'Başbakan ve 5 bakan AİHS'yi ihlal etti'

'Başbakan ve 5 bakan AİHS'yi ihlal etti'
'Başbakan ve 5 bakan AİHS'yi ihlal etti'
Haber: MESUT HASAN BENLİ / Arşivi

ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile 5 bakan ve 2 bürokratın Eti Alüminyum AŞ’nin özelleştirilmesine ilişkin yargı kararlarını uygulamaması nedeniyle verilen tazminat cezasının gerekçesi belli oldu. Gerekçeli kararda, Erdoğan ve söz konusu bakanların, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde (AİHS) yer alan, yargı kararlarının uygulanmasına dair hükümleri ihlal ettikleri belirtildi.
Erdoğan başkanlığındaki Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun kararıyla Eti Alüminyum AŞ özelleştirilerek, Ce-Ka isimli şirkete satıldı. TMMOB Metalurji Mühendisleri Odası da bu satışa dair Danıştay’a üç ayrı dava açtı. Danıştay odayı haklı bularak özelleştirme sürecini durdurdu. Ancak Danıştay’ın verdiği kararlar idare tarafından uygulanmadı. 

Tazminat ödeyecekler
Bunun üzerine oda, Özelleştirme Yüksek Kurulu Başkanı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile dönemin kurul üyeleri, eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, eski Sanayi Bakanı Ali Çoşkun ile bürokratlar Metin Kilci ve Ahmet Aksu hakkında ‘yargı kararlarını uygulamamaları sebebiyle’ 10 bin TL’lik tazminat davası açtı. Davaya bakan Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi, Erdoğan, 5 bakan ve iki bürokratı 27 Mart 2012 tarihinde tazminata mahkûm etti. 

Uygulamak zorunlu
Davanın gerekçeli kararı geçen hafta taraflara tebliğ edildi. Mahkemenin gerekçeli kararında çarpıcı değerlendirmeler yapıldı. Gerekçeli kararda, yasama, yürütme ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda oldukları altı çizildi.
Mahkemenin gerekçeli kararının sonuç bölümünde de şu değerlendirme yapıldı. “Davalıların yürütmeyi durdurma ve iptal kararlarını uygulamadıkları gibi uygulanması yönünde sonuç alıcı uğraş içine girmedikleri, yargı kararlarını uygulamayan davalıların Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde yer alan, yargı kararların uygulanmasına ilişkin hükümleri ihlal ettikleri, böylece davacı tüzelkişiliğin sosyal kişilik değerlerine zarar verdikleri anlaşılmıştır.”