BDP'lilerden KCK ziyareti

BDP'lilerden KCK ziyareti
BDP'lilerden KCK ziyareti
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk ve Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk, Kocaeli'nin Kandıra İlçesi'nde F Tipi Cezaevi'nde aralarında kadın gazeteci ve avukatların da bulunduğu KCK tutuklularını ziyaret etti

Ergün AYAZ- Orhan UZUN

KANDIRA - Kandıra 1 ve 2 Nolu F Tipi Cezaevi’ne gelen milletvekilleri, 3 saat süreyle KCK tutuklularını ziyaret etti. Cezaevi çıkışında açıklama yapan Ahmet Türk, hükümetin Kürtleri susturma ve sindirmeye yönelik psikolojik bir savaşı başlattığını ileri sürdü. Ahmet Türk, şunları söyledi:

" Ak Parti Kürtleri demokrasi, özgürlük mücadelesinden koparmak için anti demokratik uygulamaları Türkiye gündemine getirdi. Biz tabi ki daha önceki yaşadığımız bu süreçlerin bir yerde biteceği inancıyla demokrasi mücadelesini, kardeşleşmeyi ve kucaklaşmayı esas alan bir siyasetin ortaya çıkacağını hep umut ettik. Ama bu sürece baktığımızda bugünkü Kürtlerle ilgili, demokrasi ile ilgili vicdan sahibi insanlara karşı yürütülen siyasetin, 93 ve 95’lerde nasıl sürdürülmüşse bugün de o şekilde sürdürüldüğünü görüyorum. Bugün cezaevindeyiz ve gerçekten halkın vicdanı olan gazeteci arkadaşlarımız, hukukçu, belediye başkanlarımız, il genel meclisi üyelerimiz ve partimizin her kademesinden arkadaşlarımız fikir ve düşüncelerini ortaya koydukları için cezaevindeler. Bizler de bu arkadaşlarımızı ziyaret edip geçmiş olsun diyerek yanlarında olduğumuzu ifade etmek için buradayız."
Kürtlerin 90 yıldır inkar edildiğini ileri süren Ahmet Türk, "İnkar ettiğiniz Kürtler özgürlüklerinden vazgeçmedi ve vazgeçmeyecektedir. Biz mücadelemizi sürdüreceğiz bunun bedeli ne olursa olsun diyoruz. Eğer bedeli bugün cezaevinde yatmaksa da buna hazırız, ölümse de buna hazırız. Ama demokrasiden, insan haklarından, hukuktan vazgeçmeyiz" dedi.


Herkesin oturup tartışıp yarınlar için, çocukların geleceği için ortak bir irade ortaya koyması gerektiğini belirten Ahmet Türk, "İçerde geniş bir arkadaş gurubuyla görüştük. Mesajları şudur. ’Demokrasi mücadelesi için buradayız. Demokrasi gerçekleşmesi için de bedel ödüyoruz ve bedel ödemeye de hazır olacağız. Bizim amacımız herkesin özgür olduğu, herkesin sorunları özgürce tartışabileceği demokratik bir geleceği oluşturmaktır.’ şeklinde mesaj verdiler" diye konuştu.

AYSEL TUĞLUK: MORALLİ GÖRDÜK
Aysel Tuğluk da içerde görüştükleri tutulu arkadaşlarını oldukça moralli gördüklerini belirterek, "Aslında kendilerinin bir hukuki süreç işletilerek burada olmadıklarını, bir siyasi operasyonla karşı karşıya olduklarını ve bir rehine olduklarını ifade ediyorlar" dedi.

Tutuklamaların demokrasi açısından bir yara olduğu görüşünü savunan Tuğluk, şunları söyledi:

"Bu arkadaşlarımızın ellerinde bir çakı bile yoktur. Sırf düşüncelerinden, duruşlarından, Kürt olmalarından, onur ve özgürlük mücadelesi vermekte olduklarından burada bulunuyorlar. Hiçbir şekilde çözüme hizmet etmiyor. Bir ülkede hukuk ve adalet bu kadar siyasallaşmışsa gerçekten o ülkenin durumu vahimdir. Kimsenin adalete inancı kalmamışsa oradan barış ve kardeşliği çıkarmak mümkün değildir. Umut ediyorum ki hepimizin çabası da budur. İçerdeki arkadaşlarımızın da mesajı da budur. Biran önce gerçekten kardeşleşmeyi, barışa giden yolun çözüm sürecinin biran önce başlamasıdır. Eğer böyle olursa kalırız cezaevinde yeter ki ölüm ve acılar yaşanmasın diyorlar. Umut ediyoruz ki siyasal iktidar bu yanlış yoldan vazgeçip birlikte kardeşçe yaşamanın siyasetini izler ve bunun bir siyasal programını sunarlar ve tek çözüm budur."

SAKIK: BURADA DEMOKRASİ İSTEYENLER KALIYOR
Cezaevlerinde özgürlük ve demokrasi isteyenlerin kaldığı görüşünü savunan Sırrı Sakık da "Şu iki cezaevine bakınca önümüzde de üçüncü bir cezaevi var. Türkiye’nin yapısını özetleyen bir tablo. Burada muhalifler kalıyor, özgürlük isteyenler ve demokrasi isteyenler kalıyor" dedi.

Türklerle Kürtlerin ortak vatanı birlikte inşa ettiklerini söyleyen Sakık, "Bize düşen tek görev ya cezaevlerinde tutukluyuz yada tutuklu arkadaşlarımızı ziyaret ediyoruz. Ülke bunlardan ders almalıdır bu çözüm değil çözümsüzlüktür. Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar siyasetçiler bunu denediler. Bu yol çıkmaz yoldur. Bu yol nasıl aşılır herkesin hukukunun önümüzdeki dönem eğer yeni bir anayasa yeni bir toplumsal sözleşmeden bahsediyorsak Kürtlerin ve diğer haklarında anayasada yer alması ve bu cezaevlerini ortadan kaldırarak çözülür. Bu kaderimiz olmamalıdır" diye konuştu.(dha)