'BDP'nin görevi ne diyenlere cevabımız var!'

'BDP'nin görevi ne diyenlere cevabımız var!'
'BDP'nin görevi ne diyenlere cevabımız var!'
BDP Olağanüstü kongresini yapmak için Ankara Balgat'taki Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu'nu seçmiş fakat hiç de iyi yapmamıştı...
Haber: EZGİ BAŞARAN / Arşivi

BDP Olağanüstü kongresini yapmak için Ankara Balgat’taki Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’nu seçmiş fakat hiç de iyi yapmamıştı. Çünkü salonun kapasitesi çağrılan ve yurdun çeşitli yerlerinden gelen kimseler için fazlasıyla küçüktü. Dolayısıyla Milli Kütüphane’nin önünden salonun önüne kadar sıralanan yüzü aşkın otobüsle gelenlerin büyük bölümü dışarıda kaldı. Bir tür alternatif kongre-piknik karışımı etkinlik salonun bahçesinde cereyan etti.

Kongrede ilk konuşmayı Gültan Kışanak yaptı. Konuşmasının bence iki önemli noktası vardı: İlki Abdullah Öcalan’ın Kürt sorununun çözümünde oynayacağı rolü Türkiye halkına net biçimde anlatmanın gerekliliğine yaptığı vurgu. Şöyle dedi Kışanak: “Öcalan Kürt halkının lideridir, Türkiye için de bir şanstır. Artık bu realitenin Türk kamuoyunda da kabul edilir hale geldiğini görüyoruz. Fakat Öcalan’ın rolü bu tartışmaları sürdürenlerin zannettiğinden farklıdır. Öcalan’ın görüşleri ve projesi sadece Kürtler için değil, Türkler için de fırsatlar içerir. Onun özerk Kürdistan projesinde kesinlikle birlikte yaşama iradesi vardır. Ortak vatanda eşit hukuk çerçevesinde birlikte yaşayacağız. Ve eğer Türkiye ortak vatan olacaksa, Kürdistan gerçeği de kabul edilmelidir. Öcalan birleştirici rolü vardır. Kürt sorununu çatışma zemininden çıkaracak kişi odur.”

Kışanak’ın vurguladığı ikinci önemli husus “Kürtlere uygulanan tekçi zihniyet Türklere de Ermenilere de Alevilere de uygulanıyor” şeklindeydi. Ve Kürt kadınlarına ‘Gelin gerilla cenazesinde de asker cenazesinde de yan yana duralım, artık ölüm istemiyoruz diyelim” çağrısıydı.

Kışanak’ın ardından kürsüye çıkan Selahattin Demirtaş Kürt ve sol siyasi aktörlerine selam göndererek başladı konuşmasına: “Denizleri, Mahirleri, Yusufları, İnanları unutmayız. İbrahim Kaypakkaya’yı, Ömer Ayna’yı, Orhan Doğan’ı unutmayız. Biz Hrant Dink’i unutmayız. Kürt sorununu anlamak isteyenler bizim bu renklerimizi de anlamalılar. Dört tarafı hüzünle çevrili yara parçasına Kürdistan deniyor. Bunu da anlamalılar.’Hem Kışanak’ın hem de Demirtaş’ın konuşmasının ortak bir alt metni vardı bana kalırsa. O da çözüm sürecinde BDP’nin rolünü vurgulamak. Daha doğrusu ‘BDP’nin ne rolü olabilir, onları kim dinler’ diyenlere cevap vermek. Demirtaş şöyle açıkladı: “Bu sorunun çözümünde çeşitli muhataplar var. KCK, Öcalan ve BDP. Hepsine ayrı ayrı görevler düşüyor. Müzakere süreci ancak bu muhatapların koordineli biçimde çalışmasıyla başarıya ulaşır. BDP’nin görevi nedir diyenlere net bir cevabımız var: BDP’nin görevi barışı örgütlemektir.”