'Ben de BÇG'nin mağduruyum'

'Ben de BÇG'nin mağduruyum'
'Ben de BÇG'nin mağduruyum'
28 Şubat döneminin hükümet ortağı Tansu Çiller,' mağdur' sıfatıyla savcıya ifade verdi. Çiller, "Ben de BÇG'nin mağduruyum" dedi.
Haber: MESUT HASAN BENLİ / Arşivi

ANKARA - 28 Şubat döneminde Refahyol hükümetinin başbakan yardımcısı Tansu Çiller “mağdur” sıfatıyla soruşturmayı yürüten savcıya ifade verdi. İstanbul’dan tarifeli uçakla dün Ankara’ya gelen Çiller, yoğun güvenlik önlemleri altında saat 13.45 sıralarında Ankara Adliyesi’ne girdi. Adliyenin personel girişini kullanan Çiller’i kapıda, Başsavcı Vekili Murat Esen,“Hoşgeldiniz Sayın Başbakanım” diyerek karşıladı.
Çiller’in elbise seçiminde beyaz rengi tercih etmesi dikkati çekti. Çiller, daha sonra soruşturmayı sürdüren Savcı Mustafa Bilgili’ye avukatıyla birlikte yaklaşık 2.5 saat ifade verdi.
Soruşturmayı yürüten Savcı Bilgili, Çiller’e dosyada yer alan Batı Çalışma Gurubu’nun yapısına ilişkin belge ve şemaları gösterdi.

Emekliye sevk edelim
Çevik Bir’in bir numaralı sanık olarak yer aldığı şemanın gösterilmesi üzerine Çiller, “Dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener tarafından da benzer belgeler o dönemde bana getirilmişti. Elinizdeki belgeleri görünce kafam daha netleşti” diye konuştu. Çiller, ifadesinde 28 Şubat kararlarının alınmasının ardından dönemin Başbakanı Erbakan ile bir toplantı yaptığını anlatarak, Savcı Bilgili’ye şunları aktardı: “Ben sayın Erbakan’a dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı dahil komutanları emekliye sevk edelim diye önerdim. Ancak Erbakan ‘Bu kararları Cumhurbaşkanı imzalamaz’ diye karşı çıktı. Bunun üzerine ben de erken seçime gidelim önerisi yaptım. Erbakan bu öneriye de ‘Erken seçim kararını meclisten çıkarmamız zor’ yanıtını verdi.“

Amaç hükümeti yıkmaktı
Çiller, 28 Şubat kararları nedeniyle dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı ile görüştüğünü de aktararak, “Karadayı’ya bu kararların demokrasiye yakışmadığı, Türkiye ’nin batıdaki imajının zedelendiği uyarısında bulundum. Ancak Karadayı bu değerlendirmelerime katılmadı” dedi.
Tansu Çiller, milletvekili ikna odaları sayesinde 45 DYP milletvekilinin partisinden koparıldığını da anlatarak, “Tek bir amaç vardı beni ve partimi yıpratmak, hükümeti yıkmak. Refah Partisi Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldıktan sonra gözler Demirel’e çevrilmişti. 226 imzayı bulan partiye hükümeti kurma görevini vereceğini söylemişti. Biz 282 imzaya ulaştık, köşke çıktık. Ancak Demirel bize görevi vermedi. En uygun ismin Bülent Ecevit olduğu konuşuluyordu. Ecevit’e ‘siz hükümeti kurun milletvekillerimle size dışarıdan destekleyeceğim’ dedim. Ancak Ecevit yanaşmadı. Mesut Yılmaz bana geldi, asker dahil herkesin hükümeti DYP ve ANAP’ın kurmasını istediğini söyledi. Ben kabul etmedim” dedi.

Şikayetçi değilim
İfade işleminin ardından gazetecilere açıklama yapan Çiller, savcılığın daveti üzerine ifadeye geldiklerini hatırlatarak şunları söyledi: “Bugün bu davete icabet ettik. Gerçekten çok geniş kapsamlı bir soruşturma ve bir çalışma süreci tamamlanıyor. Bu süreç içerisinde üzüntüyle görülüyor ki, o dönemin hükümetinin özellikle DYP kanadı hedef seçilmiş. Birinci amaç olarak DYP’yi çökertmek için Batı Çalışma Grubu kapsamlı bir çalışma sürdürmüş. Partinin genel başkanını yıpratabilmek için her türlü haber ve her türlü imkanın kullanılması gerektiğini belirlemişler.” Tansu Çiller, kimseden şikayetçi olmadığını da sözlerine ekledi.


İkna odaları kuruldu
28 Şubat sürecini “darbe” olarak nitelendiren Çiller şöyle konuştu: “Sonuç itibariyle hükümet düşürüldü. Yine görülüyor ki bu dönemde her darbede olduğu gibi en fazla mağdur olan milletimiz olmuştur. Bu yakın tarih çok farklı yazılmış, millete farklı algılatılmış ve sonuçta bir dönem demokrasi dışı yöntemlerle ve milletin Meclis’e yolladığı aritmetik tahrip edilerek, milletvekili ikna odaları kurularak, milletvekili transferleriyle yeni hükümetler kurdurulmuş, bizim içinde bulunduğumuz hükümet düşürülmüştür. Bütün bunlardan önemli olan, milletin mağduriyetidir.”

Şerefsİz onbaşı açıklaması

Çiller’in eski başbakanlardan Mesut Yılmaz’ı hedef alarak “Bugüne kadar ara rejim oldu, atanmışlar oldu, ama hiçbir zaman seçilmiş bir siyasi partinin genel başkanı, onbaşı olma şerefsizliğini göstermedi” şeklinde yaptığı açıklama da gündeme geldi. Savcı, açıklamanın hangi amaçla yapıldığını sordu. Çiller, “şerefsiz onbaşı” ibaresi ile askerleri kastetmediğinin altını çizdi. Çiller’in ifadesinde, “Batı Çalışma Grubu’nun faaliyetlerinin asıl mağduru benim” dediği öğrenildi.


Hakkımda haberler yapıldı

O dönemde kendisi ve ailesi hakkında yıpratma amaçlı haberlerin BÇG tarafından yapıldığını da anlatan Çiller, “O dönemde ailem, eşim, ve çocuklarım hakkında çok sayıda haberler yapıldı. CIA ajanı olduğum, Yüce Divan’da yargılanacağım yönünde haberler yapılıyordu. Bunların hepsinin BÇG faaliyeti olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.