Baykal: Millet sizi gözden çıkarır

CHP lideri Deniz Baykal, AKP'yi Kıbrıs'ı gözden çıkarmakla suçlayarak, "Bu millet sizi gözden çıkarır ama Kıbrıs'ı gözden çıkarmaz" dedi. Baykal, TBMM'deki bütçe görüşmelerinde şöyle konuştu...

ANKARA - CHP lideri Deniz Baykal, AKP'yi Kıbrıs'ı gözden çıkarmakla suçlayarak, "Bu millet sizi gözden çıkarır ama Kıbrıs'ı gözden çıkarmaz" dedi. Baykal, TBMM'deki bütçe görüşmelerinde şöyle konuştu:
Denktaş haklı: Başbakan 'Türkiye'nin AB üyeliğini Kıbrıs'taki güney-kuzey çatışmasına feda edemeyiz' diyor. Bu meşru ayırım kafasına girmişse bundan sağlıklı sonuç çıkmaz. Denktaş'ın buna gösterdiği tepki haklıdır. Türkiye kuzey-güney çatışmasında taraftır. Kıbrıs'ı kimsenin gözden çıkarmasına biz de izin vermeyiz, millet de izin vermez. Millet sizi gözden çıkarır ama Kıbrıs'ı gözden çıkarmaz.
Tanırsanız zarar verirsiniz: Müzakereler öncesinde Kıbrıs konusundaki senaryolar şöyle: Ya 3 Ekim'e kadar Kıbrıs çözüme kavuşturulacaktır. İnşallah öyle olur. En iyi senaryodur bu. Ya da 3 Ekim'e kadar çözüm sağlanamaz ise biz Kıbrıs Rum Kesimi'ni fiilen tanıma anlamına gelecek teşmil uygulayacağız. Ancak 'Bu beyan tanıma değildir, merak etmeyin deniliyor' bize. Türkiye Rum Yönetimi'ni tanımayı kabul ettiği anda KKTC'ye çok büyük bir zarar verir. Bu tanıma Londra ve Zürih anlaşmalarını çiğnediği için gayrimeşru saydığımız bir devleti meşru görmemiz anlamına gelir.
Hıristiyan demokratlar seviniyor: Bizlere 17 Aralık kararının büyük bir zafer olduğu anlatılıyordu. Kararın, Çankaya zirvesinde alınan kararlara uymadığı 1999'da AB'nin Helsinki zirvesinde alınan kararın gerisinde olduğu ortaya çıktı. Orada eşit statü varken burada ayrımcılık kayda geçmiştir. Türkiye'nin üyeliğini istemeyen çevreler, örneğin Alman Hıristiyan Demokratları da çok seviniyor, çünkü bu kararlar Türkiye'ye tam üyelik yolunu açmıyor, 'Bunu isteyen Schröder yenildi' diyorlar.
Dışişleri'nin notası: Hükümet burada kalıcı kısıtlamalar olmadığını söylediği halde Dışişleri Bakanlığı 'kalıcı kısıtlamalar var' diye AB'ye yazılı nota verdi. Bu nota AB'ye değil, kalıcı kısıtlama olmadığını düşünen Türkiye hükümetine verilmiştir. 17 Aralık kararının zaafları ortadadır. Memnun olduğumuzu söyleyerek olumsuzlukları nasıl düzelteceğiz.
Kaygı verici gelişmeler: Türkiye dış borç sıralamasında 160 milyar dolar ile ilk 10 ülke arasında. Toplam iç borç 144 katrilyondan son iki yılda 91 katrilyon artarak 235 katrilyona çıktı. Bu hükümet üç yıla 83 yıllık borç sığdırmıştır. İki yılda her Türk vatandaşının sırtına bin 250 dolar ek borç yüklediniz, ama bu iki yılda GSMH'yı 1250 dolar artıramadınız. Dış ticaret ve cari işlem açıkları da kırmızı alarm veriyor. Ekonomi iyi olsa zaten hükümet çıkıp IMF'siz yola devam etme iradesini gösterirdi. Böyle olmadığı için hükümet IMF'ye gidip 'Bizi kendi halimize bırakmayın, üç yıl daha sıkı bir program uygulayalım' dedi. Ekonomi toparlansa hükümet, IMF'ye 'Getir üç yıl daha vur elimize kelepçeyi' der miydi?' Piyasalar demiştir ki, aman ha sakın ha IMF'den kopma demiştir. Hükümet de buna uyum göstermiştir.