BDP'lilerden açlık grevi açıklaması

BDP'lilerden açlık grevi açıklaması
BDP'lilerden açlık grevi açıklaması
Açlık grevlerinin sona ermesinin ardından BDP'li milletvekilleri konuyla ilgili açıklama yaptı

Açlık grevlerinin son erdirilmesinin ardından BDP ’li milletvekilleri Gülten Kışanak, Aysel Tuğluk ve Sırrı Süreyya Önder bir basın toplantısı düzenlediler.

BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, “BDP ve DTK'nın ortaklaşa yaptığı açlık grevini bugün itibariyle sonlandırma kararı aldık” dedi.

Kışanak, Belediye Konukevi'nde açlık grevine giren BDP ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) üyeleriyle düzenlediği basın toplantısında, açlık grevlerinin 68'incı gününde verilen kararın herkesin rahat bir nefes almasına vesile olduğunu söyledi.

Kendilerinin de açlık grevlerinin 60'ıncı gününde olası ölümlerin önüne geçmek ve eylemcilerin taleplerini sahiplendiklerini göstermek amacıyla açlık grevine başladıklarını ifade eden Kışanak, “BDP ve DTK'nın ortaklaşa yaptığı açlık grevini bugün itibariyle sonlandırma kararı aldık. Yaşanan süreç gözönüne alındığında açlık grevi amacına ulaşmıştır. Bu 68'incı gün Türkiye 'nin siyasal tarihinde önemli bir tarihsel süreç olarak yerini aldı” diye konuştu.

Kışanak, bu sürecin olumsuz bir gelişme yaşanmadan sonuçlanması için katkı veren herkese teşekkür ettiğini dile getirerek, şöyle konuştu:

“İmralı'dan çok önemli bir açıklama geldi. İnsan yaşamına ne kadar büyük bir önem verdiğini ortaya koydu. Bu takdir edilecek çabaların herhangi bir insanın yaşamına zarar gelmeden sonuçlanması için kendisi de büyük bir çağrı yaparak, bu eylemin sonuçlanmasında en önemli rolü ve katkıyı sundu. Biz bu rolün çok önemli olduğunu, tüm Türkiye'ye nefes aldıran bir çağrı olduğunu ifade etmek istiyoruz.”

“BİZ İNATLA VE ISRARLA BİRLİKTE YAŞAMI SAVUNUYORUZ”
Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk ise açlık grevlerinin bugün sonlandırıldığını belirterek, şöyle konuştu:

“Türkiye, tarihi bir kararla yüz yüzedir. Ya bu sorunu demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözecek ya da gerçekten ciddi bir kırılmayı yaşayacağız. Duygusal kopuşu defalarca dile getirdik, duygusal kopuş giderek siyasal kopuşa dönüşecek. Bunun hiç kimseye yararı yoktur. Biz inatla ve ısrarla birlikte yaşamı savunuyoruz. Sorunlarımızı konuşarak çözmekten yana irademizi ortaya koyuyoruz. Artık hiç kimse Türk ve Kürt gençlerinin kanı üzerinden siyaset yapmamalıdır, ölüm üzerinden siyaset yapılmamalıdır.”


BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de, bu süreçte kendilerine destek verenlere teşekkür etti. Önder konuşmasında şunları söyledi:

68 gün süren bu direniş eyleminde, kulaklarımızda sürekli 12 Eylül ve hayata dönüş operasyonunun mimarlarının sesi çınladı. Kenan Evren ne diyor idiyse, hikmet Sami Türk ne diyor idiyse bu görkemli direniş karşısında devletin çıkardığı seste bu tür homurtulardan ibarettir. İnsani tek bir tını göremedik. Ruhunu bu karanlığa kiralamış bir çok kalem de bilim insanı da iştirak etti ne yazık ki.

Bugün Türkiye’de olan Tahrir’in bizzat kendisidir fakat Tahrir cezaevidir. Kürt halkının evlatları cezaevlerini Tahrir’e döndürmüşlerdir. Niye böyle olmuştur? Bunu görmek için son bir hafta Diyarbakır sokaklarında sadece beş dakika gezmek yeterlidir.

Ancak bir işgal hukuku ancak işgalci bir kuvvet bir kentin ana caddelerine tankları, her sokak çıkışının başına dizmek suretiyle önlem alabilir. Bir devlet kendi halkına karşı böyle önlem alamaz.