'Ben birçok şeyi militanca yaptım'

'Ben birçok şeyi militanca yaptım'
'Ben birçok şeyi militanca yaptım'
CHP Grup Başkanvekili Tarhan: "Ben birçok şeyi militanca yaptım. Onun bir parçası hissederek kendimi ve o davanın uğruna, feda geleneğine inanarak yaptım"

CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, birçok şeyi, “Militanca” yaptığını belirterek, “Onun bir parçası hissederek kendimi ve o davanın uğruna, feda geleneğine inanarak yaptım. Annelik de militanlıkla yapılabilir, Atatürkçülük de militanlıkla yapılabilir ve bir yargı bağımsızlığı savaşı da cumhuriyet savaşı da militanlıkla yapılabilir. Buna gerçekten inanıyorum” dedi.

Tarhan, CHP Çankaya İlçe Örgütü'nce düzenlenen, “Bir vekil bir fikir” konulu söyleyişe konuşmacı olarak katıldı.
Acemi bir siyasetçi olduğunu belirten ve bunu söylediğinde ise kendisine kızdıklarını dile getiren Tarhan, acemiliği kaybetmemek gerektiğini, her defasında aynı heyecanı duyduğunu söyledi.

En güncel konunun 1. Meclis önünde gerçekleştirilen 29 Ekim kutlamaları olduğuna değinen Tarhan, arkasında emek ve disiplin olmayan hiçbir şeyin başarıya ulaşamayacağını ifade etti.

Geçmiş dönemlerde “Yargı bağımsızlığının militanıyım” dediğini anımsatan Tarhan, şöyle konuştu:

“Evet, ben anneliği de militanca yaptım. Ben birçok şeyi militanca yaptım. Onun bir parçası hissederek kendimi ve o davanın uğruna, feda geleneğine inanarak yaptım. Annelik de militanlıkla yapılabilir, Atatürkçülük de militanlıkla yapılabilir ve bir yargı bağımsızlığı savaşı da cumhuriyet savaşı da militanlıkla yapılabilir. Buna gerçekten inanıyorum. O yüzden de bu 29 Ekim çalışmasının arkasında da gene böyle bir ruh olduğunu size söylemeliyim. Bunun çok değerli olduğunu düşünüyorum. O gün Anıtkabir'e 1 milyon 200 bin giriş yapılmıştır, sayaç bozulmadan önceki rakamdır bu. Bunun çok değerli olduğunu kabul etmeliyiz çünkü katışıksızdır. Sağdan soldan toplama değildi, zaten buna olanak da yoktu. Bunun değerli olması dışında, sürdürülebilir olması çok önemli. Bunun bir moral olması ancak gereğinden çok önem atfedilerek de yıpratılmaması gerek.”

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna değinen Tarhan, “ Bugün baktığımızda gördüğümüz tablo şu; kendisi dışında, kendisine oy verenler dışında her şeyi küçümseyen bir zihniyetle karşı karşıyayız. 'En çok oyu ben aldım' diyor. 'Ben ne dersem o olacak' diyor. 'Her şeye ben karar veririm' diyen bir adam var şu anda. Yani bir tek adam var aslında ve gününe göre değişiyor” ifadesini kullandı.

"DEVLET ONLAR İÇİN SUÇ ENSTRÜMANI"

Kendisini bir “aydınlanmacı” olarak tanımlayan Tarhan, yine kendisi için laikliğin salt bir slogan da olmadığını, bir yaşam biçimi olduğunu söyledi.

Aydınlanmacılar için bu dönemin zorlu bir dönem olduğunu savunan Tarhan, şunları kaydetti:
“Devlet onlar için bir suç enstrümanı. Sadece onun için kullanıyorlar devleti. Devleti bu anlayışla yönetiyorlar. Polis, ordu, yargı, meslek birlikleri, onlarla da yetinmiyorlar sanat kurumları...'Her şey ama her şey benim olsun' diyorlar. 'Ya benimsin diyor, ya Silivri'nin.' Bu boğucu havanın panzehirini bulmalıyız. Kendimize, halka güvenmeliyiz. İnanın, demokrasiyi ne yargı korur, ne ordu korur ne de başka bir güç onu sadece ve sadece halk korur. Yüreğinde demokrasiyi hissedenler korur.” (AA)