Baykal: Hükümet üç maymunu oynuyor

CHP lideri, hükümeti, dış politika ve Avrupa Birliği konularında sessiz kalarak, üç maymunu oynamakla eleştirdi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AKP Hükümeti'ni dış politika ve Avrupa Birliği konularında sessiz kalarak, üç maymunu oynamakla eleştirdi. Baykal, "Türkiye böyle kritik bir ortamda malesef konuşamayan, duymayan ve görmeyen bir hükümetle yönetilmek zorunda kalıyor" dedi. Baykal partisinin grup toplantısında şunları söyledi:
AB TAVIRLARI NET DEĞİL: Sayın Başbakan'ın 6 Ekim'de rapor açıklandıktan bir saat sonra, okuma fırsatını bulamadan 'olumlu ve dengeli bir rapor' değerlendirmesini yapmasından sonra şu ana kadar Türkiye'nin bu rapor karşısındaki tutumuyla ilgili hiçbir resmi tutum, tavır takınılmamıştır. Dışişleri Bakanı'nın ayaküstü yaptığı açıklamalardan söz etmiyorum. Türkiye Cumhuriyeti'nin tavrını söylüyorum. TBMM'nin tavrı yok, MGK'nın tavrı yok, Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan henüz bu konularda resmi bir tavır takınmamıştır. Şunun şurasında 17 gün kalmış, hala ne istediğimizi bilmiyoruz. Tam üyeliği fiilen ortadan kaldıracak düzenlemelerin hiçbir şart altında kabul edilemez olduğunu hala söyleyemiyoruz.
ÜÇ MAYMUNU OYNUYORLAR: Avrupa ne konuşursa ona razı olan bir hükümet tablosuyla karşı karşıyayız. Hükümet sesimizi yükseltmemiz gereken konularda sessiz kalıyor, Avrupa'daki Türklere ve müslümanlara yöneltilen saldırılar karşışında tavır takınması gerekiyor. Bu tavır hiçbir şekilde takınılmamıştır. Egedeki adacıklara yunan bayrağı çekilmesini soruyoruz. 'Ne diyorsunuz' diyoruz. Hükümet duymamızlıktan geliyor. Konuşamayan, duymayan, görmeyen ve her dayatmayı kabul eden bir hükümet ile karşı karşıyayız.
ERDOĞAN ÇEFTÇİYE KABADAYI: Başbakan Erzurum'da kendisinden talepte bulunan çiftçiye 'Bu millet sizi mi besleyecek?' diyor. Anlaşılıyor ki Başbakan'ın bu konuda bir rahatsızlığı var, tedirginlik içinde. Şikayeti dinleyecek tahammülü, sabrı bile sergileyemiyor. 'Mazot desteği' diyor, mazot desteği yok. Doğrudan gelir desteği, bölünmüş, perişan edilmiş, alamayan yüzbinlerce çiftçi var. 'Millet sizi mi besleyecek' diyor. Birilerinin çıkıp demesi lazım ki Başbakan'a 'Milletin onları desteklemesine gerek yok, onlar yıllardır milleti besliyorlar'. Bunlar, toplumun en masum kesimi, sen bankaları hortumlayanları beslemeye devam ediyorsun, o paraları tahsil etmek için göreve getirilen kamu yöneticileri hiçbir parayı tahsil edemeyeceklerini itiraf da ediyorlar, kaybedilen parayı örtbas etme açıklamaları yapıyorlar. Senin buna sesin çıkmıyor, izlediğin ekonomik politikadan dolayı boynu bükük, zavallı çiftçiler şikayet ettiği zaman onlara efelik yapmaya, kabadayılık yapmaya kalkıyorsun.
SKK'YA EL KOYMAK EŞKIYALIK: İktidar birçok konuda çözüm üretmek yerine, CHP'nin arkasına saklanıyor. Sıkıştıkları yerde 'CHP de öyle diyor' diyorlar. Bu, doğru değil. Biz sağlık hizmeti ile sosyal alanı ayrıştırmak istiyoruz ve kimsenin mülkiyetine de el atalım demiyoruz. İşçi haklarının saklı tutulması kaydıyla sağlık hizmetlerinin Sağlık Bakanlığı'nın koordinasyonuna devredilmesini istiyoruz. Al yönet, ama mülkiyetine dokunma işçilerin. Şeytan ayrıntılarda gizlidir. Hükümetin bu konudaki niyeti de ayrıntılarda gizli. Ayrıntılara baktığınızda şeytanı görüyorsunuz. CHP'nin ne istediği, hükümetin ne istediği açıkça ortadadır. YÖK, yerel yönetimler ve SSK hastaneleri ile ilgili bizim tavrımız çok nettir. Kimse bizim arkamıza saklanmasın. Yağma mı var alıp gidiyorsun. Tasarı, Anayasaya aykırıdır ve yapılan eşkıyalık ve yağmadır. CHP, bununla mücadeleye sonuna kadar devam edecektir.