Baykal: Rüşvetçiler Atatürk'ün koltuğunda oturamaz

CHP lideri, Sarıgül'ü kastederek, "Mustafa Kemal'in koltuğunda yolsuzlukların hesabını verememiş, adı rüşvetçiye çıkmış biri olmayacaktır" dedi

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, CHP'nin ahlaki değerleri ve ilkeleri olan bir kurum olduğunu belirterek, "CHP'de yönetimler gelir geçer, ama herkes bilsin ki Mustafa Kemal'in koltuğunda yolsuzlukların hesabını verememiş, adı rüşvetçiye çıkmış biri olmayacaktır" dedi.
Bykal, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül hakkında CHP'li üç milletvekili tarafından hazırlanan raporu değerlendirdi. İçişleri Bakanlığı müfettişleri tarafından hazırlanan rapor üzerinde CHP milletvekilleri tarafından titiz bir çalışma yapıldığını ve sonuçta ortaya Türkiye'de bugüne kadar hiçbir belediyede rastlanamayacak boyutta bir yolsuzluk olayının çıkarıldığını söyleyen Baykal, "Cesareti varsa ya bunlar doğru değil ya da önemli değil desin. Benim niyetimi sorgulamayı bırakın da bu sorulara yanıt verin. CHP'de yönetimler gelir geçer, ama herkes bilsin ki Mustafa Kemal'in koltuğunda yolsuzluklarının hesabını verememiş, adı rüşvetçiye çıkmış biri olmayacaktır" dedi.
Baykal, üç CHP'li milletvekili tarafından Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül hakkında hazırlanan raporun her sayfasında sadece gerçeklerin bulunduğunu ifade ederek, "İçişleri Bakanlığı müfettişleri tarafından bulunamayan rüşvetin belgeleri, arkadaşlarımız tarafından bulunarak, 'işte belge' denilmiştir" dedi.
Baykal, partisinin grup toplantısında, CHP'li Şişli Belediye Başkanı hakkında İçişleri Bakanlığı müfettişleri tarafından bir rapor hazırlandığını ve bu raporla ilgili ciddi iddiaların kendilerine ulaştığını söyledi. Yaptıkları değerlendirmeler sonucu konunun 3 milletvekili tarafından araştırılmasına karar verdiklerini belirten Baykal, hazırlanan raporun daha sonra Genel Sekreter Önder Sav tarafından kamuoyuna açıklandığını belirtti. 60 sayfalık raporda çok ciddi iddiaların bulunduğunu ve bunları yok saymanın mümkün olmadığını ifade eden Baykal, şunları söyledi:
"Bu rapordaki iddiaların bir kısmı resmi belgelerle ispatlanmış, bir kısmı ise resmi belgesi olmamasına karşın verilen ifade ve dinlenen telefon konuşmaları ile ortaya konulmuş net yolsuzluklardır. İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin raporunda tespit edilen bu rüşvet ilişkileri, yapılmaması gereken bir işe karşılık alınan rüşvetin, o işin de yapılmamış olması nedeniyle yok sayılmıştır. Ancak bizim arkadaşlarımız, alınan rüşvet karşılığında yapılmaması gereken binanın yapıldığını ve bu binanın iskan ruhsatını bulmuşlardır. İşte bu, rüşvetin belgesidir.
Bizim bu raporu ve rüşvet belgelerini açıklamamızın ardından bir kişi bile, 'bu belgeleri verin' dememiştir, bir tek kişi sormamıştır. İşte Türkiye bu yüzden çürüyor. Bu raporu halkın öğrenmesi gerekmiyor mu? Gazeteler için bu raporun hiç mi haber değeri yok. 'Bu benim rüşvetçim, bu senin rüşvetçin' mantığıyla bu yolsuzluk olayları örtbas edilmeye kalkılırsa Türkiye'nin bu işin altından kalkması mümkün değildir.
Peki bu rapor karşısında ilgili kişi olsanız ne yapardınız? En azından çıkar bir iki kelime yanıt verirdiniz değil mi? Ama bu kişi tek kelime etmiyor sadece meydanlarda, 'hodri' diyor, 'herro' diyor. Sen önce şuna iki kelime yanıt ver de öğrenelim ne yaptın diye. Tabii ki bu sükutun da bir anlamı vardır, o da itiraftır."

'BU, BİR RANT PAYLAŞIMI'

Baykal, bazı çevrelerin 'Her belediyede böyle şeyler olur' mantığıyla olayı hafife almaya çalıştığını, ancak yapılanın 'kafasını sokacak ev için gerçekleştirilen gecekondu imar yolsuzluğu' olmadığını ifade etti ve "Bu, bir rant paylaşımıdır, bu süper zenginlerin himayesidir. Bulmuşlar kendilerine göre birisini, işlerini yürütüyorlar. Kime karşı yapıyorlar bunu, CHP'ye karşı... Hadi canım sen de" diye konuştu. Söz konusu belediyede yaşanan yolsuzluğun, Türkiye'nin binlerce belediyesinin hiçbirinde yaşanamayacağını ifade eden Baykal, sözlerini şöyle tamamladı:
"Cesaretin varsa çık, ya 'bunlar doğru değil' de ya da 'önemli değil' de. Benim niyetimi sorgulama, sorularıma yanıt ver. Bizim niyetimizle ilgili bir derdimiz yok. CHP bir kurumdur. Ahlaki değerleri ve ilkeleri olan bir kurumdur. Bizim muhalefet anlayışımızı sevmeyenler var. Bize tahammül edemeyenler var. Bunlar kendilerine göre bir iktidar istedikleri gibi, kendilerine göre bir muhalefet de istiyorlar. 'Çizmeden yukarı çıkıyorsunuz, süper güçlere kafa tutuyorsunuz' diyorlar. Ama kusura bakmasınlar biz öyle olamayız. Bunun bedelini de ödeyeceğimizi söylüyorlar. Doğrudur öderiz, hem de şerefle öderiz ama kolay teslim olmayız.
CHP'de yönetimler gelir geçer. Dün bu koltukta Atatürk oturuyordu, bugün ben oturuyorum, yarın bir başkası oturacak. Ama herkes bilsin ki Mustafa Kemal'in koltuğunda yolsuzlukların hesabını veremeyen, adı rüşvetçiye çıkmış biri olmayacaktır."