakanım bir araya gelin ve konuşun" dedi...


BİRİNCİ YOL BUDUR


Çağrım açıktır…  Oturup konuşmaya hazırım. Yeter ki TBMM içinden çözüm bulalım. Artık uzun vadeli bir koalisyon olmayacağı açıktır. Evlatlarımızın geleceği söz konusu. Bir birimizi yıpratmak, seviye anlamında düşük polemikler yerine gövdemizi bu taşın altına koyalım ve birbirimizi suçlamadan halkımızdan pozitif bir gündemle oy isteyelim. Erken seçime giderken bir reform paketi de yapalım, 2 ay birbirimize tahammül edemeyecek miyiz?

Birinci yol budur. Ekonomik istikrar anlamında ekonomiye cansuyu olacağını ve terörist odaklara en iyi cevabı teşkil edeceğine inanıyorum. Polemiklerle AK Partiyi köşeye sıkıştırayım, seni başkan yaptırmayacağız söylemi üzerinden seçime gidilirse millet sandıkta dersini verir. Bu insanların seçim meydanlarına çıkma hakkı yok. Milletin güvenliği için emniyet güçlerimizi milletimiz görür.


İKİNCİ YOL TÜM PARTİLERİN OLDUĞU SEÇİM HÜKÜMETİ


Eğer bu olmazsa cumhurbaşkanımızın karar alması durumunda anayasamızın mantığına uygun olarak tüm  o partilerle, hiçbir bahane göstermeden, bütün Meclisi temsil eden bir tabloyla hükümet kuralım diyorum. MHP buna katılmayacağını söyledi. CHP de benzerini söyledi ve büyük bir üzüntü duydum. Biz bunu üstleniriz ve milletimiz için bunu yürütürüz. Seçimi kaybettirecek dahi olsa bu karardan feragat etmeyiz.

DOĞRU OLAN NEDİR?

Doğru olan nedir? CHP ve MHP, anayasanın gerekli maddelerini tekrar okumalıdır. Cumhurbaşkanı bir başbakan atar ve o başbakan bir hükümet kurar. Hepiniz temsil edilin demişken anayasayı yok saymak, anayasayı tanımamaktır. Şu partiyi beğenmedim diyor MHP ama Meclis'te duruyorsunuz... İç güvenlik yasasında da işbirliği yaptınız? İradi olarak bir araya geliyor değiliz. 12 Eylül anayasasını eleştirebiliriz ama bir yönü var ki, 80 ihtilali öncesinde partiler biraraya gelip azınlık hükümetiyle idare edildiği için böyle bir tedbir gelmiş. Bundan kaçınanlar sorumluktan kaçıyorlar. Ne olursa olsun, oylarımız düşse bile bu sorumluluktan kaçmayacağız.


OKULLAR 28 EYLÜL'DE AÇILACAK

Başbakan Ahmet Davutoğlu, gazetecilerin sorusu üzerine, Kurban Bayramı dolayısıyla okulların açılışının 28 Eylül Pazartesi gününe ertelendiğini duyurdu.