Baykal: Eksiklik çok

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Avrupa Birliği'nin 6 Ekim'de açıkladığı İlerleme Raporu için, "Müzakerelerin başlama kararının coşkusu yeterince yaşandı, anlayışla karşıladık.

ANKARA - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Avrupa Birliği'nin 6 Ekim'de açıkladığı İlerleme Raporu için, "Müzakerelerin başlama kararının coşkusu yeterince yaşandı, anlayışla karşıladık. Şimdi raporu objektif değerlendirme zamanı" diye konuştu.
'Her türlü fikre açığız'
İlerleme Raporu'na ilişkin yorumunu dün bir basın toplantısıyla açıklayan CHP lideri Deniz Baykal, raporun hak edilen rapor olmadığını söyledi. Rapordaki yanlışlıkların 17 Aralık'tan önce düzeltilmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerektiğini dile getiren Baykal, bu çalışmalar sırasında her türlü fikre açık olduklarını ve hükümetten gelecek önerileri beklediklerini söyledi. Deniz Baykal, raporun tam üyelik dışında da anlamlar içeren, karmaşık, sıkıntı doğuracak ve çifte standardı öngördüğünü savunarak, "Kopenhag'da Türkiye'ye vaat edilen üyelik bu değildi" dedi.
'Nişanlanan evlenir'
Bir ülkenin AB'yle üyelik müzakerelerine başlamasının, olumlu sonucu öngördüğünün altının çizen Baykal, raporun bazı bölümümlerinde yer alan 'Müzakereler askıya alınabilir' ifadesini eleştirdi. AB üyelik sürecinde diğer hiçbir ülkenin başlayan müzakerelerin sürecinin askıya alınmadığını hatırlatan Baykal, "Nişanlanırsan evlenirsin. Nişanlanıyorsan, evlenmeyebiliriz demezsin" diye konuştu. CHP Genel Başkanı Baykal, raporda müzakerelerin durma ihtimalinin sürekli tekrarlanmasının 'kırıcı' olduğunu söyledi ve Türkiye'nin başlayacak müzakere sürecinin diğer ülkelerden farklı olmasını eleştirdi.
Diğer ülkelerin üyelik sürecinde teknik niteliğin ağır bastığını anlatan CHP lideri Baykal, Türkiye'yle müzakere sürecinin ise siyasal bir çalışma temelinde götürülecek olmasına dikkat çekti.
Gecikme uyarısı
Bu yaklaşımı Türkiye'nin ön çalışma yapmamış, müzakerelere hazır değilmiş gibi bir durum yaratacağını ifade eden Baykal, raporun Türkiye'ye birçok siyasi yükümlülük getirdiğini ve bu durumun gerçek müzakere süreçinin başlamasını erteleyeceğini öne sürdü. Baykal, her ülkenin müzakere süreci öncesinde tamamlanan 'tarama sürecinin' Türkiye'de müzakere başladığı tarihten sonra yapılacak olmasının ve Katılım Ortaklığı Belgesi'nin daha sonra hazırlanacak olmasının sıkıntı yaratacağını vurguladı. Baykal, ayrıca, tüm üye ülkelerin katılımıyla yapılacak Hükümetlerarası Konferans sonucu kararların alınmasının, Türkiye'nin üyelik sürecini politize edeceğini de söyledi.
Müzakerelere oybirliğiyle başlama kararı verilirken, nitelikli çoğunlukla askıya alınabilecek olmasını da eleştiren Baykal, "Raporda sanki üye olmamamız için birçok mekanizma anlatılmış" dedi. Baykal, serbest dolaşımın Türkiye'ye ebediyen yasak olmasının kabul edilemez olduğunu da belirterek, "Bu durum üyeliği başka boyuta taşır" diye konuştu.
'AB olgunlaşmamış'
Baykal, İlerleme Raporu'nda yer alan Avrupa Birliği'nin Türkiye'yi taşıyıp taşıyamayacağıyla ilgili bölümün müzakereler bittikten sonra AB'ye almamama hakkını saklı tuttuğunu öne sürdü. Tam üye olamama durumunda Türkiye ile AB'nin ilişkilerini belli kurumlar nezdinde sürdürebilecek olmasını da eleştiren Baykal, "Tüm bu unsurlar AB'nin Türkiye ile bilinen anlamda müzakere süreci için olgun noktaya gelmediğini gösterir" dedi.
Raporda yer alan bazı maddelerin Türkiye karşıtı ülkeleri tatmin etmek için konulduğunu, ama buna rağmen tepkilerin tamamen önüne geçemediğini söyleyen Baykal, geçen aylarda gündeme gelen zina krizinin Türkiye karşıtlarının eline koz verdiğini belirtti. Baykal, zina krizinin Türkiye'ye tepkileri haklı kıldığını ve meşru hale getirdiğini belirtti. Deniz Baykal, Fransa'nın referandum düşüncesinin birçok ülkeyi de bu yola çekeceği uyarısında da bulundu. Fransa'nın hemen ikna edilmesi gerektiğini dile getiren Baykal, aksi halde tüm AB ülkelerinin 'domino taşları' gibi birbirini izleyeceğini söyledi.