Başbakan: Fatih'i karşılayan Bizanslı hanımlar dedi ki...

Başbakan: Fatih'i karşılayan Bizanslı hanımlar dedi ki...
Başbakan: Fatih'i karşılayan Bizanslı hanımlar dedi ki...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Muhteşem Yüzyıl' polemiğine yeni sayfalar eklemeye devam ediyor, "Bizans'ın hanımları Fatih Sultan Mehmet'i karşılarken 'başımızda kardinal külahı görmektense Osmanlı sarığı görmeyi tercih ederiz' demişlerdir."

Radikal.com.tr – Muhteşem Yüzyıl polemiği ‘Bizanslı hanımlar’a kadar uzandı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , İstanbul Kongre Merkezi'nde “ Türkiye İnovasyon Haftası”nın açılış programında yaptığı konuşmada Muhteşem Yüzyıl dizisine gönderme yaparak, ''Bizans’ın hanımları Fatih Sultan Mehmet’i karşılarken başımızda kardinal külahı görmektense Osmanlı sarığı görmeyi tercih ederiz demişlerdir'' dedi. Tarihte böyle bir kayıt bulunmuyor. Ancak Bizanslı Grandük Notoras’ın Katolik kilisesi ile birleşmeye karşı, "Şehirde Latin külahı görmektense Türk sarığını yeğlerim" dediği biliniyor.

Konuşmasında “gençlerin özgüvene sahip olması gerektiğini” belirten Erdoğan sözlerine şöyle devam etti, “Allah yar yardımcılarımız olsun. İlk onda Türkiye'yi bu dünya görecek. Başımız öne eğik bir millet değil, muzaffer bir millet olmak durumundayız. Tarihin haremden ibaret olduğunu iddia ediyorlar. Kasıtlı olanlar bize tarihi farklı göstermeye çalışsa da kendi tarihimizi böyle göremeyiz ve görmeyeceğiz. Fetih birilerinin kafasını koparmak, sömürmek değildir. Fetih kılıcın değil kalemin egemenliğine inanmaktadır. Bizans’ın hanımları Fatih Sultan Mehmet’i karşılarken başımızda kardinal külahı görmektense Osmanlı sarığı görmeyi tercih ederiz demişlerdir. Bizim tarihimiz konuşulurken sadece savaşlardan, haremlerden ibaret gibi gösteriliyor.”


“BU MİLLET TEKEDEN BİLE SÜT ÇIKARIR”


“Gençlik tarihimizi doğru tanırsa işte o zaman bu gençliği kimse tutamaz” diyen Başbakan, “Ne iş olsa yaparım değil”, “Ben bundan çok daha iyisini yaparım” denmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan şunları söyledi, “O inançla yürüyeceğiz. Bizi anlamak durumundayız. Bu sürecin yol aldığına yürekten inanıyorum. İtibar gören bir Türkiye var bunu öyle bilin. Güncel bir ekonomik gelişme aktarmak istiyorum. IMF’ye 23,5 milyar dolar borcumuz vardı. Krizi aşmak için yine IMF’den borç alın dediler. Biz ne dedik, ‘Bu kriz bizi teğet geçecek’ dedim. Bütün köşe yazarları bizi yazdı eleştirdi. IMF bize akıl vermeye kalktı. Ülkemiz alan el değil veren el durumuna geldi. Geleceğe çok daha büyük imzalara atacağız. Bu millet eğer isterse azmederse tekeden bile süt çıkartır.”


O SÖZÜ KİM SÖYLEDİ?

İstanbul’un fethinden hemen önce ‘son çare’ olarak başta Papalık olmak üzere Avrupa’daki Katolik devletlerden yardım istenmesi gündeme geldi. Bazı Bizans ileri gelenleri ve din adamları Katolik ve Ortodoks kiliselerin birleştirilmesini destekliyordu. Fakat bu niyet, halkın ve din adamlarının büyük çoğunluğundan tepki gördü. Daha önce haçlı seferleri sırasında işgal edilen İstanbul’da yapılanlar bu tepkinin baş gerekçesiydi ve bu hisleri Bizanslı Grandük Notoras, "Şehirde Latin külahı görmektense Türk sarığını yeğlerim" sözleriyle ifade etmişti.