'Başbakan'ın bir de medyumluk yeteneği varmış'

'Başbakan'ın bir de medyumluk yeteneği varmış'
'Başbakan'ın bir de medyumluk yeteneği varmış'
İstanbul Ümraniye'deki BDP Siyaset Akademisi'nde, yapılan "Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği ve Kadına Şiddet" içerikli eğitime katılan BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, siyaseti toplumsallaştırmak gibi bir hedefleri olduğunu anlattı.

Dilhun GENÇDAL - Taner YENER 

Gültan Kışanak,  "Bizim için siyaset geleceğini belirleme hakkıdır ve geleceğni belirleme hakkı her bir bireyin kişilik haklarının en ayrılmaz parçasıdır. Parti okullarımızda partimizi, tüzüğümüzü, hedeflerimizi tanıtan, demokratik siyaseti anlatan, yakın dönem siyasal tarihe ilişkin değerlendirmeler yapan eğitimler düzenliyoruz" dedi. 

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Kışanak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın, " BDP içinde sanki tasfiye hissediyorum. Terör örgütü elebaşısı bazı isimlerin üzerini çiziyor" sözleri hatırlatılınca, şunları söyledi: 

"Böyle bir şeyi Başbakan hissetmiş. Biz, Sayın Başbakan’ın bir çok yeteneğini biliyorduk, baskıcıdır, otoriterdir, insan haklarına karşıdır, özgürlüğe demokrasiye pek inanmaz, cinsiyetçidir, militaristtir, müdahalecidir, bu yönlerini çok iyi biliyorduk. Ama medyum yeteneğinden çok haberdar değildik, bu vesileyle onu da öğrenmiş olduk. Sayın Başbakan’ın bir de medyumluk yeteneği varmış, hissediyor. Başka bir partinin içinde ne olup, bittiğini hisseder hale geldi. Böyle bir yaklaşımla, zihniyetle ülke yönetilmez. Başbakanlık makamını işgal eden bir kişinin bir başka partinin içişlerine bu kadar müdahil olması, buyurgan ve hükümran olması tam da Sayın Başbakan’ın otoriter yönetim anlayışının bir göstergesidir. Başbakan, kendi partisine hükmediyor, herkesi susturuyor, kimin ne kadar konuşacağına karar veriyor, kimin aday olacağına, herşeye karar veriyor. O yetmedi, ülkede herkesi AKP ’li olmaya zorluyor." 

"Olmayanlara karşı istediği kadar pervasız baskılar geliştiriyor. Sokakta polisin estirdiği terörü görüyoruz. Zaten tamamı adalet mekanizmasına hesap vermez haldeler. Bu da yetmedi başladı bu sefer başka partileri yönetmeye. Kimin hangi görevde olacağına, kaç yıl önce yapılan seçimlerde kim belediye başkanı olmuş, olmamış, niye olmamış, bunları sorgulamaya başlıyor. Sanane, sen kimsin? BDP’nin kimi belediye başkanı yapıp yapmayacağına sen niye karar veriyorsun? Ondan sonra da Esad rejimini eleştiriyor, ’Orada siyasi partiler yok, çeşitlilik yok, seçim bir formalitedir’ diye. Bütün partileri sen dizayn edeceksen, hani nerede demokrasi? ’Kaldıracağım demokrasiyi rafa’ de kurtul. Millet de senden kurtulsun. Şunu da açıkça söylüyorum, bizim partimizde asla ve asla hiçbir arkadaşımızın partimizden, bu halkın mücadelesinden ayrı düşme yönünde ne bir yaklaşımı vardır, ne de böyle bir şeyin gerçekleşme ihtimali vardır. Başbakan’a BDP’den ekmek çıkmaz başka bir kapıya gitsin." 

'BU ÜLKENİN HAVADAN, SUDAN DAHA FAZLA BARIŞA İHTİYACI VAR' 
Kışanak, son dönemde artan çatışmalar için ise "Her gün bu ülkenin doğusuna, batısına, her tarafına cenazeler gidiyor. Biz BDP olarak her fısatta, ’Bu ülkenin en temel ihtiyacı barıştır, herşeyin önündedir. Mutlaka bu toplumsal barışı sağlamamız gerekiyor. Bu sorunu çözmemiz gerekiyor’ diyen bir partiyiz. Bugün de bunu söylüyoruz. Gerçekten bu ülkenin her seyden fazla, havadan, sudan daha fazla, en az onlar kadar barışa ihtiyacı var. Kendisine ’İnsanım’ diyen halkına, ülkesine, topluma karşı duyarlılık hisseden herkesin bu barış ihtiyacını yüreğinde hissetmesi ve gereğini yapması gerekiyor. Biz, parti olarak bunun mücadelesini bugüne kadar her platformda verdik, vermeye de devam edeceğiz. Umuyor ve diliyoruz ki, bu savaş politikalarından, tasviye politikalarından medet umanlar da vazgeçerler. Artık bu işi konuşarak, diyalogla, müzakere ile çözebileceğimiz ve demokratik bir yönetime kavuşabileceğimiz bir sürece hep beraber emek veririz" dedi. (DHA)