BDP'nin HDP'ye katılmasına HDP içinden itiraz

BDP'nin HDP'ye katılmasına HDP içinden itiraz
BDP'nin HDP'ye katılmasına HDP içinden itiraz
BDP'nin HDP'ye katılarak iki partinin tek çatı altında toplanmasına HDP içinde yer alan EMEP'ten itiraz geldi. Konuyla ilgili açıklamada, 'HDP kapsayıcı özgünlüğünü korumalı' denildi.

Radikal.com.tr - 30 Mart yerel seçimlerinde yüzde 2 civarında oyla beklentilerinin altında kalan HDP'de bundan sonraki sürece ilişkin değerlendirmeler gelmeye devam ediyor. Son olarak parti içindeki büyük bileşenler arasında yer alan Emek Partisi (EMEP) Genel Yönetim Kurulu adına bir açıklama ile seçim çalışmasına ilişkin görüşlerini  açıkladı ve BDP 'nin HDP'ye katılması konusunda itirazını dile getirdi.
30 Mart yerel seçimlerinin 'ülke tarihinin en şaibeli seçimi' olduğunu ve halkın ‘kırk katır mı, kırk satır mı’ dayatmasıyla tercih yapmak zorunda bırakıldığını savunan açıklamada, "Bu ortamda AKP ’nin, oylarını belirli bir seviyede tutma başarısı gösterse de 2011 seçimlerine göre yaklaşık 6 puanlık bir oy kaybettiği gerçeği görmezden gelinemez" dendi.
CHP ’nin "seçimin gerçek mağlubu olduğu, girdiği ittifak ve yönelimlerin halk tarafından kabul görmediği" belirtilen açıklamada, “AKP’yi zayıflatma adına çeşitli şekillerde utangaçça CHP’yi destekleyen kimi sol, sosyalist cenahtaki partiler ve çevreler ise gerçekte kendilerini siyaset dışı bırakan bir zeminde hareket etmişlerdir. BDP ise bölgedeki gücünü, aldığı yeni belediyelerle daha da artırmış, seçimden başarıyla çıkmıştır” denildi.  

"HDP GEZİ'Yİ KUCAKLAYAMADI"

HDP'nin Gezi eylemcileri başta olmak üzere daha geniş kesimleri kucaklayamadığı savunulan Emek Partisi açıklamasında bu durumun gerekçesi olarak, "aday belirleme sürecinde yaşanan sıkıntılar, seçim çalışmalarının oy tabanını oluşturan çevrede yoğunlaşması, propagandanın yığınların talep ve beklentileriyle örtüşmesi noktasında yaşanan eksiklikler, çok bileşenli olmanın beraberinde getirdiği 'uyum sorunu', yeni güçlerle buluşma ve birleşmede gerekli esnekliğin gösterilememesi gibi hususlar" dile getirildi.

Altan Tan: Müslümanların önemli bir kısmı vicdanlarını cüzdanlarına sattı

EMEP açıklamasında HDK-HDP’nin geleceğine dair ise şu değerlendirmelerde bulunuldu: 

“HDK- HDP siyasi krizin derinleştiği bu süreçte gerçek halk muhalefetini oluşturma potansiyeli taşıyan siyasi odak durumundadır. Partimiz, HDP’nin cumhurbaşkanı seçimine emek ve demokrasi güçlerinin daha geniş birliğini sağlayacak ortak bir aday etrafında gitmesini savunmaktadır. Ne var ki HDP, cumhurbaşkanı seçimi öncesi siyasal gelişmelerin ortaya çıkardığı bu misyonu karşılamak üzere yeni güçlerle birleşmek için çaba göstermekten çok, dikkatini BDP’nin HDP’ye katılarak HDP’yi bir “kitle partisi olarak yeniden biçimlendirmek” üzerine yoğunlaştırdığı bir sürecin içine girmiştir. Partimiz bunun doğru olmadığını bir kez daha vurgulamaktadır. Bu yönde bir girişim HDP’yi niyetten bağımsız olarak demokrasi güçlerinin güç birliği zemini olmaktan çıkarıp klasik bir parti formuna sokma; yeni güçlerle birleşme ihtiyacına yanıt vermek bir yana daha da darlaşma tehlikesiyle karşı karşıya bırakacaktır.
Kurulduğu andan beri demokrasi güçlerinin birliğine büyük önem veren partimiz her zaman demokrasi güçlerinin birliği sorununa ortak bir partide bir araya gelmek yerine güç birliği ve ittifak zeminlerinde çözüm bulmaya çalışmıştır. 2011 seçimlerinde sağlanan Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’nun temeli üzerinde yükselen HDK-HDP bu ihtiyaca bir yanıt olmuştur. Bu yüzden partimiz gündeme geldiği andan itibaren HDK-HDP çalışmasına büyük değer vermiş, örgütlenme çalışmalarına ve mücadele sürecine bütün gücüyle katılmıştır.
HDK’de bir araya gelen ve emek, barış, demokrasi talepleri için ortak mücadele yürüten güçlerin, mevcut Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasası nedeniyle kurdukları bir parti olması HDP’nin alamet-i farikasıdır. Nitekim bu özgünlük birbirinden farklı siyasi parti, örgüt ve çevrelerin, aydın ve sanatçıların, kadın çevrelerinin, inanç ve kimlik gruplarının, LGBTİ bireylerin ve diğer demokrasi güçlerinin HDK-HDP zemininde bir araya gelmesinde birleştirici harcı oluşturmuştur. Partimiz bu özgünlüğe yaslanarak daha geniş güçleri birleştirme yolunda yürümekten yanadır. Bunun için de HDP’nin bu özgünlüğünü belirsizleştirmemesi için gerekli duyarlılığı gösterecek, demokrasi güçlerinin birliği sorununda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecektir.”