Başbakan'dan CHP ve medyaya sert sözler

Başbakan'dan CHP ve medyaya sert sözler
Başbakan'dan CHP ve medyaya sert sözler
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'nın düzenlediği iftarda muhalefeti ve medyayı eleştirdi.

Başbakan Erdoğan , Londra 2012 Olimpiyat Oyunları Kadınlar 1.500 metre finalinde altın madalya kazanan Aslı Çakır Alptekin, gümüş madalya kazanan Gamze Bulut, tekvandoda gümüş madalya kazanan Nur Tatar'ı kutlayarak, önceki gün tekvando erkekler 68 kilo finalinde şampiyon olarak Türkiye 'ye altın madalya kazandıran Servet Tazegül ile, ondan önce güreşte bronz madalya kazanan Rıza Kayaalp'e başarılarının devamını diledi. Bronz müsabakasına çıkacak Bahri Tanrıkulu'nu da kutlayan Erdoğan, kadınlar 800 metre seçmelerinde sakatlanmasına rağmen vazgeçmeyen, yarışı sancılar içinde tamamlayan Merve Aydın'ı da azminden dolayı tebrik edip, acil şifalar temennisinde bulundu. Erdoğan, iftara katılan sanatçı İbrahim Tatlıses ile eşine de “hoş geldiniz” dedi.

“IMF'ye borç veren ülke konumuna yükseliyoruz”
Önemli bir müjdeyi paylaşmak istediğini dile getiren Erdoğan, “Merkez Bankamızın en son döviz rezervleri açıklandı ve yeni rakamlarla tarihimizin yeni ve çok yüksek bir rekorunu elde ettik. Yıl sonu itibarıyla 100 milyar dolar hesabını yaparken, 2002 yılında, biz göreve geldiğimizde 27,5 milyar dolar olan Merkez Bankası rezervlerimiz, şu an itibarıyla 103 milyar 114 milyon dolara ulaştı. Bu, Türkiye'nin gücünü, Türkiye ekonomisinin gücünü ve krizlere karşı dayanıklılığını ifade eden rekorun da ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.
 
Görevi devraldıklarında Türkiye'nin Uluslararası Para Fonu'na (IMF) olan borcunun 23,5 milyar dolar seviyesinde olduğunu ifade eden Erdoğan, bu borcun bugün itibarıyla 1,7 milyar dolara indiğini söyledi. Birkaç gün içinde IMF'ye yeni bir dilim ödeme daha gerçekleştirileceğini anlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: 

“Borcumuzun 400 milyon dolar kadarını daha ödeyecek ve toplam borcu 1,3 milyar dolara çekeceğiz. 2013 yılının ilk yarısında, muhtemelen nisan ayında da artık Türkiye'nin IMF'ye borcu sıfırlanmış olacak. Şimdi artık IMF ile farklı bir borçlanma yapısını inşa ediyoruz. IMF'den borç alan ülke değil, (zaten ortağıyız biliyorsunuz IMF'nin 1,1 ile) IMF'ye borç veren ülke konumuna yükseliyoruz. Türkiye, teknik konularda mutabakatın sağlanmasının ardından, IMF'ye Meksika'da söz verdik 5 milyar dolara kadar borç verebilecek, bunun da görüşmeleri şu anda devam ediyor.” 

"Hangi saikle yapıldığını biliyoruz"
Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: 

“Bu örgüt, benim Kürt kardeşlerimin haklarını savunan bir örgüt asla değildir, benim Kürt kardeşlerimi temsil eden bir örgüt hiç değildir. Bu terör örgütünün, benim Kürt kardeşimle en küçük bir ortak paydası yoktur. Ramazan ayında, böyle mübarek bir ayda kan dökenlerin, kalleşçe, namertçe, alçakça saldıranların, benim Kürt kardeşimle hiçbir ortak yanı yoktur ve olamaz. Biz bu saldırıların hangi saikle yapıldığını çok iyi biliyoruz. Biz, bu saldırılardaki zamanlamayı, bu saldırılardaki asıl hedefi, asıl gayeyi çok iyi biliyoruz. En önemlisi de biz, bu saldırıların arkasında kimlerin olduğunu, terör örgütünü kimlerin kışkırttığını, terör örgütünün kimlere taşeronluk yaptığını da biliyoruz. Başta Şemdinli olmak üzere, terör örgütünün yaptığı bu saldırılar, terör örgütünün kendisini bitirdiği, intihar ettiği saldırılardır. Terör örgütü, bu saldırılarla, kimlerin değirmenine su taşıdığını, hangi karanlık odaklara, hangi Türkiye düşmanı çevrelere piyonluk yaptığını çok net olarak ortaya koymuştur. Bu saldırılar karşısında asla geri adım atmayacağız. Terörün, Türkiye Büyük Millet Meclisi içinde, hem de Ana Muhalefet Partisi nezdinde Türkiye'de siyaseti şekillendirmesine asla izin vermeyeceğiz.”

“Çok bayat bir senaryo”
Bunun çok bayat bir senaryo olduğuna işaret eden Erdoğan, 30 yıl boyunca terörün, Türkiye'de siyaseti şekillendirme gayesi içinde olduğunu ve bunu da geçmişte kısmen başardığını bildirdi. Erdoğan, şöyle devam etti: 

“Terör, hükümetleri yıpratmak için bir araç olarak kullanıldı ve kullanılmaya devam ediyor bu ülkede. Bugün de terörü bu şekilde, siyaseti dizayn etmek, hükümeti yıpratmak için bir araç olarak kullanmak isteyenler var. Ne yazık ki, geçmişte muhalefet partileri bu tuzağa nasıl düştülerse, bugün de aynı şekilde düşüyorlar. İspanya'ya bakıyorsunuz, İngiltere'ye bakıyorsunuz, orada muhalefet partilerinin terör örgütlerine karşı iktidarla birlikte hareket ettiklerine şahit oluyorsunuz. Biz de ise tam aksine. Biz de muhalefet, 'terör örgütüne nasıl destek olurum?' gayreti içerisinde. Ana muhalefet partisi CHP 'nin, 14 Ağustos'ta Meclis'i olağanüstü toplama girişimi tam bir basiretsizlik örneği olduğu kadar, aynı zamanda teröre de teslimiyettir. Hiçbir konuda hiçbir politikası olmayan CHP, böyle anlık tepkiler vererek terörün ekmeğine yağ sürmektedir.” 

"O medya patronlarına yazıklar olsun"
Arakanlı Müslümanlara yardım için giden Dışişleri Bakanı’na yöneltilen eleştirilere cevap veren Erdoğan, “Bizim orada bir şehitliğimiz var. Birileri çıkmış köşesinde yazıyor. Dışişleri Bakanı’nın Myanmar’da ne işi var? Diyorlar. Bu adamları köşe yazarları olarak nasıl tutuyorsunuz. Buradan o patronlara ‘yazıklar olsun’ diyorum. Bu tür hedefi olmayan insanlardan eline kalem vermişsin köşe teslim etmişsin ne olur. Bunlar bu milletin derdi ile dertlenen kalemler değil. İhtiyaç sahibi her insanın olduğu yere gideriz." ifadelerini kullandı. (AA)