Baykal: Şantajla para istediler

CHP lideri, hakkındaki iddialarla ilgili olarak "Dünyanın herhangi bir yerindeki bir bankada benim ya da ailemin bir hesabı çıkarsa, gereğini yapmaya hazırım" dedi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, hakkındaki iddialarla ilgili olarak, "Dünyanın herhangi bir yerindeki bir bankada benim ya da ailemin bir hesabı çıkarsa, gereğini yapmaya hazırım" dedi.
CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Deniz Baykal'ın başkanlığında parti genel merkezinde toplandı. Baykal, toplantı öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, son günlerde CHP'ye yönelik bir kampanya başlatıldığını ifade ederek, "CHP'nin izlediği politikaların bazı çevreleri çok tedirgin ettiğini görüyoruz. Bu tedirginliğin bir anlamda bedelini ödetmek üzere, CHP'ye yönelik saldırılar sürdürülmektedir" diye konuştu.
Saldırıların son zamanlarda bir başka boyut kazandığını kaydeden Baykal, 'aklı başında hiç kimsenin ciddiye almayacağı ve sıradan bir şantaj olarak değerlendireceği iddiaların bir gazetenin manşetine taşındığını' söyledi. Pentagon Özel Planlar Bürosu'nun yayınladığı iddia edilen raporda CHP'nin izlemeye, incelemeye alındığı ve ilgili mercilerin karar vermesi durumunda elde edilen bilgilerin kamuoyuna aktarılacağının ifade edildiğini anlatan Baykal, ayrıca, kızının İsviçre'deki banka hesabına 1.5 milyon dolar yatırıldığının da öne sürüldüğünü anımsattı.
Kendisinin ve ailesinin İsviçre'de ya da dünyanın herhangi bir yerindeki bir bankada hesabının bulunması durumunda, bunun gereğini yapmaya hazır olduğunu belirten Baykal, bu konunun araştırılması için yetkililere her türlü desteği vermeye de hazır olduğunu söyledi. Baykal, "Böyle bir açıklama yapmak zorunda bırakılmış olmaktan dolayı büyük bir ıstırap duyuyorum. Üzülerek bu açıklamayı yapıyorum" diye konuştu.

'YANILTMA OLABİLİR'

Baykal, Irak Savaşı döneminde Pentagon'a bağlı olarak Özel Planlar Bürosu oluşturulduğunu ve bu büronun hem ABD'de hem de dünya kamuoyunda ciddi tartışmalara yol açtığını ifade ederek, "Bir yanıltma olabilir. O kuruluşun adı kullanılarak yapılmış olabilir. Bunun da ortaya çıkarılması lazım" dedi.
Baykal, partisinin karşı karşıya kaldığı kampanyanın, izledikleri politikaların belirli çevreleri rahatsız ettiğini ortaya koyduğunu da söyledi.

'İMZASIZ MEKTUPLA PARA İSTEDİLER'

Baykal, yerel seçimler öncesinde gönderilen imzasız bir mektupla, 'hakkındaki iddialar ifade edilerek kendisinden para istendiğini' de belirtti. 28 Mart öncesinde, seçim gezisinde olduğu sırada, Özel Kalem Müdürü Nesrin Baytok'un, gönderilen imzasız bir mektup hakkında kendisine bilgi verdiğini belirten Baykal, şunları söyledi:
"Siyasi yaşamımı bitirebilecek çok önemli belgeler elde edildiği belirtilen mektupta, '3 gün içerisinde Hürriyet gazetesine 'satılık laterna' diye bir ilan verin. O ilanda vereceğiniz telefon numarasıyla size ulaşacağız ve bu belgeyi iade edeceğiz' deniliyordu. Önce bu ilanı vermeyi ve emniyete de haber vererek gereğinin yapılmasını istemeyi düşündüm. Ancak sonra, seçim gündeminin gereksiz yere başka bir tartışmaya çekilmesi ihtimalini düşünerek, vazgeçtim. Bir süre sonra bu belgeler bütün Türkiye'de dağıtılmaya başlandı."
Baykal, seçim sonuçlarıyla ilgili olarak partisine yönelik eleştirilere de değinerek, ilk gün yapılan yanlışların devam ettirildiğini, CHP'nin 1 milyon oy kaybettiği iddialarının doğru olmadığını söyledi.
Baykal, "Bütün güçlüklere, tuzaklara, baskılara; yıldırma, iftira kampanyalarına rağmen, CHP'ye son seçimde sahip çıkmış vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Çok büyük bir görev yapmışlardır" diye konuştu.
Bir soru üzerine, kendisiyle ilgili olanlara benzer iddiaları içeren belgelerin CHP'ye de ulaştığını, ancak bunları ciddiye almadıklarını belirten Baykal, bu belgeleri para karşılığı iletmek isteyenler bulunduğunu da söyledi.

'MEKTUP, ANKARA'DAN POSTALANDI'

Kendisiyle ilgili iddialar karşısında dava açmak için avukatının gerekli çalışmaları başlattığını bildiren Baykal, gönderilen imzasız mektubun Ankara'dan postalandığını açıkladı.
Baykal, ABD Büyükelçiliği'nin söz konusu iddialarla ilgili olarak bir açıklama yapıp yapmayacağına ilişkin soru üzerine de, "O bizim sorunumuz değil. Adı geçen kuruluşun belgesidir ya da değildir. Bunu bilemem. Karartma söz konusu olabilir. Yanlış bilgi verilmek üzere planlanmış olabilir. Bunu bilemem. Benim için önemli olan, CHP'ye yönelik böyle bir kampanyanın ortaya atılmış olmasıdır" yanıtını verdi.
Baykal, partisine yönelik kampanyanın ciddi ve sistemli bir şekilde sürdürüldüğünü ve zamanlamasının çok iyi düşünülerek hazırlandığını da ifade etti.

'DERVİŞ, DEĞER VERDİĞİM BİR İNSAN'

Baykal, bir gazetecinin, Genel Başkan Yardımcısı Kemal Derviş'in kendisine bayrak açacağı ve partiden istifa edeceği yönündeki iddiaları anımsatarak, bunun da CHP'ye yönelik kampanyanın bir parçası olup olmadığına yönelik sorusu üzerine, şunları söyledi:
"Hayır, bunlar siyasetin içinde doğal karşılanması gereken olaylar. Böyle bir gelişme söz konusu olabilir, olmayabilir. Olduğuna dair bilgim, beklentim yok. Sayın Derviş'in partimizi, CHP'yi böyle tehdit etme, karıştırma anlayışı içinde davrandığı kanısında değilim. Birlikte çalıştığımız, partimizin değerli bir unsurudur. Benim de değer verdiğim bir insandır. Kişisel olarak bu işlerle ilgisi olacağını düşünemem.
Siyasetin akışından, gidişinden şikayeti, memnuniyeti olur ya da rahatsızlığı olur. Bunlar çok doğaldır, ayrı olaylardır. Bize yönelik kampanya başka bir olaydır. Bu, her şeyi, hepimizi kullanabilir. İçeride, dışarıda fırsat ararlar. Hiçbir bilinçli CHP'linin böyle bir kampanyanın parçası haline gelmesi düşünülemez."
Baykal, Derviş'in MYK toplantısında il ve ilçe belediye başkanlarını 'rant peşinde koşmakla' suçladığı yönündeki haberleri anımsatan bir gazeteciye yanıt verirken de, "Bir partinin karar organı içinde herkes düşüncesini ifade eder, tartışmalar yaşanır. Bu çok doğal bir olaydır. CHP MYK'da bir partinin belirli örgüt birimlerine yönelik bir anlayışı hiçbir şekilde paylaşılamaz" dedi.
Baykal, partisinin dün yapılan MYK toplantısında türban konusunda bir komisyon oluşturulmasına yönelik karar alınmadığını da belirtti.
Baykal, CHP'nin, yaşadığı olayları değerlendirerek, gerekli sonuçları çıkararak, kendisini iyi anlatmasına yönelik bir çalışma yapacaklarını sözlerine ekledi.
Bu arada, Baykal'ın açıklaması sırasında salonda bulunmayan Genel Başkan Yardımcısı Kemal Derviş, basın açıklamasının ardından MYK toplantısına katıldı.