'Başkanlık' tartışmasına yargıdan ilk yorum

'Başkanlık' tartışmasına yargıdan ilk yorum
'Başkanlık' tartışmasına yargıdan ilk yorum
Başkanlık Sistemi tartışmasında bir açıklama da yüksek yargı kanadından geldi. Danıştay, başkanlık sistemi için, 'Demokratik bir sistem, tartışılmalı' açıklaması yaptı.

Danıştay'ın kuruluşunun 144. yıl dönümü ve İdari Yargı Günü nedeniyle düzenlenen törende konuşan Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu, Danıştay’ın görevini yerine getirirken hukuku tek ölçüt olarak temel aldığını söyledi. Karakullukçu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın da katıldığı törendeki konuşmasında, yeni Anayasa çalışmalarına her türlü katkıyı vermeye hazır olduklarını belirterek, "Anayasalarımız ciddi bir demokratik katılım sağlanmaksızın hazırlanmış ve uygulamaya konulmuş Anayasalardır. Bireylerin ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamadıkları için de uzun süre ayakta kalamamışlardır” ifadelerini kullandı. 

Yeni Anayasa çalışmalarında bireylerin ve sivil toplum örgütlerinin taleplerinin de dikkate alınması gerektiğini kaydeden Karakullukçu, yeni Anayasa'da devletin şeklinin Cumhuriyet olduğunun, Cumhuriyet'in demokratik ve laik yapısının vurgulanması gerektiğini belirtti.

"BAŞKANLIK DA TARTIŞILIR"
Başkanlık sistemi tartışmalarına da değinen Karakullukçu, başkanlık sisteminin demokratik bir yönetim modeli olduğu kanaatinde olduklarını, bu sistemin siyasi istikrar doğurması, ekonomiye olumlu yansıması, başarılı bir kuvvetler ayrımı gibi avantajları bulunduğunu söyledi. Karakullukçu, Türkiye ’nin içinde bulunduğu coğrafyanın zorluğu gözetilerek ve halkın beklentileri değerlendirilerek Başkanlık sisteminin Anayasa yapımı sürecinde tartışabileceğini ifade etti. Karakullukçu, Başkanlık tartışmalarıyla ilgili olarak, “Bu değerlendirmenin yapılması ve sistemin gerekli olup olmadığına dair bir karar verilmesi hukuk devleti ilkesiyle çelişmemektedir. Verilecek karar anayasa koyucunun ülkemizin menfaatini gözetmek suretiyle yapacağı siyasi bir tercihin sonucuna bağlıdır” diye konuştu.

Yeni Anayasa sürecinde devletin yeniden yapılandırılması konusunda idare içerisinde, “idareden özerk olarak kurulan üst kurulların” da yeniden düzenlenmesi gerektiğine dikkat çeken Danıştay Başkanı, “bazı üst kurulların uygulamada pratik faydasından söz etmenin mümkün olmadığı” değerlendirmesinde bulundu ve bu kurulların genel idare içerisinde eritilmesinde yarar bulunduğu görüşünü dile getirdi. Yeni Anayasa'da insan hakları konusunda teşvik edici hükümlere yer verilmesi, güçler ayrımı konularına da dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Karakullukçu, “Güçler, Anayasa'yla kendilerine verilen görevleri en verimli şekilde yerine getirmek zorundadır. Özellikle yürütme ve yargı arasındaki dengenin bugüne kadar tam olarak oturduğunu ileri sürmek pek mümkün değildir” eleştirisinde bulundu. 

Yargının da görevini yerine getirirken diğer erkleri işlevsiz bırakmaması gerektiğini söyleyen Karakullukçu, “Yargı diğer erklerin yerine geçerek icrai karar niteliğinde algılanabilecek kararlar vermemelidir. Hukuk devletinin düzenli şekilde çalışabilmesi için yargısal denetimin varlığı kaçınılmazdır. Bunun yanında yürütme ve yasamanın yapılan hukuksal denetim konusunda yargıya yardımcı olması ve yargının verdiği kararları yine hukuka uygun şekilde uygulaması gerekmektedir” dedi. Karakullukçu, yargı kararlarının uygulanmasından kaçınma eğiliminin “hukuk devleti için mutlaka giderilmesi gereken bir eksiklik” olduğunu söyledi.

"TUZ KOKARSA HERKES ZARAR GÖRÜR"
Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu, yargı organlarıyla ilgili güven ve itibar sarsıcı demeçlerin kamunun yararına olmadığını belirterek, "Tuz kokarsa bundan herkes zarar görür" ifadelerini kullandı. Yargının hızlandırılması tartışmalarının yaşandığı dönemde sıkça tartışılan istinaf mahkemelerinin(bölge adliye mahkemeleri) derhal kurulması gerektiğini söyleyen Karakullukçu, bölge idare mahkemelerinin istinaf mahkemeleri olarak yeniden yapılandırılması ve Kamu Denetçiliği Kurumu’nun hayata geçirilmesi önerilerinde bulundu. Yargının hızlandırılması için adaletten taviz verilemeyeceğini kaydeden Hüseyin Karakullukçu, adaletin hızlı yargılamaya kurban edilemeyecek kadar değerli olduğunu vurguladı.

Yargı kararlarının da eleştirilebileceğini kaydeden Karakullukçu, buna karşın yargının özellikli bir durumunun olduğunu kamuoyundaki itibarının korunması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

“Kamuoyunu etkileyen pek çok aktörün yargının itibarının korunması adına dikkatli olduklarını görüyoruz. Ancak yargı organlarıyla ilgili değerlendirmelerde bu sorumluluğun ve özenin bazılarınca yeterli oranda gösterilmediğini de söylemeliyim. Mahkeme kadıya mülk değildir. Ancak, yargı mercileriyle ilgili güven ve itibar duygularını sarsıcı nitelikte demeçler vermek, değerlendirmeler, yayınlar yapmak kamunun yararına değildir. Bu noktada tuzu kokutmamak gerekir. Zira bundan herkes zarar görür." (AA)