BDP'li Buldan'a diğer partilerden tepki

BDP'li Buldan'a diğer partilerden tepki
BDP'li Buldan'a diğer partilerden tepki
AK Parti, CHP ve MHP grup başkanvekilleri, BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan'ın, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile ilgili sözlerine tepki gösterdi.

TBMM - AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, BDP'li Buldan'ın, “Biz hiç bir zaman Öcalan'ı katil olarak görmedik. Biz Kürt halkı olarak Öcalan'ı lider, önder olarak gördük” yönündeki sözlerini AA muhabirine değerlendirdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'ın, BDP ile ilgili söylediği ve BDP'nin de rahatsızlık duyduğu “siyasi uzantı” ifadesinin bu açıklamayla bir kez daha doğruladığını dile getiren Ünal, BDP'nin, PKK'nın adeta bir sözcüsü, temsilcisi gibi terör sorunu üzerinden siyaset üretmeye devam ettiğini söyledi.

Ünal, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Abdullah Öcalan, bu ülkede kaybettiğimiz 30 bin insanın katili olmanın yanı sıra dağa çıkarılan masum Kürt kardeşlerimizin de gençlerin de katilidir. Biz, BDP'li arkadaşları ısrarla bir meşru siyaset zemininde, hak ve özgürlük siyaseti yapan siyasi parti olarak görmeye çalıştıkça onlar kendilerini İmralı ile Kandil ile ve terörle özdeşleştiriyorlar. Özellikle bu dönemde yani baharla birlikte terörün azması bekleniyordu fakat Türkiye'nin aldığı güvenlik tedbirleri, terörün bir büyük kriz olarak ülke gündemine taşınmasını engelledi.

Bu tür demeçlerle bir provokasyon oluşturmayı amaçlıyorlar. Bu açıklamalar, terör mağduru şehit ailelerinin, gazilerimizin ve terörün acısını çeken insanların yarasını kanatıyor.”

“PROVOKATİF YAKLAŞIM”
Buldan'ın, “Başbakan, bizi töhmet altında bırakan söylemler içerisine giriyor” sözlerini değerlendiren Ünal, “Hem böyle söyleyeceksiniz hem de Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığına, birliğine, bütünlüğüne kastetmiş, bu kadar insanın katili bir hükümlüyü 'önder' ve 'lider' ilan edeceksiniz. Bu, öncelikle kamuoyu vicdanı için kabul edilemez, provokatif, ajitatif bir yaklaşımdır. Biz buna siyaset diyemeyiz. Bunun adı 'siyaset yapmak' değildir. Bu olsa olsa terörün temsilciliğini ve sözcülüğünü yapmaktır” diye konuştu.

Ünal, bu tip ifadeleri, TBMM çatısı altında siyaset ve milletvekilliği yapan bir kişinin kullanmış olmasını da kınadıklarını ifade etti.

Abdullah Öcalan'ın, Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından suçlu bulunduğuna ve idama mahkum edildiğine dikkati çeken Ünal, “Suçu sabit bir katili önder ve lider ilan etmek bu millete, bu ülkeye, bu devlete hakarettir” dedi.

“SAVCILARI GÖRÜRSENİZ BANA DA HABER VERİN”
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de “Burada söylenecek olan tek şey şu; BDP'nin Öcalan'ı nasıl gördüğünü zaten biliyoruz biz. Başbakan Öcalan'a 'sayın' demeseydi mahkeme bu kararı verir miydi? Sorun burada. Demek ki Başbakan'ın her söylediğinden yüksek yargı da bir hikmet buluyor” diye konuştu.

CHP'li İnce, hukuki bir süreç başlatılıp başlatılmayacağına ilişkin soru üzerine de “Nerede Cumhuriyet savcıları, görürseniz bana da haber verin” ifadesini kullandı.

“MİLLETVEKİLLİĞİ SIFATI YAKIŞMIYOR”
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ise Yargıtay'ın kararını eleştirdi.

Öcalan'ın asıl Kürt kökenli insanların katili olduğunu, asıl katliamı, Doğu ve Güneydoğu'da yaşayanlara yaptığını ifade eden Vural, “Bu katliamları yapanlar, burada yaşayan insanların temsilcisi olamaz. Öcalan bir katildir” dedi.

“Maalesef Türkiye'de Öcalan'ı muhatap alırsanız, İmralı'ya devlet yetkililerini gönderirseniz, sonuçta bu kişiyi sanki Kürtlerin temsilcisi gibi gösterirler” diyen Vural, şöyle devam etti:

“Utanç vericidir. Böyle bir katilin temsilci olarak görülmesi de Doğu ve Güneydoğu'da yaşayan insanlar için zuldür. Bir terör örgütü liderini bu şekilde öven birisine de milletvekili sıfatı yakışmamaktadır. Gazi Meclis'in çatısı altında 'milletin vekiliyim' diyeceksin, bu milletin insanlarına kurşun sıkanları, silahı ve terörü araç olarak kullananları meşru edeceksin. Demokraside bunun yeri yoktur. Bu, TBMM'de milletin vekili değil, teröristin vekili demektir. Terörle milletvekilliği bağdaşmaz. Bu ifadelerin hiçbirisi de demokrasi içerisinde meşru görülecek bir ifade değildir. Bunun ne siyasi ne hukuki meşruiyeti vardır. Silahın, katliamın olduğu yerde meşruiyet olamaz. Gayrimeşrudur, hukuk dışıdır. İnsanları öldüren bir örgütü savunmak, milletvekilliği ile bağdaşmaz.”

“Bütün bunlar yapılıyor, ediliyor, ama Türkiye Cumhuriyeti'nde savcılar acaba ne yapıyor? Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ne yapıyor? Eğer terör örgütü övülüyorsa, biz terör örgütünün temsilcisiyiz diye çıkılıyorsa, o zaman Türkiye'de hukukun üstünlüğünü kim savunacak?” sorularını yönelten Vural, terör örgütünün demokrasiyi rehin almasına izin verilmemesi gerektiğini bildirdi.

Vural, terörle topyekun bir mücadele edilecekse, hukukun da bu mücadelenin içinde yer alması gerektiğini dile getirerek, “Hükümetin tereddütü olabilir ama Türkiye'de hukuku da çalıştırmak devletin görevidir” dedi. (aa)

Buldan: Biz Öcalan'ı katil olarak değil, lider, önder olarak gördük