Batılı siyasetçiler: Kriterler önemli

AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen'le Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Brüksel'deki görüşmelerinin yankıları sürüyor. Türkiye'nin AB yolunda attığı adıma Avrupa'dan şu tepkiler geldi:

İSTANBUL - AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen'le Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Brüksel'deki görüşmelerinin yankıları sürüyor. Türkiye'nin AB yolunda attığı adıma Avrupa'dan şu tepkiler geldi:
Fransa Dışişleri Bakanı Michel Barnier: Şu ya da bu ülkenin dini, hiçbir zaman üyelik için kriter olmadı, şimdi de değil. Hiçbir zaman. AB, siyasi ve laik bir yapıdadır. Zaten gelecek yıllarda muhtemelen daha küçük başka Müslüman ülkeler de AB yoluna yönelecek. Bunlar Balkan ülkeleri. Kriterler çok sert. Kısa yol yok. Siyasi ve ekonomik bu kriterlerden kaçış yok. Bunlar insan haklarıyla, iç pazarla ilgili.
Alman Hür Demokrat Parti (FDP) Genel Başkanı Guido Westerwelle: Türkiye'ye AB üyeliği için ne bir garanti verilebilir, ne de yasak getirilebilir. Türkiye objektif olarak gerekli kriterleri yerine getirmek durumundadır. Bu nedenle 6 Ekim'de AB Komisyonu tarafından sunulacak rapor çok önemli. Türkiye'ye diğer ülkelerden daha kötü ya da daha iyi davranılmaması gerekir. Verheugen raporu tek taraflı olarak kendi görüşleriyle boyamamalı, diğer komisyon üyeleriyle bir araya gelerek raporu şekillendirmelidir. Raporun tek taraflı görüşler içermesi tarafların tutumlarını sertleştirmelerine neden olacak. Bu şekilde hazırlanan bir raporun Türkiye'nin AB üyeliği sürecine de faydası olmayacaktır.
Hıristiyan Demokratları çatısı altında toplayan EPPED grubunun başkanı Hans Gert Pöttering: AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen'in sözlerini yadırgadık. Türkiye'de sistematik işkence yok demek işkencenin devam ettiği anlamına gelir. İnsan hakları alanındaki gelişmeler tatmin edici olmaktan uzak. Bizim tercihimiz özel ortaklık.
Federal Meclis Avrupa Komisyonu Başkanı Matthias Wissmann (CDU): Türkiye'ye üyeliğin kolay olduğu şeklinde bir duygu verilmemeli
Federal Meclis Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Volker Rühe (CDU): CDU, AB Komisyonu raporunu Türkiye ile ilgili kararına temel almalı.
Alman hükümetinin sözcüsü Bela Anda: AB Komisyonu raporunun olumlu olması durumunda Almanya aralıktaki AB zirvesinde Türkiye ile üyelik müzakerelerine başlanmasını kabul edecek. AB Komisyonu'nun Türkiye hakkında hazırladığı raporun olumlu olması bekleniyor. Bu da Türkiye'deki gelişmelerin olumlu gidişatını gösteriyor. (Birlik partilerinin (CDU/CSU) Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olan tutumlarına tepki göstererek) Türkiye'ye üyelik perspektifini veren eski Başbakan Kohl'ün kendisidir. Şimdi üyesi olduğu partinin tutumunu değiştirmiş olması şaşırtıcı. Üstelik eski Savunma Bakanı Volker Rühe gibi kişiler Türkiye'nin AB üyeliğini desteklerken.
Yeşiller Partisi'nin Grup Başkanı Krista Sager: Türkiye olağanüstü reform politikasıyla açıkça Avrupa yolundadır ve bu takdir edilmelidir.
Danimarka Halk Partisi (PPD) Başkanı Pia Kjaersgaard: Türkiye'nin AB'ye üyeliği konusunda bir referandum düzenlenmeli. Meclisin ekim ayında açılmasıyla bu konuda önerge sunacağız. Türkiye'nin Avrupa'da yeri yok ve Danimarkalılara bu konunun danışılmaması kabul edilemez.