BDP'liler siyasetçi olmaktan çıktı

BDP'liler siyasetçi olmaktan çıktı
BDP'liler siyasetçi olmaktan çıktı

Uludere katliamıyla ilgili soruşturmanın devam ettiğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, bu konuda beklenen özrün olmayacağının da mesajını verdi.

Başbakan Erdoğan, BDP'yi artık müzakere edilecek bir parti olarak görmediğini söyledi. Parti kapatmaya karşı olduğunu belirten Erdoğan, "Suçu kişiler çekmeli" diyerek vekilliğin düşürülmesine yeşil ışık yaktı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , PKK’nın Şemdinli-Çukurca güzergahında 400 km’yi kontrol ettiği yönündeki iddianın ‘yalan’ olduğunu belirtirken, BDP’nin de artık müzakere edilecek bir siyasi yapı olmadığını söyledi. Erdoğan, CHP ’li Hüseyin Aygün’ün kaçırılma olayı konusunda da ‘şüpheleri’ olduğunu ifade etti. 


Domuzdan yana mısın? 
Başbakan Erdoğan, dün Kanaltürk’te katıldığı canlı yayında gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulunarak, soruları yanıtladı. BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Şemdinli’de 400 kilometrelik alanın PKK’nın kontrolü altında olduğu yönündeki açıklamasına tepki gösteren Erdoğan, “Bu tespit bu ifade çok çok büyük bir yalan; yalanın ötesinde sen kimden yanasın teröristten veya terörden yana mısın yoksa terörü yok etmekten yanamasın. Anadolu’da bir laf var ya, ‘Domuzdan yana mısın, bizden yana mısın?” Erdoğan, terör konusunda, ‘terörle mücadele siyasi partiyle müzakere’ sözlerinin hatırlatılması üzerine de “Bunlarla neyin müzakeresini edeceğiz. Bir kere parlamenter sisteme inanmış bir parti olacak onunla müzakere edilir” yanıtını verdi.
BDP’nin PKK’ya yönelik tutumunu sert bir dille eleştiren ve “Bu siyasi parti ipleri tamamen terörün, terör örgütünün elinde” diyen Erdoğan, “Siyaset yapacaksan demokraside taviz vermeden siyaset yapacaksın; derdin siyaset değilse, terör örgütünün verdiği destekle parlamentoda yer tutmaksa bir yere kadar yaparsın sonra geldiğin gibi gidersin. Kaldı ki buna yönelik olarak da çok daha sağlıklı seçimlerin yapılması yönünde şüphesiz ki adımlar da atılacaktır” diye konuştu. 


Dokunmaya yeşil ışık
Erdoğan, BDP’li bazı milletvekillerinin PKK’la kucaklaşma görüntüsünden sonra MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ’nin, ‘teröre destek verenlerin milletvekillerinin düşürülmesi’ yönündeki anayasa değişikliği önerisinin hatırlatılması üzerine, öneriye sıcak baktığı yönünde mesajlar verdi: “Bunlar şimdi siyasetçi olmaktan çıktı. Teröristi kucaklayana ben nasıl siyasetçi diyebilirim, onlara siyasetçi gözüyle bakamam ki. Durum böyle bir noktaya gelmiş. O günkü 9 milletvekilinin gösterdiği tablo yenililir yutulur bir tablo değil. Böyle bir milletvekili tanımıyoruz. Ama şiddetle, tacizle parlamentoya gönderdiği için kabullenmek zorunda kalıyoruz. Yoksa bunlar milletimizin gönderdiği vekillerdir diye bakamam. Biz Ak Parti olarak parti kapatılmasına karşıyız. Suçlu kimse cezasını o ödesin. Bu başkan olabilir, parti üyesi olabilir. Biz bu konuların hepsini görüşmeye hazırız. Meclis’te 738 tane dosya var. Bunların içinde teröre yardım edenler var, seçim zamanı süreyi aşanlar var. Bunların değerlendirilmesinin yapılması lazım.”

 

MİT yine talimat verebilirim 
Başbakan, başka bir soru üzerine, MİT Müsteşarını İmralı’ya, Oslo’ya gidip görüşmelerde bulunması talimatını kendisinin verdiğini yinelerken, gerek görmesi halinde aynı tutumu takınacağını vurguladı.
Çiçek iyi niyetli ama...
Erdoğan, 11 maddelik ‘Milli Mutabakat Metni’ yayımlayan TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in ‘iyi niyetli’ hareket ettiğini ancak, tespitlerine ve izlediği yönteme katılmadığını vurguladı. Erdoğan, Çiçek’in parlamentodaki siyasi partilerin grup başkanvekilleriyle bir araya gelip bu tür bir girişimi başlatması gerektiğine işaret ederken, güvenlik güçlerine ve şehit yakınlarına destek olunması yönündeki tespitlerini ise eleştirdi ve ekledi: “Askerimiz bir şey talep edecek vermeyeceğiz bunu kimse iddia edemez. Bir şehit yakınlarımızı hiçbir zaman ihmal etmedik.”
Başbakan Erdoğan tüm konuşması boyunca yazılı ve görsel basına da, ‘terörün propagandası’nın yapılmaması yönünde tutum sergilemeleri çağrısı yaparken, “Terör olaylarını hiç görmeyin” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu zabıta mısın
Yeni anayasa konusunda masadan kalmayacaklarını yineleyen Erdoğan, “Ama illa 4 parti burada dayanışma içerisinde olacak diye bir kaide de yok” dedi. Suriye konusunu da değerlendiren Erdoğan, “Bana göre Esad siyasi ömrünü tamamlamıştır” ifadesini kullandı. Esad’ı ‘siyasi meftaya’ benzeten Erdoğan, tampon bölge konusunda da, “Tampon bölge ile uçuşa yasak bölge aslında birbirine bağlı. Bunları ayrı değerlendiremeyiz” diye konuştu. Başbakan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘yazlıkta beraberdiler’ sözlerine de “Ben o sırada yazlıkta değildim. Sadece ziyaret ettim. Kılıçdaroğlu’nun da iftira atmaması lazım. Akşam başka sabah başka olmaz. Kamplar konusunda da kararı biz veririz. Kılıçdaroğlu ziyaret etmek istiyorsa, talebini yapar, biz de değerlendiririz. Zabıta mısın sen ya. Oradaki insanların can güvenliği bizden sorulur” şeklinde yanıt verdi.


Hüseyin Aygün kaçırıldı mı şüpheliyim
Başbakan Erdoğan, CHP milletvekili Hüseyin Aygün’ün kaçırıldığı olaya da ‘şüphe’yle baktığını ifade ederek bu konuda şunları söyledi: “Acaba burada bir kaçırma eylemi var mı? Bana gelen birçok mesajlarda, samimi söylüyorum, ‘her halde bu iş kısa sürede bitecek bir iştir’ deniliyordu, nitekim de öyle oldu. 2 günde geri döndü. 6 saat yürümüş dağa çıkartılmış bunlar da doğrulanması gereken bilgiler. Milletvekili ifadelerinde, kendisini kaçıranlara ‘terörist’ diyemiyor ‘arkadaşlar’ diyor bunlar da çok manidar. Bu konuda yaptığım anketlere göre vatandaşlar da inanmıyor kaçırıldığına.” 

Evlatlarına ihanet ediyorlar

Başbakan, ''4+4+4 sistemiyle 66 aylık çocukların okula kaydında rapor tartışmaları''nın hatırlatılması üzerine ise Erdoğan, bu işe karşı bir kampanya olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: ''Bu 66 ay meselesinde gidip rapor alanları ben evlatlarına ihanetle vasıflandırıyorum. Niye- 'Benim evladım geri zekalıdır' diyor. Yani iki ay mı senin evladını iyi noktaya getirecek- Ne demek ya- Ben de babayım. Biz de çocuklarımızı yaşları daha gelmeden okula başlattık. Hatta okul öncesi eğitim de aldıkları için, mesela benim bir çocuğum birinci değil ikinci sınıftan başladı. Şimdi burada da bırakalım çocuklarımızı şöyle rahatlıkla gitsin, okula başlasın. Niye bundan dolayı güceniyoruz- Biz bu 66 ayı söylerken rastgele atmadık ki. Bunun da biz incelemesini yaptırdık. Dünyadaki uygulamalar önümüzde. Bizim kendi ailelerimizde yaşadıklarımız elimizde. Biz istiyoruz ki bir an önce yavrularımız okullarına başlasınlar, bir an önce de hayata girsinler. Mesela bizim şimdi okul öncesi eğitimi kaldırdığımız söyleniyor. Biz okul öncesi eğitimi kaldırmadık, nereden çıktı bu- Öyle bir şey yok.''